
Dubai-Tel Aviv uçağındaki gizemli olay soru işaretleri doğurdu
Suudi Arabistan'a acil iniş yapan Flydubai uçağında yaşananlar, çelişkili açıklamalar ve yanıtsız sorularla belirsizliğini korumaya devam ediyor.
Bu haberi dinle — Dubai-Tel Aviv uçağındaki gizemli olay soru işaretleri doğurdu
Dubai-Tel Aviv seferini yapan Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Flydubai'ye ait yolcu uçağı, Suudi Arabistan-Ürdün sınırı üzerinde binlerce fit irtifa kaybederek acil durum ve uçak kaçırma kodları gönderdi; ardından Suudi Arabistan'ın Tebük kentine acil iniş yaptı. Olayın ilk anından itibaren farklı kaynaklardan gelen çelişkili bilgiler, yaşananların tam olarak nasıl geliştiğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.
Netanyahu'dan 'uçağı düşürme' iddiası
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Eylül'de 'bir saldırıya yönelik göstergeler olduğunu' açıklamasından saatler sonra patlak veren olay, İsrail'de paniğe neden oldu. Netanyahu'nun kurmaylarıyla acil durum toplantısı yaptığı, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in ordu komutanlarıyla değerlendirmelerde bulunduğu ve İsrail savaş uçaklarının olası bir uçak kaçırma girişimine karşı havalandığı aktarıldı. İsrail basınına yansıyan haberlerde, uçak kaçırma girişimi ihtimaline karşı Flydubai uçağının vurulması kararı alındığı da ileri sürüldü. Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada pilotlardan birinin 'uçağı düşürmeyi amaçladığına' dair kanıtlar bulunduğunu öne sürdü.
Pilotların kimliği tartışmalı
Uçakla yeniden irtibat kurulup Tebük'e indirilmesinin ardından olaya ilişkin birbiriyle çelişen açıklamalar art arda geldi. İsrail basını önce pilotlardan birinin Rus, diğerinin Ukraynalı olduğunu ve iki pilot arasındaki kavga nedeniyle alarm verildiğini öne sürdü. Daha sonra ise yardımcı pilotun Ummanlı, kaptan pilotun Hindistanlı olduğu iddia edildi. Flydubai'nin İsrail hava sahasını kullanabilmesi için yapılan anlaşma, görevli pilotların İsrail ile ilişkilerini normalleştiren ülkelerin vatandaşı olmasını zorunlu kılıyor; Umman bu kapsamda yer almıyor. Bu durum, yardımcı pilotun Ummanlı olduğu iddiasını ayrıca tartışmalı hale getirdi.
Kokpite giriş nasıl mümkün oldu?
11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), tüm yolcu uçaklarına zırhlı kokpit kapısı zorunluluğu getirdi. Bu kapıların yalnızca içeriden açılabilmesi, kabin görevlilerine tanınan şifrelerin pilotlar tarafından reddedilebilmesi ve kamera sistemiyle izleme gibi katı kurallar hayata geçirildi. Buna karşın İsrail basınına yansıyan haberlerde, uçaktaki İsrailli yolcuların kokpite girerek uçağın kontrolünü yeniden ele geçirdiği ileri sürüldü. Netanyahu'nun 'bir tesisatçı' olarak tanımladığı İsrailli yolcu Yaniv Hayoun, kapı açılınca kokpite girerek yardımcı pilotun etkisiz hale getirilmesini sağladığını ve bir belgeselde gördüğü yöntemi uygulayarak uçağı stabilize ettiğini söyledi.
Yanıtsız kalan sorular
Olayın tüm ayrıntıları resmi düzeyde doğrulanmadan kamuoyuna yansıması, pek çok soruyu beraberinde getirdi: Uçak Ürdün hava sahasına girdikten sonra neden geri dönüp Tebük'e indi? Pilotların yolcularla aynı güvenlik prosedürlerine tabi olmasına rağmen kesici alet uçağa nasıl sokuldu? Zırhlı kokpit kapısı nasıl açıldı? Netanyahu, CBS'e verdiği röportajda yardımcı pilotun 'bıçak ya da balta' kullandığını savunurken pilotun davranışının nedeninin hâlâ bilinmediğini de kabul etti. İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in iç istihbarat teşkilatı Şabak'a başvurarak Flydubai'nin İsrail seferlerinin askıya alınmasını talep ettiği de basına yansıdı.