
Gazze'de çöken kanalizasyon altyapısı salgın ve çevre kirliliği riski doğuruyor
İsrail saldırılarıyla tahrip olan Gazze kanalizasyon sistemi nedeniyle her gün 150 binden fazla metreküp arıtılmamış atık su çevreye bırakılıyor.
Bu haberi dinle — Gazze'de çöken kanalizasyon altyapısı salgın ve çevre kirliliği riski doğuruyor
Gazze Şeridi'ndeki kanalizasyon altyapısının İsrail saldırıları sonucunda büyük ölçüde işlevsiz kalması, bölgede salgın hastalık ve çevre kirliliği riskini giderek artırıyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) verilerine göre Gazze'deki 6 kanalizasyon arıtma tesisinin tamamı hizmet dışı durumda; pompalama istasyonlarının yaklaşık yüzde 70'i de çalışmıyor. Bu tablo, her gün 150 bin metreküpten fazla arıtılmamış atık suyun çevreye bırakılmasına yol açıyor.
Belediyeler kriz tablosunu aktardı
Han Yunus Belediyesi Sözcüsü Saib Lakan, İsrail saldırılarının Han Yunus'ta 30 bin metreden fazla kanalizasyon şebekesini ve borularını tahrip ettiğini belirtti. Lakan, İsrail'in belediye ekiplerinin ana arıtma tesisine ve ana atık depolama alanına ulaşmasını engellediğini, bu nedenle kanalizasyon suyunun yönünü denize çevirmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Her gün 6 bin ila 10 bin metreküp arıtılmamış suyun zorunlu olarak deniz kıyısına pompalandığını vurgulayan Lakan, bu durumun yerinden edilmiş kişiler arasında hastalıkların yayılma ve salgın riskini artırdığını kaydetti.
Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna ise saldırılar nedeniyle tahrip olan 8 kanalizasyon pompalama istasyonundan yalnızca 2'sinin faaliyete geçirilebildiğini aktardı. Muhenna, Gazze kentinde yaklaşık 220 bin metre kanalizasyon şebekesinin tahrip olduğunu ve her gün 24 bin metreküpten fazla kanalizasyon suyunun kıyıya sızdığını vurguladı. Yağmur suyu toplamak amacıyla kurulan Şeyh Rıdvan Göleti'nin de artık kanalizasyon sularının biriktiği bir alana dönüştüğünü belirtti.
Tehdit Gazze sınırlarını aşıyor
Lakan, kirliliğin yalnızca Gazze ile sınırlı kalmayacağına dikkat çekerek uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti. "Kirlilik Akdeniz havzasındaki diğer bölgelere de akıntılar yoluyla taşınabilir. Uluslararası toplum, belediye ekiplerinin arıtma tesislerine ulaşabilmesi ve kanalizasyon sisteminin onarımı için gerekli ekipman ile yedek parçaların girişine izin verilmesi amacıyla İsrail'e baskı yapmalı" dedi.
BM: Yer altı suları da tehdit altında
OCHA verilerine göre Gazze'deki Filistinlilerin yaklaşık yüzde 60'ı, kaldıkları yerlere 10 metreden daha yakın mesafedeki kanalizasyon sularına veya insan atıklarına maruz kalıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ise kanalizasyon altyapısının çökmesi ve su şebekelerinin tahrip edilmesi nedeniyle halkın içme suyunda bağlı olduğu yer altı su rezervuarında da kirliliğin artmış olabileceği uyarısında bulunuyor. UNEP ayrıca yıkılan binalardan oluşan molozların bir kısmının asbest içerebileceğine dikkat çekerek bu maddeye uzun süre maruz kalmanın ölümcül hastalıklara yol açabileceğini vurguluyor.