
Yemen'de meşru hükümet güçleri Muha ve Zubab'ı Husilerden geri aldı
Suudi Arabistan destekli koalisyon, Kızıldeniz kıyısındaki stratejik noktaları ele geçirirken Sana ve Saada'daki komuta tesislerini de hedef aldı.
Bu haberi dinle — Yemen'de meşru hükümet güçleri Muha ve Zubab'ı Husilerden geri aldı
Yemen'de Suudi Arabistan destekli meşru hükümet güçleri, son haftalarda başlattıkları kapsamlı taarruzla Kızıldeniz kıyısındaki Muha ve Zubab'ı Husilerden tamamen geri aldı. Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi (CLK) Başkanı Reşad el-Uleymi'ye bağlı nizami birlikler, savunma pozisyonundan çıkarak taarruza geçti ve Hayfan ile Tur el-Baha ekseninde ilerleme kaydederek Husi güçlerini geri püskürttü.
Koalisyon Sana ve Saada'yı hedef aldı
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, uzun süren operasyonel sessizliğini sonlandırarak Sana ve Saada'daki stratejik komuta-kontrol tesisleri ile telekomünikasyon altyapılarını hedef aldı. Koalisyonun yoğun hava desteği, kara birliklerinin hızlı ilerleyişinin önünü açtı. Analistler, Suudi Arabistan ve meşru hükümetin bu süreçte Husilere uzun süredir ilk kez ciddi kayıplar verdirdiğini vurguluyor.
Kızıldeniz'deki deniz baskısı kırıldı
Husilerin Kızıldeniz sahilinde Muha ekseninden Haniş Adaları, Meyyun Adası ve Zubab hattına doğru yayılma stratejisi, uluslararası deniz traşımacılığı üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyordu. Meşru hükümet güçlerinin bu noktaları geri almasıyla birlikte Husilerin küresel deniz trafiğini doğrudan tehdit etme kapasitesi önemli ölçüde daraldı. Hükümet birlikleri, kıyıdaki kazanımlarını Jabal Habashi gibi kritik yükseltileri elinde tutarak pekiştiriyor ve geçici başkent Aden'e uzanan ikmal yollarını güvence altında tutuyor.
Sivil kayıplar ve yerinden edilme krizi
Birleşmiş Milletler insani yardım kuruluşlarının verilerine göre, son dönemdeki askeri tırmanış yüz binlerce sivili etkileyen yeni bir yerinden edilme krizini de beraberinde getirdi. Çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerdeki sivil nüfus, güvenli alanlara sığınmak zorunda kalıyor.
Diplomatik dengelere yansıması bekleniyor
Sahada yaşanan bu köklü değişimin bölgesel diplomasiyi de doğrudan etkilemesi öngörülüyor. Meşru hükümetin stratejik kıyı şeritlerindeki hakimiyetini pekiştirmesi, Husilerin müzakere masasındaki konumunu zayıflatma potansiyeli taşıyor. Husiler bugüne kadar deniz erişimini bir diplomatik baskı aracı olarak kullanırken, bu koridorun daralması grubun elindeki en önemli kaldıraçlardan birini törpüleyebilir.