Bakan Tunç İBAN dolandırıcılığı ile ilgili "Özellikle internette dolandırıcılığa muhatap olan gençlerimiz var, işte bugün gündemde olan IBAN kullandırma. Kullandırılmaz, yani hesap numaranızı bir başkasına para karşılığı veremezsiniz. Niye veriyorsunuz? Verdiğiniz zaman o para nereden geldi, bunu sorgulamalısınız. Mutlaka o para size geliyorsa hiçbir sebepsiz yere o hesap numarasını verirken, o zaman bir dolandırıcılığa maruz kalacağınızı düşünmeniz gerekir. O nedenle liselerde ve ortaokullarda hukuk ve adalet dersini önemsiyoruz" dedi.
Kartal Hukuk Kulübü bünyesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin simüle edildiği 10 farklı komisyondan oluşan Kartal AİHL Meclis Simülasyonu etkinliğinin 4'üncüsü bu yıl 'Günümüz Türkiye Problemleri' temasıyla başladı. Açılış programına Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan, Kartal İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Doç. Dr. Özkan Öztürk, okulun öğretmenleri ve öğrencileri katıldı. Meclis Simülasyonu 3 gün boyunca devam edecek.
'ÖZELLİKLE İNTERNETTE DOLANDIRICILIĞA MUHATAP OLAN GENÇLERİMİZ VAR'
Bakan Tunç konuşmasında, son zamanlarda gündemde olan IBAN dolandırıcılıklarına değinerek, "Özellikle internette dolandırıcılığa muhatap olan gençlerimiz var, işte bugün gündemde olan IBAN kullandırma. Kullandırılmaz, yani hesap numaranızı bir başkasına para karşılığı veremezsiniz. Niye veriyorsunuz? Verdiğiniz zaman o para nereden geldi, bunu sorgulamalısınız. Mutlaka o para size geliyorsa hiçbir sebepsiz yere o hesap numarasını verirken, o zaman bir dolandırıcılığa maruz kalacağınızı düşünmeniz gerekir. O nedenle liselerde ve ortaokullarda hukuk ve adalet dersini önemsiyoruz" diye konuştu.
'KENDİ MİLLİ KANUNLARIMIZI SON ÇEYREK ASIRDA YÜRÜRLÜĞE KOYDUK'
Bakan Tunç, "Sadece fiziki kalkınma, altyapı, üstyapı yatırımları, barajlar, köprüler, yollar, fabrikalar, bunlarla yetinmiyoruz. Biz Türkiye'nin demokratik kalkınması olmadan ekonomik kalkınmasının olamayacağına başından inandık zaten ve bu anlamda da demokratik kalkınma anlamında da her türlü engele rağmen çok büyük mesafeler aldık. 80 yıldan bu yana İsviçre'den, Fransa'dan, Almanya'dan çevirdiğimiz çeviri kanunlarımızın yerine biz kendi akademisyenlerimizle, kendi milletvekillerimizle birlikte kendi milli kanunlarımızı son çeyrek asırda yürürlüğe koyduk. Tabii bunlarda yeni değişiklik ihtiyaçları oldu geçtiğimiz süre içerisinde. Çünkü toplum sürekli gelişiyor, ihtiyaçlar değişiyor ve sürekli bir reform süreci içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.
'SİVİLLERİN BİLE ASKERİ MAHKEMEDE YARGILANDIĞI DÖNEMLERDEN GEÇTİ BU ÜLKE'
Bakan Tunç, "Sadece kanunların yenilenmesiyle kalmadık, anayasamızda gerçekleştirdiğimiz o büyük reformlar, küçümsenemeyecek reformlar aslında. Darbe anayasasındaki o vesayetçi ruhu da azaltmaya çalıştık. Tabii biz bunu yeterli görmüyoruz. Yani anayasamızda o vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik gerçekleştirilen reformlar büyük reformlardı. Kadın haklarından çocuk haklarına, hak arama yollarının artırılması, Kamu Denetçiliği'nin kurulması gibi, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun kurulması gibi, özel hayatın korunması gibi temel hak ve özgürlükleri daha da genişleten, tahkim eden anayasa değişiklikleri hayata geçirildi. Yine Türkiye'nin hukuk devleti ilkesini tahkim eden Anayasa Mahkemesi'nin yapısı, Hakimler Savcılar Kurulu'nun yapısı, bunlar demokratik ilkelere, hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildi. Milli Güvenlik Kurulu'nun yapısı, Yüksek Askeri Şura'nın yapısı, askeri yargının kaldırılması, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Askeri Yargıtay. Sivillerin bile askeri mahkemede yargılandığı dönemlerden geçti bu ülke. Tüm bunlar bu süreç içerisinde milletimizin desteğiyle değiştirildi" dedi.
