
ABD askerleri çekildi, Irak'ta yeni dönem başladı
30 Eylül'de son Amerikan birliklerinin Irak'tan ayrılmasıyla 23 yıllık askeri konuşlanma sona erdi. Ancak uzmanlar, ABD nüfuzunun devam edeceğini vurguluyor.
Bu haberi dinle — ABD askerleri çekildi, Irak'ta yeni dönem başladı
Anadolu Ajansı Stratejik Analiz Müdürü Dr. Bilgay Duman'ın kaleme aldığı analize göre, 30 Eylül 2026'da son Amerikan birliklerinin Irak'taki üslerden ayrılmasıyla ülkedeki ABD askeri konuşlanması tamamen sona erdi. 2003'teki işgalin ardından 23 yıl boyunca çeşitli biçimlerde süren bu varlığın fiilen bitmesi, Irak tarihinde önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Üç kırılma noktası
Analize göre 30 Eylül, önceki iki kritik eşikten farklı bir anlam taşıyor. 2021'de ABD'nin Irak'taki muharip rolü sona erdirilmiş ve görev eğitim, danışmanlık ile istihbarat paylaşımı ekseninde yeniden tanımlanmıştı. 2024'te ise DEAŞ'a Karşı Uluslararası Koalisyon misyonunun kademeli olarak bitirilmesi kararlaştırılmıştı. 2026'da ise ilk kez fiziki askeri konuşlanmanın kendisi ortadan kalktı. Kasım 2009'da 281 üs ve askeri tesise sahip olan ABD, zaman içinde kuvvetlerini Ayn el-Esad, Bağdat ve Erbil ekseninde yoğunlaştırmış; Ocak 2021 itibarıyla asker sayısını yaklaşık 2 bin 500'e indirmişti.
Çekilme kararının arka planı
Çekilme sürecini hızlandıran etkenler arasında DEAŞ'ın toprak hakimiyetinin sona ermesi ve Irak güvenlik güçlerinin kapasitesinin artması öne çıkıyor. Öte yandan 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze'deki çatışmaların bölgeye yayılmasıyla Irak ve Suriye'deki Amerikan üslerine yönelik saldırılar arttı; ABD'nin bu saldırılara Irak topraklarında verdiği karşılıklar ise Bağdat'ta egemenlik tartışmasını yeniden alevlendirdi. Bu gelişmeler üzerine Ocak 2024'te kurulan ABD-Irak Yüksek Askeri Komisyonu, sürecin ani bir çekilme değil kademeli bir geçiş şeklinde yürütülmesini karara bağladı.
ABD nüfuzu askeri varlığın ötesinde
Duman'ın analizine göre askerlerin çekilmesi, Washington'ın Irak denkleminden çıktığı anlamına gelmiyor. Irak'ın petrol gelirlerinin tutulduğu New York Federal Rezerv Bankası hesabı bu durumun en somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Petrol gelirlerinin Irak devlet bütçesinin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturduğu göz önüne alındığında, söz konusu finansal mekanizma Washington'a Bağdat üzerinde önemli bir etki alanı sağlamaya devam ediyor. Bunun yanı sıra ABD, Irak'ın çevresinde geniş bir üs, hava gücü ve lojistik altyapısını koruduğundan askeri erişim imkânı da sürmekte.
Analize göre Amerikan askerlerinin ülkeden çıkışı, Bağdat'ın egemenlik talebini önemli ölçüde karşılıyor; ancak egemenliğin yalnızca yabancı askerlerin çekilmesiyle tamamlanamayacağı da vurgulanıyor. Irak'ın önünde, güvenlik mimarisini yeniden kurma ve ekonomik bağımlılığını azaltma gibi yapısal meseleler durmaya devam ediyor.