
AfD'nin rekor oyları Almanya'yı sarstı, gözler 20 Eylül seçimlerine çevrildi
Aşırı sağcı AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta yüzde 43,8 oy alması geleneksel partilerin 'güvenlik duvarını' sarstı; Almanya'daki Türkler 'C planı' arayışına girdi.
Bu haberi dinle — AfD'nin rekor oyları Almanya'yı sarstı, gözler 20 Eylül seçimlerine çevrildi
Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde yüzde 43,8 oy oranına ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Tek başına iktidar çoğunluğunu kıl payı kaçıran bu sonuç, geleneksel partilerin AfD'ye karşı ördüğü "güvenlik duvarını" (Brandmauer) sarstı ve Almanya siyasetini derinden sarstı. Gözler şimdi 20 Eylül'de sandık başına gidecek Berlin Temsilciler Meclisi ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimlerine çevrildi.
Uzman: 'Şokun devam edeceğine dair sinyaller var'
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi Direktörü Sinan Ülgen, AfD'nin yükselişinin yalnızca Saksonya-Anhalt ile sınırlı kalmadığına dikkat çekti. Ülgen, partinin federal anketlerde de birinci sıraya yerleştiğini belirterek "Şokun devam edeceğine dair sinyaller var" dedi. Ülgen'e göre bu yükselişin ardında iki temel etken yatıyor: ekonomik tatminsizlik ve göçmen karşıtlığı. Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa ettiği ekonomik modelin artık yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Ülgen, CDU ve SPD'nin bu köklü sorunlarda kalıcı bir mutabakat sağlayamadığını söyledi.
Ülgen, AfD iktidara gelmese bile merkez partilerin, özellikle CDU'nun göç politikasındaki söyleminin sertleşebileceğini öngördü. Nitekim CDU, Saksonya-Anhalt sonrasının hemen ardından vatandaşlık politikasında değişiklik yapacağını açıkladı; çifte vatandaşlık meselesi de yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.
Berlin'deki Türkler 'C planı' arayışında
AfD'nin Berlin anketlerinde yüzde 20 bandına tırmanması, kentteki göçmen topluluklarında derin bir gelecek kaygısı yarattı. Berlin'de yaşayan Türkler arasında "C planı" arayışları konuşulmaya başlandı; diğer göçmenler de ülkeyi terk etmeyi değerlendiriyor. AfD'nin Berlin'deki yeni merkezinin Türklerin önemli buluşma noktalarından Bavul Cafe yakınlarına taşınacak olması ise protesto gösterilerine sahne oldu.
Berlin'de 15 yıldır yaşayan Yasemin Arkın (40), Doğu Almanya'daki tablonun tesadüf olmadığını vurguladı. Arkın, iki Almanya'nın birleşme sürecinin sancılarının hâlâ hissedildiğini, iş imkânlarının daralmasıyla başlayan sürecin göçmen kültürüne alışık olmayan bu bölgede ekonomik hoşnutsuzluğun yabancı karşıtlığına dönüşmesine zemin hazırladığını belirtti. Metin Uyar (38) ise AfD'nin yükselişinin Almanya'daki Türklerde derin bir aidiyet sorgulamasına yol açtığını ifade etti.
Almanlar da sonucu kestiremiyor
Uzmanlar, AfD'nin önümüzdeki seçimlerde birinci parti olması durumunda bile iktidara gelmesinin güç olduğunu belirtiyor; zira Almanya'da tarihi nedenlerle AfD ile koalisyon kurmak istemeyen çok sayıda siyasi parti bulunuyor. Bununla birlikte federal hükümetin çökmesi ve erken genel seçime gidilmesi halinde sonucun ne olacağını Almanların kendisi de öngöremiyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından gündeme gelen askerlik yükümlülükleri ve savunma harcamalarındaki artışın yarattığı güvenlik kaygısı ile ekonomik krizin bir araya gelmesi, seçmenin otoriter söylemlere yönelimini kolaylaştırıyor.