Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ortadoğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un, konuk meclis başkanları ve heyetler onuruna verdiği resmi öğle yemeğine katıldı.

Abone Ol

Katılımcı ülkelerin temsilcilerine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Ortadoğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir" dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi, üye ülkelerin meclis başkanlarını bir araya getirdi. 2 gündür devam eden Dolmabahçe Sarayı'ndaki zirve toplantıları ve ikili görüşmelerin ardından bugün TBMM Başkanı Kurtulmuş tarafından konuk heyetler onuruna resmi öğle yemeği programı düzenlendi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KATILDI

Dolmabahçe Sarayı’nda basına kapalı gerçekleştirilen resmi öğle yemeğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Zirveye iştirak eden 20 ülkenin meclis başkanı, meclis başkanvekilleri ile NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Başkanı Marcos Perestrello ve NATO Genel Sekreter Vekili Radmila Shekerinska’nın yer aldığı yemekte, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisi ile parlamentolar arası iş birliği imkanları ele alındı. Yemek programında katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sözlerine, “NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Müttefik ülke parlamentoları arasında iş birliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” diyerek başladı.

‘KÜRESEL SİSTEMİ VE SİYASETİ TARİF EDEN MEVCUT TANIMLAMALAR BUGÜNÜN DÜNYASINDA ANLAMLARINI BÜYÜK ÖLÇÜDE YİTİRMİŞTİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE OLARAK YENİ DÖNEMİN RUHUNU EN İYİ OKUYAN ÜLKELERDEN BİRİYİZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum. Mevcut jeopolitik denklem, NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle bin 800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonunda açıklamalarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyoruz” dedi.

‘BU ALANDA İTTİFAKTAN BEKLENTİMİZ ÇOKTUR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir. Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak, müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken savunma sanayii ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması, bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

‘KITADAKİ TÜM SAVUNMA VE GÜVENLİK GİRİŞİMLERİNE DAHİL OLMA İRADESİNE SAHİBİZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak, bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakıadır. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.

‘BİRLEŞİK DEVLETLERİ İLE İRAN ARASINDAKİ ATEŞKESİN KALICI BİR ÇÖZÜMLE NETİCELENDİRİLMESİ İÇİN GEREKEN KATKILARI VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayii iş birliğine yapacağı vurgudur. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayii Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye'nin savunma sanayii alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

‘İSRAİL'İN SÜREKLİ ARTAN TOPRAK GASPI BİTMEDEN MAALESEF BÖLGEMİZDE KALICI BARIŞ SAĞLANAMAZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Ortadoğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir” diye konuştu.

‘TÜRKİYE, GENİŞ COĞRAFYAYLA AYNI ANDA İLETİŞİM SAĞLAMA TECRÜBESİNE SAHİP GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeostratejik konumuyla, Avrupa'dan Asya'ya ve Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyayla aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum. Her iki tarafla da konuşabilen, netice veren süreçleri başlatan, hakkaniyetli duruşuyla her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayi şirketlerimize yapacağınız inceleme gezisi bütünüyle buna dahil olmak üzere, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum” dedi.

PROGRAM BAYKAR ZİYARETİYLE DEVAM EDECEK

Öğle yemeği programının ardından, NATO Parlamenter Zirvesi delegasyonunun İstanbul programı saha ziyaretiyle devam edecek. Aralarında Birleşik Krallık, İtalya, Hollanda, Polonya, İsveç ve Danimarka'nın da bulunduğu müttefik ülkelerin parlamento başkanları ve üst düzey temsilcilerinden oluşan heyet, öğleden sonra Baykar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaret edecek. Ziyaret kapsamında konuk heyete, Türkiye'nin savunma sanayisi ve yenilikçi projeleri ile Baykar'ın yürüttüğü çalışmalar hakkında detaylı bir sunum yapılması planlanıyor.

ABD ve Belçika’nın ardından üçüncüsü İstanbul’da gerçekleştirilen zirve, NATO liderler buluşması öncesinde parlamenter düzeydeki en önemli koordinasyon platformu olma özelliği taşıyor.