
Küresel tahvil faizleri onlarca yılın zirvesinde
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 ile 2002'den bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken İngiltere'nin 30 yıllık tahvil faizi 1998'den bu yana ilk kez yüzde 6'yı aştı.
Bu haberi dinle — Küresel tahvil faizleri onlarca yılın zirvesinde
Küresel tahvil piyasalarında sert bir satış dalgası yaşanıyor. Yüksek enflasyon, faiz artışları ve kronikleşen borç yükü endişelerinin birleşimiyle ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin devlet borçlanma maliyetleri onlarca yılın en yüksek seviyelerine ulaştı.
ABD tahvil faizi 2002'den bu yana en yüksekte
Küresel borçlanma maliyetleri için temel gösterge kabul edilen ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 5,34 ile 2002'den bu yana görülen en yüksek düzeye tırmandı. ABD tahvil faizleri, yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 90 baz puan artarak bu yüzyılın en büyük çeyreklik artışını kaydetti. Beklentileri aşan ikinci çeyrek büyüme verileri ile enflasyonun Fed hedefinin belirgin biçimde üzerinde seyrettiğini ortaya koyan ağustos ayı kişisel gelir ve tüketim harcamaları verileri, piyasalardaki satış baskısını derinleştirdi. Yatırımcılar, Fed'in faiz artışlarını sürdüreceği beklentisiyle tahvil satışlarını hızlandırırken ekonomistler ekonominin "aşırı ısınma" sinyalleri verdiğine dikkat çekiyor.
Avrupa ve Japonya'da da rekor seviyeler
Çalkantı yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. İngiltere'nin 30 yıllık devlet tahvil faizi yüzde 6 seviyesini aşarak 1998'den bu yana ilk kez bu eşiğin üzerine çıktı. Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizleri 2002'den bu yana en yüksek düzeye ulaşırken Japonya'da da onlarca yılın zirvesi görüldü. ING FX Stratejisti Francesco Pesole, Fransa-Almanya 10 yıllık tahvil faizi makasının 130 baz puana ulaştığını ve mevcut bütçe planının yapısal açıkları kapatmada yetersiz kalması halinde bu makasın 150 baz puana kadar genişleyebileceğini öngördü. Pesole, tahvil piyasasındaki oynaklığın avro üzerinde değer kaybı baskısı yarattığını ve spreadlerin açılmaya devam etmesi durumunda euro/dolar paritesinin 1,110 seviyelerine gerileyebileceğini belirtti.
Borç yükü ve yapay zeka yatırımları baskıyı artırıyor
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre büyük ekonomilerin faiz giderleri, yapay zeka, savunma veya temiz enerjiye yapılan küresel yatırımların her birini geride bırakmış durumda. ABD'nin toplam borç yükü 40 trilyon doları aşarken Almanya dışındaki tüm G7 ekonomilerinde borç stokunun milli gelire oranı yüzde 100'ün üzerinde seyrediyor. Yapay zeka alanındaki yatırım patlaması da faizleri yukarı çeken yapısal bir etken olarak öne çıkıyor; dünyanın en büyük beş teknoloji şirketi bu yıl veri merkezi finansmanı için 220 milyar dolarlık tahvil ihraç etti.
Konut kredisi faizleri yüzde 7'yi aştı
Tahvil faizlerindeki yükseliş, konut kredilerinden araç kredilerine kadar tüm borçlanma maliyetlerini doğrudan etkiliyor. ABD'de en yaygın kullanılan 30 yıllık konut kredisinin faiz oranı, 2025'in başından bu yana ilk kez yüzde 7 sınırını aştı. ABD ile İran arasındaki gerilimin petrol fiyatlarında yeni artışlara yol açarak enflasyonu tetiklemesi de faizleri yukarı yönlü besliyor. Avustralya merkezli KCM Trade'in küresel baş piyasa analisti Tim Waterer, petrol fiyatlarında anlamlı bir düşüş yaşanmadığı ya da ABD-İran arasında uzlaşı sağlanmadığı sürece piyasadaki sıkışıklığın süreceğini vurguladı. Analistler, uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin ancak hükümetlerin borçları azaltma yönünde kararlı adımlar atmasıyla kalıcı olarak düşebileceğini ifade ediyor.