B A L E R I N D O G A D E N I Z E F R A N S A D A 1 I N C I L I 1222974 363632B A L E R I N D O G A D E N I Z E F R A N S A D A 1 I N C I L I 1222983 363632

Kentte yaşayan Doğa Deniz Usta, 6 yaşında ritmik jimnastik ile tanışıp daha sonra baleye yöneldi. Ritmik jimnastiğe katkı sağlaması amacıyla başladığı baleye ilgi duyan Usta, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nü kazandı. Konservatuvarda ortaokul, lise ve üniversite eğitimini tamamlayan Doğa Deniz Usta, liseyi bir yıl erken bitirdi. Usta, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nden 2025 yılında mezun oldu. Ulusal ve uluslararası birçok yarışmada dereceler elde eden Doğa Deniz Usta, Caspi Art Bale Yarışması’nda Grand Prix’i (büyük ödül) kazandı ve İtalya’nın Bologna kentinde düzenlenen yarışmalarda da 1'incilik elde etti. Mezuniyetinin ardından Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde görev yapmaya başlayan Usta, Fransa'nın Deauville kentinde 25-26 Temmuz 2025 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Deauville Sur Pointes Bale Yarışması'nda 15 finalist arasında 1'inci olarak büyük başarıya imza attı.

'BALE BENİM İÇİN BİR TUTKU'

Mezun olduğu okul olan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nda DHA’ya konuşan Doğa Deniz Usta, "Annem hemşire, babam doktordu; vefat etti 10 yıl önce. Annemle büyüdük biz. Bir kardeşim var o da Hacettepe Konservatuvarı’nda bale eğitimi alıyor. Abla kardeş aynı mesleği yapıyoruz. Küçükken bale kursuna başladığımda yıl sonlarında temsiller oluyordu. Sahneye çıktığımda ne kadar mutlu olduğumu fark ediyordum. Sahne çok özel bir yer ve çok mutlu olduğum bir yer. Kursta bale yaparken, temsilimiz bitse bile ben sahnede olmak istiyordum. 'Dans etmek istiyorum, 7/24 sahnede olmak istiyorum' deyip ağladığımı biliyorum. Bale benim için bir tutku, hiç bitmeyecek bir heyecan. Bir aşk, disiplin, çalışkanlık, azim. Yani sahneye çıktığımda sadece kendimle baş başa oluyorum. Müzikle birlikte, o koreografinin de vermiş olduğu duyguyla, müziğin de verdiği duyguyla akıp gidiyorum. Bambaşka bir boyutta gibi hissediyorum kendimi. Dışarıdaki hayatın kaosundan uzakta, sadece kendimle kaldığım bir yer" dedi.

'ÖDÜL ODAKLI BAKMIYORUM'

Bale eğitiminin kolay olmadığını, zorlu bir eğitimden geçtiklerini ifade eden Usta, "Sahnede tüy gibi zarif, incecik, hafif gözükmemize rağmen aslında bunun arkasında çok büyük bir çalışma, çok yoğun antrenmanlar, sakatlık riskleri, psikolojik savaşlar, mental yorgunluk; yani bir sürü zorluk var. Fakat baleyi çok sevdiğim için bunlar benim için aşılacak zorluklar. Balede çok sayıda 1'incilik ödülü kazandım ama yarışmalara ben çok ödül odaklı bakmıyorum. Çünkü bu bir spor dalı değil, bu bir sanat. Yarışmaları tercih etmemdeki sebep, dünyadaki insanlar, diğer dansçılar nasıl çalışıyorlar, neler yapıyorlar, onları gözlemleyebilmek, kendime vizyon katabilmek. Fransa'daki yarışmaya katılma sürecim de böyle gelişti, 1,5-2 ay kadar bir sürede hazırlandım. 15 katılımcı vardı, Fransa'daki yarışmada. Hepsi daha önceden ön elemeyle seçilmiş yarışmacılardı. Fransız yarışmacılar oldukça fazlaydı. Benimle birlikte 2 Türk arkadaşım da yarışmaya katıldı, biri kardeşimdi. Güzel oldu bizim için ve 1'incilik ödülü geldi. Tabii ki çok mutlu oldum. Öğretmenlerimin ve çalıştırıcılarımın emeği çok büyük" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'Yİ TEMSİL ETMEK GURUR VERİCİ'

