
Türkiye'nin NATO Temsilcisi: Karadeniz'de ateşkes için iki tarafla çalışıyoruz
Büyükelçi Basat Öztürk, ticari gemilerin korunması için Rusya ve Ukrayna ile geçici ve kısmi bir ateşkes sağlamaya çalıştıklarını açıkladı.
Bu haberi dinle — Türkiye'nin NATO Temsilcisi: Karadeniz'de ateşkes için iki tarafla çalışıyoruz
Türkiye'nin NATO Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk, Karadeniz'de sivil yük taşıyan ticari gemilerin hedef alınmasını önlemek amacıyla Rusya ve Ukrayna ile geçici ve kısmi bir ateşkes sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Öztürk, Brüksel'de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi'ndeki "NATO ve Avrupa: Ankara Zirvesinin Ardından Güvenlik Mimarisi" başlıklı oturumda konuştu.
"Her iki taraf da gemileri hedef alıyor"
Karadeniz'de hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın gemileri hedef aldığını vurgulayan Öztürk, bu durumun enerji, gıda ve gübre arzında birden fazla krize yol açabileceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak bölgeyi istikrarlı tutmaya çalıştığını belirten Öztürk, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının başlamasından üç gün sonra boğazların savaşan tarafların gemilerine kapatıldığını ve bu adımın Karadeniz'in tam anlamıyla bir savaş alanına dönüşmesini engellediğini hatırlattı.
Öztürk, Türkiye'nin daha önce arabuluculuk ettiği Karadeniz Tahıl Anlaşması'na da atıfta bulunarak "Bu anlaşma iyi işledi ve dünyada bir gıda krizini önledi. Bunu yeniden yapabiliriz" dedi. Karadeniz'e ilişkin tanımlanmış deniz ve hava resminin yüzde 70'inin Türkiye tarafından müttefiklere sağlandığını da sözlerine ekleyen Öztürk, Romanya ve Bulgaristan ile yakın koordinasyon içinde çalıştıklarını belirtti.
Ankara Zirvesi ve NATO'daki yük paylaşımı
Oturumda NATO içindeki yük paylaşımını da değerlendiren Öztürk, Türkiye'nin ittifakın ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu, harekat ve misyonlara katkıda dördüncü, ortak bütçelere katkıda yedinci, kabiliyet hedefleri bakımından ise altıncı sırada yer aldığını vurguladı. Ankara Zirvesi'nde 32 müttefik devlet ve hükümet başkanının bir araya geldiğini hatırlatan Öztürk, zirvenin ittifak içi birliği pekiştirdiğini ifade etti.
Türkiye'ye yönelik tehditlerin yalnızca Karadeniz'den kaynaklanmadığını da belirten Öztürk, Basra Körfezi, Babülmendep Boğazı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji arzı ile bölgesel güvenlik üzerinde doğrudan etkileri bulunduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin Suriye'de kendi kapasitesiyle istikrara katkı sağladığını ve bazı müttefiklerle bu alandaki işbirliğinin güçlendiğini de sözlerine ekledi.