
Gazze'de yıkık binalarda ölüm korkusuyla yaşam mücadelesi
Evlerin yüzde 90'ı hasar gören Gazze'de Filistinliler, çadır bulamadıkları için her an çökebilecek binalarda yaşamak zorunda kalıyor.
Gazze'deki konut stokunun yüzde 90'a yakınının İsrail saldırılarında yıkılması ya da hasar görmesiyle birlikte yaklaşık 2,2 milyon Filistinli, barınma krizinin pençesine düştü. Yapı malzemelerinin ve konteyner evlerin bölgeye girişini engelleyen İsrail'in tutumu nedeniyle hasar gören binalar onarılamıyor; Gazzeliler ise çadır ile yıkık bina arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyor.
Saadet Apartmanı faciası uyarı niteliğinde
Barınma krizinin ne denli ölümcül sonuçlar doğurduğu, 16 Eylül'de yaşanan Saadet Apartmanı faciasıyla bir kez daha gözler önüne serildi. En az altı ailenin sığındığı bina çöktü; 8'i çocuk 21 Filistinli hayatını kaybetti. Buna karşın gidecek yeri olmayan pek çok aile, benzer riskleri barındıran binalarda yaşamaya devam ediyor.
'İki yıldır enkazın ortasındayım'
Anadolu Ajansı'na konuşan Muhammed Hıllıs, İsrail ordusunun evini patlayıcıyla tahrip ettiğini ve o günden bu yana yaklaşık iki yıldır hasar görmüş binada eşi ile beş çocuğuyla kaldığını anlattı. Hıllıs, "Gidecek başka hiçbir yerim yok. Mevasi tıklım tıklım, boş araziler dolmuş taşmış" diyerek çevresindeki çadır alanlarının da dolu olduğunu vurguladı. Yakınlarda patlama ya da bombardıman olduğunda binanın eğikliğinin tehlike yarattığını belirten Hıllıs, kışın fırtına ve sert rüzgarlarla birlikte riskin daha da artacağını ifade etti.
Enkaz altında uyumak, taşların düşmesiyle uyanmak
Filistinli Yusr el-Habibi de İsrail saldırıları nedeniyle iki kez yerinden edildiğini, bölgenin "güvenli alan" ilan edilmesinin ardından döndüğünde evini tamamen yıkılmış bulduğunu aktardı. Habibi, "Geceleri uyurken enkaz nedeniyle başımıza taşlar düşüyor. Etrafımızda hayvanlar, kemirgenler ve böcekler var. Ev yaşamaya elverişli değil ama insan nereye gidebilir?" diye konuştu. Yakınlarda patlama olduğunda binanın üzerlerine çökmemesi için sokağa çıktıklarını da sözlerine ekledi.
Konteyner ve yapı malzemesi girişi hâlâ engelleniyor
Ateşkes anlaşmasında yer almasına karşın İsrail'in hem yapı malzemelerinin hem de konteyner evlerin Gazze'ye girişine izin vermediği belirtiliyor. Hıllıs, uluslararası kuruluşlara ve "tüm vicdan sahibi insanlara" seslenerek konteyner, çadır ve iş makinelerinin bölgeye sokulmasını, molozların kaldırılmasını talep etti. "Su yok, fareler ve haşereler var; aklınıza gelebilecek her şeyden muzdarip durumdayız" diyen Hıllıs, kışın henüz başlamadığını ve önlerindeki dönemin daha da ağır koşullar getireceğinden endişe ettiğini vurguladı.