Fransa Deauville'deki yarışmada olmanın gurur verici olduğunu söyleyen Doğa Deniz Usta, "Uluslararası bir sahnede Türkiye'yi temsil etmek çok gurur verici, çok büyük bir sorumluluk aynı zamanda. Bir de Fransa gibi bir yerde özellikle Türkiye'yi temsil etmek ve ödülle bunu taçlandırmak gerçekten gurur vericiydi. İşime olan aşkım, beni hep motive ediyor. Her sahneye çıktığımda tekrardan diyorum ki; 'Evet ben bu işi çok seviyorum, bu işe çok aşığım.' Bu beni motive ettiği için hep istekli bir şekilde çalışmama devam ediyorum. Her sahneye çıktığımda ve her yarışmada aynı heyecanı hissediyorum. Gerçekten heyecanımda hiçbir azalma olmuyor. O yüzden bale benim için hiç bitmeyecek bir heyecan. Yani dans etmek hiç bitmeyecek bir heyecan. Fransa'daki yarışmada farklı bir huzur vardı içimde. Tabii sonrasında ödül aldım daha da iyisini başarmam lazım gibi bir duyguya girdim hemen. Daha iyi şeyler başarmam lazım. Çünkü bizim işimizde bir son yok. Sürekli devam etmemiz gerekiyor. Kendimizi geliştirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

'ÜLKEMİZDE BALENİN TANITILMASI GEREKİYOR'

Usta, baleye karşı ön yargıların yaşandığını ifade ederek, şöyle konuştu:

Bodrum'da 33 kaçak göçmen ile 3 göçmen kaçakçısı yakalandı
Bodrum'da 33 kaçak göçmen ile 3 göçmen kaçakçısı yakalandı
İçeriği Görüntüle

"Benim hayatım bale. Hep belli bir disiplinin, belli bir düzenin, programının içerisinde büyüdüm ben. Genelde erkek çocuklarla ilgili bir problem oluyor. Erkek tayt giyecek, sahneye çıkacak, daha feminen hareketler algısı var. Ama bence balede erkekler çok gösterişli hareketler yapıyor. Ben erkekleri izlemeyi çok seviyorum balede. Ülkemizde de balenin tanıtılması, halka indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Belki herkes sevmeyecek ama en azından böyle bir şeyin olduğunu bilecekler. Belki yönlendirmek isteyecekler çocuklarını. Şu an Ankara Devlet Opera Balesi'nde çalışıyorum ve çok yoğun temsillerimiz oluyor. Oradaki çalışmalara odaklanmış durumdayım. Hedeflerim de uluslararası sahnelerde, platformlarda dans etmek, oralarda kendi sanatımı göstermek. Uluslararası bir sahnede dans etmek en büyük hayalim. Kendini kanıtlamış koreograflarla çalışmak, dansçılarla çalışmak en büyük hayalim. 'Romeo, Juliet' ve 'Manon' eserlerinde başrolde dans etmeyi çok isterim. Çünkü oradaki aşk duygusu gerçekten bana çok geçiyor. Ayrıca öğretmenlik yapmayı da çok isterim. Yaşımız ilerledikçe sona yaklaşıyoruz dans hayatımızda. Dans hayatım bittikten sonra öğretmenlik yapmayı çok isterim."

'ANNEMİ GURURLANDIRIYORUM'

Kardeşi Duru Duygu Usta ile aynı mesleği yapmanın çok özel olduğunu söyleyen Doğa Deniz Usta, "Çünkü birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Rekabet var bizim mesleğimizde. Ama tabii kardeşin olduğu için tatlı bir rekabet oluyor aslında. Daha çok birbirimizi destekleyici şekilde ilerliyoruz. Kardeşimle birlikte aynı okulda okuduğum için ve aynı mesleği yaptığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Konservatuvarda sadece dans etmeyi değil aynı zamanda her düşüşten sonra zarafetle tekrar ayağa kalkmayı, her adımda bir ruh taşımayı öğrendim. Burada birçok teknik ders aldık. Repertuar çalışmalarımız, sahne deneyimlerimiz oldu. Bunlar benim için hem fiziksel hem de psikolojik olarak sanatsal anlamda çok büyük fayda sağladı. Anneme çok teşekkür etmek istiyorum. Annem tek başına tüm zorluklara rağmen kardeşim ve beni bugünlere getirdi. Böyle güzel başarılara sebep oldu aslında. Annem sayesinde oldu bunların hepsi. Annem kendisinden çok büyük fedakarlıklar yaparak bunları başardı. Belki yer yer kendinden vazgeçti. Yani aslında ona nasıl bunu ödeyebilirim bilmiyorum ama şu an galiba bulunduğum durumda onu gururlandırıyorum diye düşünüyorum" dedi.