
Trump-Putin yakıt anlaşması Zelenskiy'nin tutumunu hedef aldı
Axios, ABD'nin Ukrayna'ya Rus rafinerilerine saldırıları durdurma çağrısının defalarca görmezden gelinmesinin Trump'ı Moskova ile anlaşmaya ittiğini öne sürdü.
Bu haberi dinle — Trump-Putin yakıt anlaşması Zelenskiy'nin tutumunu hedef aldı
ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında imzalanan dizel yakıt anlaşmasının arka planında, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurmaya ilişkin Washington'ın taleplerini sürekli olarak görmezden gelmesinin belirleyici rol oynadığı ileri sürüldü. Axios, konuya aşina olduğunu belirttiği bir ABD'li kaynağa dayanarak bu iddiayı gündeme taşıdı.
ABD'li yetkiliden Zelenskiy'e sert eleştiri
Axios'un haberinde adı açıklanmayan ABD'li yetkili, Zelenskiy'nin Washington yönetiminin defalarca ilettiği talepleri göz ardı ettiğini savunarak "Zelenskiy durumu yanlış okuyor. Rafinerileri vurmaya devam ederek, son 6 ayda Trump nezdinde kazandığı iyi niyeti zedeliyor" ifadelerini kullandı. Aynı yetkili, Trump'ın Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları tek taraflı olarak durdurmasını istediğini de vurguladı. Yetkili ayrıca söz konusu saldırıların, Rusya'nın Ukrayna'nın elektrik şebekesine düzenlediği saldırılarla eş değer tutulmadığını da kaydetti.
Trump anlaşmayı savundu, Zelenskiy itiraz etti
Trump, 9 Ekim'de Moskova yönetimiyle imzalanan dizel yakıt anlaşmasını basın mensuplarına duyururken "Bu çok önemli bir anlaşma. Ülkemize muazzam miktarda petrol geliyor" dedi. ABD'nin Ukrayna ile güçlü bir ortak olmayı sürdürdüğünü de belirten Trump, Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin "son derece başarılı" geçtiğini aktardı.
Zelenskiy ise Axios'a verdiği demeçte anlaşmayı "adil ve dürüst olmayan" şeklinde nitelendirerek bunun "Putin'e verilmiş haksız bir hediye" olduğunu savundu.
Barış görüşmeleri sekteye uğrayabilir
Axios'un haberinde, Trump ile Putin arasındaki anlaşmanın ABD yönetiminin savaşı sona erdirecek bir çözüm arayışını sekteye uğratma riski taşıdığı da vurgulandı. Ukrayna savaşında taraflar arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde gündeme gelen bu gelişme, Washington-Kyiv ilişkilerindeki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi.