Ev Sahibi–Kiracı Tahliyelerinde En Çok Yapılan Hatalar

Konut kiraları öyle bir noktaya geldi ki artık ev sahibi de kiracı da ne yapacağını şaşırmış durumda. Bir yanda “Evden çıkmıyor” diyen ev sahipleri, diğer yanda “Beni haksız yere çıkarmaya çalışıyorlar” diyen kiracılar… Bu karmaşanın ortasında en çok sorulan soru ise şu: “Tahliye nasıl olur, nelere dikkat etmek lazım?”

Abone Ol

Bugün bu köşede, yıllardır sahada gördüğüm en kritik hataları anlatmak istiyorum. Çünkü bazen tek bir yanlış adım, hem ev sahibinin hem kiracının aylarca mağdur olmasına sebep olabiliyor.

1. Her istenildiğinde kiracı çıkarılamaz

Önce şunu herkes bilsin:
Ev sahibi, kiracıyı “Ben artık çık diyorsam çıkacaksın” mantığıyla çıkaramaz.
Tahliye için mutlaka kanunda sayılan bir sebep olmalı:
• Kiranın ödenmemesi
• Geçerli bir tahliye taahhüdü
• Ev sahibinin eve gerçekten ihtiyacı
• Bina tadilatı / kentsel dönüşüm
• On yıllık uzama süresinin dolması

Bu nedenlerden biri yoksa, tahliye istemek çoğu zaman sonuç vermez.

2. Tahliye taahhüdü doğru alınmazsa hiçbir işe yaramaz

Bugün en çok yapılan hata:
Kiracı eve daha taşınmadan tahliye taahhüdü imzalatılması.

Yargıtay diyor ki:
“Kiracı eve yerleştikten sonra verilen taahhüt geçerlidir.”

Yani taşınmadan önce alınan taahhüt neredeyse çöptür.
Ev sahibini de boşuna uğraştırır.

3. “Kira ödenmedi, hemen dava açarım” yok

Kira gecikti diye bir anda tahliye davası açılamaz.
Önce kiracıya süre verilir, resmi ihtar çekilir.
Ödeme hâlâ yapılmazsa tahliye davası açılır.

Burada da süreç doğru işlemezse ev sahibi kendini yeni bir kira yılına girmiş halde bulabilir.

4. “Oğlum gelecek” diyene mahkeme hemen tahliye vermez

Ev sahibinin ihtiyacı gerçek olmalı.
“Evi boşalt, oğlum gelecek” demek yetmez.
Mahkeme bakar:
• Gerçek ihtiyaç var mı?
• İhtiyaç süresi sürekli mi?
• Keyfi bir gerekçe mi?

Bir de şu unutulmasın:
Ev sahibi tahliye ettikten sonra 3 yıl boyunca evi başkasına kiralayamaz.

Kiralarsa, eski kiracının tazminat hakkı doğar.

5. Kiracının da hakkı var

Kiracı da “ezilen taraf” değildir; hakları vardır:
• Mesajla, baskıyla veya tehdit ile tahliyeye zorlanamaz
• Sırf kirasını artırmak için ev sahibi “çık” diyemez
• Zorla imzalatılan evrakların hukuki değeri yoktur
• Barınma hakkı anayasal güvence altındadır

Kısacası kiracı, kanunun koruduğu bir taraf.

6. WhatsApp’tan yapılan uyarılar hiçbir işe yaramaz

Bugün en büyük problem şu:
Ev sahibi kiracıyı WhatsApp’tan uyarıyor; “Bak kiran gecikti, çıkacaksın” diye yazıyor.

Ama bilin ki:
WhatsApp’tan yapılan bildirim, ihtar değildir.

Tahliye süreci her zaman noter, tebligat veya UETS üzerinden yürütülmelidir.
Yoksa mahkemede hiçbir kıymeti yok.

7. “Dava açtım, 1 ayda çıkar” devirleri kapandı

Büyük şehirlerde tahliye davaları bazen 8–24 ay arasında sonuçlanıyor.
Yani hızlı çözüm yok.
Bu yüzden tahliye artık bir hukuk davası değil;
strateji işi.

Hangi sebebe dayanılacak, nasıl ihtar çekilecek, hangi evrak hazırlanacak…
Hepsi bir bütün.


Unutmayın;

Ev sahibi–kiracı çekişmesinde her iki tarafın da ortak bir derdi var:
Huzur.

Ama bu huzur, ancak doğru bilgi ve doğru adımla sağlanır.
Kafamıza göre yapılan her girişim, iki tarafı da daha da yıpratır.
Bu yüzden tahliye sürecinde hem ev sahibinin hem kiracının
hukuka uygun, resmi ve sabırlı bir yol izlemesi şarttır.

Hukukla yürüyen süreç yorucu olabilir ama yanlış adımla yürüyen süreç çok daha yorucudur.

Av. Ayçem Gaye Duysak