
Selma Blair: İslam karşıtı yorum sonrası kimse aramı açmadı
Oyuncu Selma Blair, 2024'te İsrail-Filistin çatışmasına dair yaptığı ve İslam karşıtı olarak nitelendirilen yorumun ardından ajansından avukatına tüm iş bağlantılarını yitirdiğini açıkladı.
Bu haberi dinle — Selma Blair: İslam karşıtı yorum sonrası kimse aramı açmadı
Amerikalı oyuncu Selma Blair, 2024 yılında İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin sosyal medyada yaptığı ve İslam karşıtı olarak eleştirilen yorumun ardından yaşadığı mesleki çöküşü ilk kez bu denli ayrıntılı biçimde anlattı. Blair, 1 Ekim'de Anti-Defamation League'in (ADL) düzenlediği State of the Arts etkinliğinde yaptığı konuşmada, yorumun yayılmasının ardından ajansı, avukatı, halkla ilişkiler danışmanı, kitap ajansı ve sosyal medya yöneticisi dahil tüm profesyonel ekibinin tek tek ayrıldığını söyledi.
"Kimse aramı açmadı"
Hollywood Reporter'ın aktardığına göre Blair, "Çalıştığım markalar bir gün içinde gitti. Yıllarca emek verdiğim ortaklıklar rafa kalktı" dedi. 54 yaşındaki oyuncu, sektördeki bazı arkadaşlarının sessiz sedasız yanında durduğunu, ancak büyük çoğunluğunun uzaklaştığını belirterek şöyle devam etti: "30 yıllık yöneticim, sözde arkadaşım ve bir Yahudi olan o da gitti. Hâlâ ne düşündüklerini bilmiyorum. Kimse aramı açmadı."
Silinen yorum ve özür
Blair, Şubat 2024'te 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından Yahudi toplumunu savunan bir videoyu paylaşırken yaptığı yorumda, "İslam Müslüman ülkeleri mahvetti, sonra buraya gelip zihinleri mahvediyorlar" gibi ifadeler kullandı. Yorum kısa sürede İslam karşıtı olarak nitelendirildi; Blair metni sildi ve kamuoyu özrü yayımladı. Özründe "Müslümanları radikal İslamcılarla yanlışlıkla özdeşleştirdim, bu korkunç bir hataydı" dedi ve bu açıklamayı da daha sonra kaldırdı.
Bağlam: Gazze'deki sivil kayıplar
Blair'in yorumu, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonunun sürdüğü ve bugüne dek 74 binden fazla Filistinli sivilin hayatını kaybettiği bir dönemde yapılmıştı. Oyuncu, ADL etkinliğindeki konuşmasında söz konusu yorumun yol açtığı mesleki yıkımı aktarırken herhangi bir pişmanlık ya da savunma ifadesi kullanmaktan kaçındı; yalnızca yaşananları aktarmakla yetindi.