
Yenilenebilir enerji Türkiye'ye 10 yılda 21,5 milyar dolar tasarruf sağladı
Global Energy Monitor analistleri, Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisindeki büyümesinin 2015-2025 arasında fosil yakıt ithalatını 21,5 milyar dolar azalttığını açıkladı.
Bu haberi dinle — Yenilenebilir enerji Türkiye'ye 10 yılda 21,5 milyar dolar tasarruf sağladı
Global Energy Monitor (GEM) araştırmacıları Christine Shearer ve Zhanaiym Kozybay, COP31 ev sahipliğine hazırlanan Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında son on yılda kaydettiği dönüşümü ve bu dönüşümün enerji güvenliğine katkılarını değerlendirdi. Analistlere göre Türkiye, 2015-2025 yılları arasında rüzgar ve güneş enerjisindeki artış sayesinde 21,5 milyar dolarlık fosil yakıt ithalatından kurtuldu.
Kömür projelerinin neredeyse tamamı rafa kalktı
GEM verilerine göre Türkiye, 2014 yılında proje aşamasındaki 54,5 gigavatlık (GW) kömür kapasitesiyle dünyada Çin ve Hindistan'ın ardından üçüncü sırada yer alıyordu. O günden bu yana söz konusu projelerin tamamına yakını rafa kaldırıldı ya da iptal edildi. Günümüzde yalnızca Afşin-Elbistan santrali kapasite artışı ile Çanakkale'deki Cenal santralinin yeni ünitesi gibi birkaç kömür projesi gündemde kalmaya devam ediyor.
Aynı dönemde rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye'nin toplam kurulu gücündeki payı üçte bire ulaştı. Hükümet, bu iki kaynağın toplam kapasitesini 2035'e kadar üç katına çıkararak 120 GW seviyesine taşımayı hedefliyor.
Yerli kömürün verimsizliği dikkat çekiyor
Analistler, yerli kömürün enerji güvenliğine katkısını sınırlayan yapısal sorunlara da dikkat çekti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye'deki kömür rezervlerinin yüzde 93'ü düşük kalorili linyit ve asfaltitten oluşuyor. Enerji düşünce kuruluşu Ember'in analizine göre ise sık yaşanan arızalar nedeniyle Türkiye'nin 10,4 GW'lık yerli kömür kurulu gücünün yalnızca yarısı aktif biçimde elektrik üretebiliyor. Linyit ve asfaltit kullanan santraller, ithal kömür santrallerine kıyasla beş kat daha fazla arıza ve duruş süresi yaşıyor.
AB'nin karbon düzenlemesi baskıyı artırıyor
Analistler, Türkiye'nin kömürden çıkış sürecini hızlandıran dış dinamiklere de değindi. Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ocak ayında resmen yürürlüğe girdi; demir-çelik, alüminyum, çimento ve elektrik gibi ithal ürünlerin barındırdığı karbon emisyonlarına ek maliyet getiren bu düzenleme kapsamında 2026'nın ilk aylarında AB'ye ihracat yapan ülkeler arasında Türkiye ilk sıralarda yer aldı. Bu tablo, Türkiye'nin hem sanayi üretiminde hem de elektrik şebekesinde karbon yoğunluğunu düşürmesi için güçlü bir ekonomik motivasyon oluşturuyor.
Türkiye ayrıca yenilenebilir enerjiyle entegre batarya depolama yatırımlarında da dünya liderleri arasında gösteriliyor. COP31 ev sahipliği bağlamında Türkiye, 2035'e kadar küresel enerji talebinin yüzde 35'inin elektrikle karşılanması çağrısında bulunmuştu. Analistler, bu elektrifikasyon hedefinin yenilenebilir kaynaklara yönelik kararlı bir yatırım adımıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.