
İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dan bağımsızlık anlaşması
Üç bölgenin başbakanları, her ulusun kendi geleceğini 'kendi yöntemiyle ve kendi zamanında' belirleyeceğini taahhüt eden bir anlaşma imzaladı.
Bu haberi dinle — İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dan bağımsızlık anlaşması
İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın bölgesel başbakanları bir araya gelerek her bir ulusun kendi geleceğini "kendi yöntemiyle ve kendi zamanında" belirleyeceğini taahhüt eden ortak bir anlaşma imzaladı. Londra Queen Mary Üniversitesi Siyaset Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tim Bale, Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde bu gelişmenin siyasi arka planını ve pratik sınırlarını değerlendirdi.
Üç liderden farklı tonlar
İskoçya Bölgesel Başbakanı John Swinney, Birleşik Krallık'ın yeni hükümet başkanı Andy Burnham'ı "Birleşik Krallık'ın son başbakanı" olarak nitelendirerek en sert mesajı verdi. Kuzey İrlanda Bölgesel Başbakanı Michelle O'Neill ise nüfusu 5,4 milyon olan İrlanda Cumhuriyeti ile birleşme konusunda referanduma gitme haklarının bulunduğunu öne sürerek "Bize bu hakkın artık söz konusu olmadığını söyleyen hiçbir başbakanı kabul etmeyeceğiz" dedi. Galler Bölgesel Başbakanı Rhun ap Iorwerth ise çok daha temkinli bir tutum sergileyerek yalnızca Galler'in ihtiyaç duyduğu yetki, kaynak ve adil muamele üzerinde durdu; bağımsızlığa ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.
Kamuoyu desteği sınırlı
Ap Iorwerth'in ihtiyatlı tavrı, Galler'deki bağımsızlık desteğinin görece düşük olmasıyla örtüşüyor. Ağustos ayında yapılan son ankete göre, kararsızlar dışarıda tutulduğunda Gallerli seçmenlerin yalnızca üçte biri mevcut durumda Birleşik Krallık'tan ayrılma yönünde oy kullanacağını belirtiyor. İskoçya'da kamuoyu görüşü daha belirgin biçimde ayrılıktan yana olmakla birlikte, bu bahar gerçekleştirilen ankette Birleşik Krallık'ta kalmak isteyenlerin oranı yüzde 44, ayrılmak isteyenlerin oranı ise yüzde 56 olarak ölçüldü. Bu sonuçlar, 2014 referandumundaki tabloya neredeyse birebir benziyor.
Hukuki engel aşılamıyor
Bale'e göre bu girişimin pratik etkisi sınırlı kalacak. 2022'de Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi'nin verdiği kararla da teyit edildiği üzere, İskoçya'ya referandum izni verebilecek tek yasama organı İskoç Parlamentosu değil, Londra'daki 650 sandalyeli Birleşik Krallık Parlamentosu'dur. Kuzey İrlanda'da ise 1998 tarihli Belfast Anlaşması, sınırın her iki tarafında da çoğunluk desteği bulunduğu değerlendirildiğinde referandum yapılmasına olanak tanıyor; ancak şu an için böyle bir çoğunluk mevcut değil. Son ankete göre İrlanda Cumhuriyeti'ndeki seçmenlerin üçte ikisi birleşmeyi desteklerken, kuzeydeki seçmenlerin yalnızca üçte birinden biraz fazlası aynı görüşü paylaşıyor.
Analize göre üç bölge başbakanının bu buluşmadan iki hedefi vardı: destekçilerine bağımsızlık davasına bağlılıklarını sürdürdüklerini göstermek ve yeni İngiliz Başbakanı üzerinde baskı oluşturmak. Birinci hedef gerçekleşmiş olabilir; ancak ikincisinin kayda değer bir etki yaratması pek olası görünmüyor. Nitekim Downing Street sözcüsü de toplantının ardından konuya mesafeli bir yanıt verdi.