
500'den fazla eski Avrupalı yetkili AB'yi İsrail'e karşı harekete geçmeye çağırdı
Eski başbakanlar dahil 500'den fazla eski Avrupalı bakan ve büyükelçi, İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesine karşı AB'den acil adım atmasını istedi.
Bu haberi dinle — 500'den fazla eski Avrupalı yetkili AB'yi İsrail'e karşı harekete geçmeye çağırdı
Aralarında eski başbakanların da yer aldığı 500'den fazla eski Avrupalı bakan, büyükelçi ve üst düzey yetkili, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerine karşı Avrupa Birliği'nin (AB) acilen harekete geçmesini talep etti. Ortak bir yazılı açıklamayla kamuoyuna duyurulan çağrıda, İsrail hükümetinin E1 yerleşim projesinin ilk bölümüne ilişkin sözleşmeleri yakın zamanda vermeyi planladığı vurgulandı.
E1 projesi iki devletli çözümü imkânsız kılar
Açıklamada E1 projesinin Batı Şeria'yı ikiye böleceği ve İsrail-Filistin ihtilafında tek olası kalıcı çözüm olarak görülen iki devletli yapıyı fiilen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuldu. Yetkililer, bu yeni toprak ilhakının vahim sonuçlarına karşın AB'nin E1'i caydırmak için herhangi bir adım atmadığını ve uluslararası hukuk ihlalleri karşısındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini kaydetti.
Almanya ve İtalya'ya doğrudan eleştiri
Açıklamada bazı AB üyesi ülkelerin yasa dışı yerleşimlere karşı ulusal tedbirler uyguladığı belirtilirken Almanya ve İtalya'nın herhangi bir AB tedbiri kabul edilmesini sistematik biçimde engellediği ileri sürüldü. Bu tutumun AB değerlerini ve iki devletli çözümü zayıflattığı vurgulandı.
12 Ekim toplantısında karar alınması isteniyor
Eski yetkililer, AB Komisyonu'ndan liderlik üstlenmesini talep ederek somut adımlar sıraladı: E1 ve diğer yasa dışı yerleşimlere finansman sağlayan kuruluşlara yaptırım uygulanması, AB'nin yasa dışı yerleşimlerle yaptığı tüm ticaretin engellenmesi ve AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın ticari hükümlerinin askıya alınması. Açıklamada bu kararların 12 Ekim'de gerçekleştirilecek AB Dışişleri Bakanları toplantısında alınması gerektiği özellikle vurgulandı. Açıklama, "Artık AB ve üye ülkelerin harekete geçmesinin zamanı gelmiştir" ifadesiyle son buldu.