'EN ÖNEMLİSİ DE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ'DİR'
Bakan Tunç, "Anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı, bunların hepsi kaldırıldı. Bir geçici 15'inci madde vardı, sürekli tartışılırdı, 'Darbeciler yargılanamaz, bu anayasayı yapanlar suç işlese bile yargılanamaz'. Öyle bir madde vardı. Bu kaldırıldı ve yıllar sonra o darbeciler yargı huzuruna çıkarıldı ve millet önünde hesap vermeleri sağlandı. Bir daha hiç kimse böyle milli irade hırsızlığına girişmesin, böyle yanlış işler yapamasın diye bunlar yapıldı. 15 Temmuz hain kalkışmacıları ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına çarptırıldı. Bu ülkenin yargısı bunları yaptı. İşte bu yargıyla ilgili sürekli dezenformasyon yapanların hazmedemedikleri işte bu. Ve anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik bu derece önemli değişiklikler ki bunların en önemlisi de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Bu sistem demokrasiyi güçlendiren, cumhuriyeti güçlendiren bir sistemdir. Halkın doğrudan doğruya yöneticisini sandıkta belirlemesi sistemidir, demokrasidir" diye konuştu.
'YAMALI BOHÇAYA DÖNÜŞEN BİR DARBE ANAYASASIYLA DEĞİL DE DEMOKRATİK BİR ANAYASAYLA DEVAM ETMEK YAKIŞIR'
Bakan Tunç, "Biz elbette ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha fazlasına layık bu millet. Çünkü darbe anayasasıyla Türkiye Yüzyılı'na başlamak bizim için çok büyük bir eksiklik. Bu eksikliği gidermemiz lazım. Millete olan borcumuzu ödememiz lazım. Türkiye Yüzyılı diyoruz, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı diyoruz, darbecilerin yazdığı bir anayasayla değil de milletimizin temsilcilerinin yazdığı ve millet tarafından onaylanan, temel hak ve özgürlükleri öne alan, demokratik, sivil, katılımcı bir toplum sözleşmesiyle yolumuza devam etmemiz gerekir diyoruz. Ve inşallah bunu Türkiye başarırsa ve bu noktada 180 civarında değişiklikle artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla, milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye Yüzyılı'na yakışır diyoruz ve Türkiye Yüzyılı'nın inşa sürecini daha da kolaylaştırır" ifadelerini kullandı.
'41 YILDAN BU YANA MÜCADELE ETTİĞİMİZ TERÖRDEN KURTULMANIN EŞİĞİNE GELDİK'
Son olarak 'Terörsüz Türkiye'de gelinen aşamayı değerlendiren Bakan Tunç, "Tabii Türkiye Yüzyılı'nın inşa sürecini kolaylaştıracak olan en önemli hususlardan birisi de terörden kurtulmamız. 41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terörden kurtulmanın eşiğine geldik. Binlerce şehit verdik, büyük acılar yaşadık. O şehitlerimiz sayesinde biz bugün bu toplantıları yapıyoruz. Onların ailelerini, şehit ailelerimizi, şehitlerimizi incitecek hiçbir adım bugüne kadar atmadık ve bundan sonra atmayacağımızı hep söylüyoruz. Tabii bu süreç son bir yılda Terörsüz Türkiye olarak adlandırıldı ama Terörsüz Türkiye mücadelesi aslında 41 yıllık bir mücadele ve son 23 yılda hem güvenlik açısından hem de temel hak ve özgürlükler, teröre zemin hazırlayan, onların istismar ettiği alanların birer birer ortadan kaldırılmasıyla bugünlere gelindi. Sadece Türkiye içinde, Türkiye sınırlarında değil, terörün tüm unsurlarıyla gerek içeride gerek dışarıda silah bırakma sürecini devletimizin ilgili kurumları tam bir koordinasyon içerisinde izlemeye devam ediyor. Tabii Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki komisyonumuzun yaptığı çalışmalar önemli. O komisyonda alınacak kararlar, çizeceği yol haritası çerçevesinde atılacak adımları atarak inşallah Türkiye'yi terörden temizleyerek, terörsüz bir Türkiye'yi inşallah inşa edeceğiz ve Türkiye Yüzyılı'nın inşa süreci de daha da kolaylaştırmış olacağız, daha da hızlanmış olacak inşallah" dedi.