Gündem

Özel İtalyan Lisesi'nde görev yapan 14 Türk öğretmenden grev kararı

İSTANBUL'un tarihi eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi'nde, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine okulda çalışan Türk öğretmenler grev kararı aldı. İddiaya göre okul yönetimiyle öğretmenler arasında yaşanan 'sıfır zam' ve 'ücret ayrımcılığı' krizi büyüdü.

Abone Ol

Okulun 12 yıllık Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Başak Baysallı, "Doğduğumuz topraklarda kimsenin bizi aşağılamaya hakkı yok. Biz sabah 9'dan akşam 5'e kadar burada grev alanında olacağız. Grev tatil değildir, biz tatile çıkmıyoruz, evlerimizde oturmayacağız. Mesleğini tutkuyla yapan bir öğretmen için en zoru öğrencilerinden ayrı kalmak. Bizi ayrı düşürenlere buradan tekrar sesleniyorum, okulun İtalyan yönetimine. Lütfen uzlaşma masasına geri dönün ve bizi dinleyin" dedi.

Beyoğlu'nda bulunan Özel İtalyan Lisesi'nde yaklaşık 2 ay önce toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri başladı. Okulda çalışan Türk öğretmenlerin bağlı olduğu Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No'lu Şube ile okul yönetimi arasında yürütülen görüşmelerde, ekonomik şartlar ve enflasyon oranları gerekçe gösterilerek iyileştirme talep edildi. Bunun üzerine 10 Aralık tarihinden itibaren iddiaya göre öğretmenler ile okul yönetimi arasındaki iletişim tamamen koptu. Sendikanın tekliflerine karşılık, okul yönetiminin masadan çekilmesi ve karşı teklif sunmaması üzerine süreç grev aşamasına taşındı.

İŞ BIRAKMA EYLEMİNE BAŞLADILAR

2025 - 2026 Eğitim-Öğretim Yılı'nın ikinci döneminin başladığı bugün birçok okulda öğretmenler ve öğrenciler yeniden bir araya gelirken Özel İtalyan Lisesi'nde görev yapan 14 Türk öğretmen iş bırakma eylemine başladı. Lisenin önünde başlayan eyleme Türk-İş Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal, Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, okulun Türk öğretmenleri, veliler ve bazı öğrenciler katıldı.

'SADAKA DEĞİL, HAKÇA PAY İSTİYORUZ'

Eyleme destek veren Türk-İş Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal, öğretmenlerin yalnız olmadığını vurgulayarak, "Kimse burada sahipsiz değil. Biz, çok kıymetli öğretmenlerimizin Tez-Koop-İş olarak, Türk-İş Konfederasyonu olarak yanındayız. Kimseden sadaka istemiyoruz, hakça pay istiyoruz. Biz burada hizmet veriyoruz, hizmetimizin karşılığını istediğimizi toplu sözleşme masasında belirttik. Uzlaşmadan yanayız, evet ama teslimiyetçi değiliz" dedi.

'SINIFLARIN BOŞ KALMASININ SORUMLUSU YÖNETİMDİR'

Okul yönetimini eleştiren Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, "Yaklaşık iki aylık bu süre zarfında okul yönetimi diyaloğu, sağduyuyu, nezaketi ve kurumsal sorumluluğu tamamen terk ederek eğitim tarihine geçecek büyük bir vurdumduymazlık örneği sergilemiştir. 10 Aralık'tan bugüne müzakere masasına dönmek adına tek bir somut adım dahi atmamıştır. Sendikamızın sunduğu tüm yapıcı önerilere, çözüm yollarına ve barışçıl tekliflerine rağmen yönetim katından karşı teklif iletme nezaketi dahi gösterilmemiştir. Diyalog kanallarını tamamen kapatan, arabuluculuk ve görüşme mekanizmalarını bilerek işlevsiz bırakan okul yönetimi, anayasal ve yasal bir hak olan grev sürecini adeta bir zorunluluk haline getirmiştir. Gelinen bu noktanın tek bir sorumlusu vardır, o da okul yönetimidir. Sınıfların boş kalmasının, eğitim faaliyetlerinin durmasının asıl sorumlusu, uzlaşı zeminini yok eden bu uzlaşmaz ve vurdumduymaz yaklaşımdır" şeklinde konuştu.

