Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkan satırbaşları:
Somali'nin bir parçası olan Somaliland'in İsrail tarafından tanınmasının bir takım başka siyasetlerin ipucu olduğunu, ön gelişmesi olduğunu görüyoruz. Deniz ticareti açısından oradaki bölgenin kontrol edilmesi açısından daha karanlık bir takım siyasetlerin takip edildiğini görüyoruz.
İran ile ilgili bir gündem var. Biz komşumuz İran’da kaosun olmasını arzu etmeyiz. İran’da istikrarın önemini vurguluyoruz. Dışarıdan yapılan müdahalelerle değil İran’ın kendi öz dinamikleriyle çözülmesi gereken meselelerdir. Şu anda İsrailli yetkililerin İran’a dönük sözlerine baktığımızda bütün bölgede daha büyük sıkıntılar yaratacak vahşi tutum içerisine girdiklerini görüyoruz.
Venezuela’daki müdahalenin, Maduro’nun şu anda bulunduğu durumun yarattığı etkiler devam ediyor. Biz her zaman Venezuela’nın yanındayız.
Bu ülkelerin bağımsızlığına, egemenliğine, iç barışına ve istikrarına dönük adımların atılmaması gerektiğini net bir şekilde ifade ediyoruz. Venezuela halkıyla dayanışmamızı bir kez daha buradan ifade etmiş olalım. Venezuela halkının barış içinde mutlu bir geleceğe sahip olması için Türkiye her zaman yanlarındadır.
Suriye’de önemli gelişmeler oldu. Burada dikkat çektiğimiz durum haklı çıkmıştır. Burada SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatına uyması gerektiğini ifade etmiştik. Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar ve pek çok kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tablo ortaya çıkardılar. Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması gerektiği en önemli temennimizdir.
Gazze’de sarı hat çekilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Gazze’ye daha çok in sanı yardım girmesi konusunda uluslararası toplumun iradesi son derece önemlidir.
Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye’nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktır. 10 aydır SDG’nin çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını, sürece karşı tutum sergilediğini görüyoruz. SDG soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir.
Burada Kandil’in doğrudan müdahalesi ile süreci çatışmaya sürükleyen, olayların daha da büyümesini sağlamaya çalışan hattı da net bir şekilde gördük. Burada herhangi bir sorun büyümemesi, daha fazla kan dökülmemesi için oraya otobüsler gönderildi. Birtakım sivillerin, SDG unsurlarının kan dökülmeden çıkması için irade ortaya konuldu. Burada Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin SDG’nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek birtakım saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil.
Burada önemli olan şudur. Suriye’nin bütünlüğü önemlidir. İç barışı önemlidir, Egemenliği önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Kürt kardeşlerimiz Suriye’nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır. Terör gündemden kalkacak. 10 Mart Mutabakatıyla ilgili adımlar atılacak. Tek bir Suriye olarak tek bir devlet ilkesi içinde yoluna devam edecek. Terörsüz Türkiye terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi.





