
Şi Cinping, Trump ile görüşmesinde Tukidides Tuzağı uyarısını yineledi
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Beyaz Saray'da Donald Trump ile bir araya geldi; iki ülkenin çatışmadan değil iş birliğinden kazanacağını vurguladı.
Bu haberi dinle — Şi Cinping, Trump ile görüşmesinde Tukidides Tuzağı uyarısını yineledi
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump ile Beyaz Saray'da bir araya geldi. Son altı ayda iki lider arasındaki ikinci görüşmede Şi, ABD-Çin ilişkilerindeki çatışma riskini tanımlamak için kullanılan "Tukidides Tuzağı" kavramına bir kez daha atıfta bulunarak iki ülkenin iş birliğinden kazanacağını, cepheleşmeden ise kaybedeceğini söyledi.
Şi'nin mesajı: Rekabet sınırlar içinde kalmalı
Görüşmede Şi, "Rekabetten kaçınmamıza gerek yok ancak bu sağlıklı olmalı, sınırlar içinde tutulmalı. Ordularımız düzenli diyaloğu sürdürmeli ve kriz iletişimi ile önleme mekanizmalarını iyileştirmeli. Böylece Tukidides Tuzağı'nın üstesinden gelebiliriz" dedi. Trump ise Pekin ile birlikte çalışabileceklerine işaret etti.
Tukidides Tuzağı kavramı, yükselen bir gücün yerleşik bir gücün yerini alma tehdidi oluşturduğu durumlarda çatışma ihtimalini vurgular. Antik Yunan tarihçisi Tukidides'in MÖ 431-404 yılları arasında yaşanan Peloponez Savaşı'na ilişkin anlatısına dayanan bu kavram; dönemin hegemon gücü Sparta'nın, giderek güçlenen Atina'yı tehdit olarak algılamasıyla kaçınılmaz bir çatışmaya sürüklendiğini ortaya koyuyor. Yaklaşık 27 yıl süren savaş, Atina'nın mağlubiyetiyle sonuçlansa da Sparta için de büyük kayıplara yol açtı.
Allison'ın analizi: 16 vakadan 12'si savaşla bitti
Kavramı uluslararası ilişkiler literatüründe popüler hale getiren Harvard Üniversitesi'nden siyaset bilimci Prof. Graham Allison, Mayıs 2017'de yayımladığı "Savaşa yazgılı: Amerika ve Çin, Tukidides Tuzağı'ndan kaçabilir mi?" başlıklı kitabında son beş yüz yılda 16 kez yükselen bir gücün egemen bir gücü yerinden etme tehdidinde bulunduğunu ve bu vakaların 12'sinin savaşla sonuçlandığını belirtti. Allison, ABD ile Çin arasında bir savaşı "kaçınılmaz değil ancak kesinlikle mümkün" olarak değerlendirdi.
New York Times'ın haberine göre Şi ve üst düzey Çinli diplomatlar 10 yılı aşkın süredir bu kavrama düzenli olarak atıfta bulunuyor. Şi, 2015'teki ABD ziyaretinde "Dünyada Tukidides Tuzağı diye bir şey olmadığını" söylerken büyük devletlerin stratejik yanlış hesaplama yapmaları halinde kendileri için böyle tuzaklar yaratabileceği konusunda uyardı. 2024'te Peru'da dönemin ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinde ise bu tuzağın "tarihsel bir kaçınılmazlık olmadığını" vurguladı.
Diplomatik mesaj mi, etki kampanyası mı?
Bonn Uluslararası Çatışma Araştırmaları Merkezi'nden Ryan Swan, Şi'nin bu kavramı tekrar tekrar kullanmasının Pekin'in kendisini "sorumlu büyük güç" olarak konumlandırma çabasının bir parçası olduğunu değerlendirdi. Swan'a göre Çin, Tukidides Tuzağı'nı tahmine dayalı bir model olarak değil, "kaçınılabilecek ve kaçınılması gereken bir tehdit" olarak görüyor. National Review'daki bir analizde ise Şi'nin bu kavramı sahiplenmesinin Çin'e uluslararası arenada prestij kazandırdığı öne sürüldü. Ticaret, yapay zeka ve Tayvan gibi konularda gerginliğin sürdüğü Washington-Pekin hattında görüşmenin iki ülke ilişkilerine somut bir katkı sağlayıp sağlamayacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.