
Husiler Babülmendep'i kontrol altına aldı, Suudi boru hattı kapandı
Husi güçleri Perim Adası'nı ele geçirerek Babülmendep Boğazı'nın kontrolünü sağladı; Suudi Arabistan İHA saldırıları gerekçesiyle Doğu-Batı boru hattını kapattı, 73 sivil yaralandı.
Bu haberi dinle — Husiler Babülmendep'i kontrol altına aldı, Suudi boru hattı kapandı
İran ile İsrail ve ABD arasındaki savaşın sürdüğü bölgede Husi güçleri, son birkaç gün içinde Yemen'in güney kıyısındaki Moha ve Dhubab'ı ele geçirmenin ardından Babülmendep Boğazı'nı ikiye bölen Perim (Meyyun) Adası'nı da kontrol altına aldı. Bu gelişmeyle birlikte Husiler hem Yemen'in Kızıldeniz kıyı şeridini hem de boğaza açılan giriş kapısını denetim altında tutmaya başladı.
Küresel enerji trafiğinde kritik geçit
Babülmendep Boğazı, küresel ticaretin yaklaşık yüzde on ikisinin, deniz yoluyla taşınan petrolün yüzde on birinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yüzde sekizinin geçiş güzergahını oluşturuyor. Katar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler, Güvenlik ve Savunma Öğretim Üyesi Dr. Ali Bakır'ın Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analize göre, Hürmüz Boğazı'nın savaş nedeniyle fiilen kapanmış olması bu gelişmeyi daha da kritik kılıyor. Suudi Arabistan, iki büyük deniz çıkışının aynı anda tehdit altına girmesiyle alternatif ihracat rotalarını yitirme riskiyle karşı karşıya kaldı.
Saha etkileri: Boru hattı kapandı, kentler alarm halinde
Husi saldırılarının sahadaki yansımaları hızla hissedilmeye başlandı. Suudi Arabistan, peş peşe gelen insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından Doğu-Batı boru hattını kapattı. Cizan, Abha ve Necran sürekli alarm durumuna geçirildi. Sivil ve ekonomik tesislere yönelik saldırılarda 73 sivil yaralandı. Kıyı şeridinin ve Perim Adası'nın Husi kontrolüne geçmesiyle birlikte topçu bataryaları, tanksavar füzeleri ve mayınlar gibi yakın mesafede etkili silahlar da denkleme dahil oldu.
İran'ın stratejik hesabı
Analize göre bu hamle İran açısından üç temel amaca hizmet ediyor. Birincisi, Tahran kendi ordusunu yeni bir cepheye sürmeksizin enerji akışı üzerinde ikinci bir koz elde ediyor; bu durum ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarının siyasi maliyetini yükseltiyor. İkincisi, Suudi Arabistan'ın bölgesel ağırlığı sarsılırken Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) içindeki mevcut çatlaklar derinleşiyor. Üçüncüsü, Mekke Savunma İttifakı'nın direnci sınanıyor; Suudi Arabistan güneyde Husiler, kuzeyde Iraklı milisler ve doğuda İran olmak üzere aynı anda üç cepheyle baş etmek zorunda kalıyor.
Dr. Bakır'ın analizine göre Husiler, füze, İHA ve güdümlü mühimmat kapasiteleri sayesinde kendi ölçeklerindeki konvansiyonel bir ordudan çok daha geniş bir operasyonel erişim elde etti. Bu durum onlara Suudi Arabistan'ın enerji tesislerini, güney kentlerini ve deniz trafiğini düşük maliyetle ve karşı tarafa neredeyse tepki süresi bırakmadan vurma imkânı tanıyor.