
McKinsey: Hürmüz krizi 1970'lerdeki petrol şoklarının iki katı etki yarattı
Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti modern dönemin en büyük enerji arz şoku oldu; küresel petrol ve gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğradı.
Bu haberi dinle — McKinsey: Hürmüz krizi 1970'lerdeki petrol şoklarının iki katı etki yarattı
McKinsey Küresel Enstitüsü'nün hazırladığı rapora göre Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kesinti, modern dönemin en büyük enerji arz şoku olarak tarihe geçti. Krizin zirvesinde küresel petrol ve doğal gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğrarken, bu oran 1970'lerdeki petrol şoklarının etkisinin iki katına, Rusya-Ukrayna savaşının 2022'deki en yüksek etkisinin ise altı katına ulaştı.
Günlük 15,5 milyon varillik açık
Kriz öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si ile küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si geçiyordu. Boğaz'dan 2025'in son çeyreğinde günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol akışı sağlanırken, kriz döneminde bu miktarın yalnızca günlük yaklaşık 3,3 milyon varillik bölümü sürdürülebildi. Küresel sistemde yerine konulması gereken petrol arz-talep açığı ise günlük yaklaşık 15,5 milyon varil olarak hesaplandı. Etkilenen enerji arzının yüzde 91'ini petrol oluştururken, doğal gaz tarafında küresel etki daha sınırlı kaldı; gaz arzının yalnızca yüzde 3'ü doğrudan sekteye uğradı.
Alternatif güzergahlar ve stoklar devreye girdi
Rapora göre açığın yaklaşık yüzde 35'i alternatif boru hatları ve Hürmüz dışındaki üretim artışıyla karşılandı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fucayra'ya uzanan hattının yoğunlaştırılmış kullanımıyla günlük yaklaşık 4,7 milyon varillik ilave petrol akışı Hürmüz'ü devre dışı bırakarak piyasaya sunuldu. Brezilya, Kazakistan, ABD ve Venezuela başta olmak üzere Hürmüz dışındaki üreticilerin ilave üretimi günlük yaklaşık 500 bin varillik katkı sağladı. Petrol stoklarının kullanımı açığın yüzde 20'sini kapattı; Ağustos sonu itibarıyla küresel çapta stoklardan yaklaşık 500 milyon varil çekildi. Kalan yaklaşık yüzde 45'lik bölüm ise günlük 6,8 milyon varillik tüketim düşüşüyle dengelendi.
Rafineri sistemi baskı altında
Kriz sürecinde Körfez'deki rafinerilerde, boğazdaki aksamaların yanı sıra doğrudan hasar nedeniyle üretimin dörtte birinden fazlası geriledi. Temmuz ortasında Rusya'daki rafineri kapasitesinin günlük yaklaşık 2 milyon varili de devre dışı kaldı. Diğer bölgelerdeki tesisler tam kapasiteye yakın çalışsa da bu kaybı telafi edemedi ve küresel fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluştu. Öte yandan Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattının eylülde saldırılar sonucu geçici olarak kapatılması, alternatif güzergahların da bölgesel gelişmelere karşı kırılgan olduğunu ortaya koydu.
2030'a kadar kapasite artırılabilir
McKinsey raporu, gündemdeki önlemlerin 2030'a kadar hayata geçirilmesi halinde olası yeni bir Hürmüz şokunda kriz öncesi petrol akışlarının yüzde 35 ila 70'inin telafi edilebileceğini öngörüyor; bu oran günlük yaklaşık 7 milyon ila 15,5 milyon varillik akışa karşılık geliyor. Hürmüz'ü es geçen boru hatlarının toplam yönlendirme potansiyelinin ilave projelerle günlük 13 milyon varile çıkabileceği hesaplanıyor. Raporda Irak-Türkiye arasında tartışılan bir boru hattı seçeneği, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattının kapasitesinin artırılması ve BAE'deki üçüncü bir hat gündemdeki projeler arasında sayıldı. McKinsey, enerji güvenliğinin bağımlılıkları tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade etkin biçimde yönetmeye dayandığını vurgulayarak alternatif arz kaynakları, stratejik stoklar, elektrifikasyon ve talep yönetimi gibi araçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.