
Rubio'dan BM'de çok cepheli diplomasi mesajları
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, BM Genel Kurulu'nda Lavrov ile görüşmesinin ardından Batı Şeria, Ukrayna, İran ve Çin hakkında kritik açıklamalar yaptı.
Bu haberi dinle — Rubio'dan BM'de çok cepheli diplomasi mesajları
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, New York'ta süren Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nun ikinci gününde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından basına konuşan Rubio, Batı Şeria'dan Ukrayna'ya, İran'dan Çin'e uzanan geniş bir yelpazede ABD'nin tutumunu ortaya koydu.
Batı Şeria'da yeni kriz istemiyoruz
Bölgedeki mevcut gerilimler göz önüne alındığında Batı Şeria'da yeni bir krizin patlak vermesini istemediklerini vurgulayan Rubio, "Başkan Trump, dünyanın şu anda gerçekten bir Batı Şeria krizine ihtiyacı olmadığını düşünüyor. Bu bölgenin ihtiyaç duyduğu en son şey, yeni bir gerilim noktası" dedi. Washington'ın bu tutumu ilgili tüm taraflara ilettiğini de belirtti.
Ukrayna'da sınırlı ateşkes sinyali
Rusya ile Ukrayna'nın enerjiyi de kapsayan sınırlı bir ateşkes anlaşmasına ilgi gösterdiğini aktaran Rubio, savaşın nihayetinde müzakere masasında sona ereceğini savundu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i G20 Zirvesi'ne davet ettiklerini açıklayan Rubio, "Bunun Putin için yalnızca Trump ile değil, diğer dünya liderleriyle de temas kurması açısından bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Umarız bu daveti kabul eder" diye konuştu.
İran görüşmesi 'atılım' değil ama önemli
İran ve ABD heyetleri arasında bir gün önce gerçekleştirilen görüşmeyi "atılım" olarak nitelendirmeyeceğini belirten Rubio, yine de bir araya gelinmesinin önemli olduğunu vurguladı. İran'la olası bir anlaşmanın yoğun ve uzun soluklu bir çalışma gerektireceğine de dikkat çekti.
Çin ve ABD ilişkileri 21. yüzyılı şekillendirecek
ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin bu yüzyılın seyrini belirleyeceğini ifade eden Rubio, "Onlarla en üst düzeyde iletişim kurmayacağımız düşüncesi sorumsuzluktur; bunu yapmak zorundayız" dedi. Çin ordusunun muhtemelen tarihteki en hızlı askeri yığınak sürecinden geçtiğini de öne sürdü.
Husiler'in Suudi Arabistan'a yönelik son saldırılarını "çok rahatsız edici" bulan Rubio, ABD'nin Riyad ile yaptığı savunma anlaşmasındaki taahhütlerine bağlı kalacağını da vurguladı. Uluslararası sistemin "iyi durumda olmadığını" söyleyen Rubio, Trump yönetiminin uluslararası düzeni ABD çıkarlarının üzerinde asla tutmayacağını ekledi.