‘BİR ÖĞRETMEN İÇİN EN ZORU ÖĞRENCİLERİNDEN AYRI KALMAK’

Okulun önünde konuşan yazar ve öğretmen Başak Baysallı, "12 yıldır İtalyan Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalışıyorum. Aynı zamanda da Çağdaş Türk Edebiyatı'nın bir yazarıyım, romanlar ve öyküler de yazıyorum. Bugün ne yazık ki öğrencilerimizle birlikte değiliz. Gerçi sabah görüştük onlarla, bizi az önce alkışlarla uğurladılar. Sanırım mesleğini tutkuyla yapan bir öğretmen için en zoru öğrencilerinden ayrı kalmak. Bizi ayrı düşürenlere buradan tekrar sesleniyorum, okulun İtalyan yönetimine. Lütfen uzlaşma masasına geri dönün ve bizi dinleyin. Dinleyin ve anlamaya çalışın, sorunlarımızı çözmeye çalışın. Çünkü biz bir an evvel sınıflarımıza dönmek istiyoruz, çünkü bizim işimiz öğrencilerimizle birlikte olmak" dedi.

'GREV TATİL DEĞİLDİR, NÖBETİMİZ KAPI ÖNÜNDEDİR'

Baysallı, "Tabii ki çok kolay bir süreç değil. Biz sabah 9’dan akşam 5’e kadar burada grev alanında olacağız. Grev tatil değildir, biz tatile çıkmıyoruz, evlerimizde oturmayacağız. Her sabah burada, akşama kadar nöbet tutacağız. Öğretmenin nöbet görevi okulun içindedir aslında, koridorlarda, bahçelerde nöbet tutmamız gerekir bizim. Ama ne yazık ki okul kapısının önünde nöbet tutmaya bizi mahkum eden bir zihniyetle karşı karşıyayız" dedi.

'DİLERİM EN KISA ZAMANDA SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLÜR'

Baysallı, "Bu bir onur mücadelesi, özellikle altını çizmek istiyorum. Bu grev, okul içinde uygulanan ayrımcılığa karşı bir grevdir. Bu grev sesimizi duymayan İtalya Dışişleri Bakanlığı’na karşı bir grevdir. Bu grev defalarca görüştüğümüz İstanbul İtalyan Başkonsolosluğu’na sesimizi duyurmak için, Ankara İtalyan Büyükelçisi’ne sesimizi duyurmak için yaptığımız bir grev. Sesimizi duyurmak zorundayız ki okulun içindeki ayrımcılık artık son bulsun. Çünkü doğduğumuz ve büyüdüğümüz topraklarda hiç kimsenin bizi küçümsemeye, hor görmeye, aşağılamaya hakkı yok. Burada aslında Türkiye’nin dört bir yanında emek mücadelesi veren öğretmenleri de yüreğimizde taşıyoruz. Onların da sesi olmaya çalışıyoruz. Dilerim en kısa zamanda sorunlarımız çözülür ve okulumuza geri döneriz" diye konuştu.

'BU İŞİN BİRAZ İNATLAŞMAYA DÖNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYORUM'

Velilerden Jale Uysal, "10’uncu sınıfta okuyan bir oğlum var bu okulda, velisiyim. Yaşananlara çok üzülüyoruz tabii. Hem çocuklarımız için hem de son derece kalifiye olan, bulunması zor olan öğretmenlerimiz adına çok üzülüyoruz. 4’üncü senemiz bizim bu okulda. İnşallah her şeyin düzene girmesini istiyoruz bir an önce. Endişeliyiz veli olarak, öğretmenlerimiz adına da, çocuklarımız adına da. Üniversiteye hazırlıyoruz her birini. Bu yaşananlar eğitimin sekteye uğraması. Bu işin biraz inatlaşmaya döndüğünü düşünüyorum ben Orta yolun bulunacağına yürekten inanıyorum. İki tarafın da bir uzlaşma sağlayacağına inanmak istiyorum açıkçası çocuklarımız için ve öğretmenlerimiz için" diye konuştu.

'EĞİTİM HAKLARI ELLERİNDEN ALINMIŞ DURUMDA ÇOCUKLARIN'

Uysal, "Bu greve gelene kadarki her süreçte öğretmenlerimiz son derece profesyonelce davranarak hiç dersleri etkilemediler. Çocuklar hiçbir şey anlamadılar çok uzun bir süre. Biz veli olarak da yansıtmadık. Öğrendiklerinde tabii çok üzüldüler, öğretmenlerini çok seviyorlar çünkü. Yani onlar da şoktalar, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Yetkililerin, yani müdürlerinin, İtalyan müdürlerinin, Türk müdürlerinin ne söyleyeceğini bekliyorlar, ağızlarının içine bakıyorlar. Şu an çok üzgün durumdalar. Onlar da süreci bekliyor, bu bir çaresizlik. Şimdi bir sürü dersleri boş geçecek. Eğitim hakları ellerinden alınmış durumda çocukların. Biz 10’uncu sınıfız ancak 11’ler, 12’ler üniversiteye hazırlanıyor. Onlar için daha büyük bir dezavantaj. Umarım aklıselim bir yol bulunur" ifadelerini kullandı.