<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son Bir Söz</title>
    <link>https://www.sonbirsoz.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sonbirsoz.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sonbirsoz© 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 22:23:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Balık göçünü bayram tatilinde 40 bin kişi izledi]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/balik-gocunu-bayram-tatilinde-40-bin-kisi-izledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/balik-gocunu-bayram-tatilinde-40-bin-kisi-izledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DÜNYADA sadece Van Gölü'nde yaşayan ve üremek için suyun akışının tersine yüzüp tatlı sulara göç eden inci kefalinin üreme göçü devam ediyor. Bölgenin en önemli, balık göçünü izleme alanlarından olan Erciş ilçesindeki Deliçay'ı, Kurban Bayramı tatilinde yaklaşık 40 bin kişi ziyaret etti. Ziyaretçiler, balıkların göç yolculuğunu ise cep telefonları kameralarıyla kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="B A L I K G O C U N U B A Y R A M T A T I L I N D E 40 B I N K I S 1336815 397142" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/b-a-l-i-k-g-o-c-u-n-u-b-a-y-r-a-m-t-a-t-i-l-i-n-d-e-40-b-i-n-k-i-s-1336815-397142.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="B A L I K G O C U N U B A Y R A M T A T I L I N D E 40 B I N K I S 1336844 397142" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/b-a-l-i-k-g-o-c-u-n-u-b-a-y-r-a-m-t-a-t-i-l-i-n-d-e-40-b-i-n-k-i-s-1336844-397142.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" / height="402"></p>

<p>Van Gölü'nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayabilen ve nesli koruma altında olan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında uygulanan av yasağı sürüyor. Her yıl üremek amacıyla gölden çıkıp dere ve çaylara göç eden inci kefalleri, akıntıya karşı verdikleri mücadeleyle ziyaretçilere güzel görüntüler sunuyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan inci kefali göçü, Van'ın önemli doğal değerleri arasında yer alırken, bölge turizmine de önemli katkı sunuyor.</p>

<p>Van'ın Erciş ilçesindeki İnci Kefali Tabiat Parkı, Kurban Bayram tatili boyunca da ilgi gördü. Van'ın yanı sıra Türkiye'nin farklı illerinden yaklaşık 40 bin kişi bayram tatilinde bölgeyi ziyaret etti. Son yağışların ardından su debisinin yükseldiği Deliçay'da, balıkların sıçrayışları bir süre istenilen düzeyde gözlemlenemese de su seviyesinin normale dönmesiyle inci kefalleri bugün yeniden görülmeye başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'TANITIMA KATKI'</p>

<p>Van ve çevre illerin yanı sıra Türkiye'nin birçok ilinden gelen kişiler, o anları ilgiyle izledi. Bursa'dan Erciş'e gelip balık göçünü izleyen Kemal Ayçiçek, "Göçü izlemek için ilk defa bu alana geldik. Her yıl bu mevsimlerde inci kefali göçü başlıyor. Bayram tatili yaparken gelip balık göçünü izlemek istedik. İnci kefalleri görsel şölen oluşturuyor. İnanılmaz bir kalabalık var. Balıkların göç yolculuğunu çekip fotoğraflıyoruz. Çektiğimiz fotoğrafları da sosyal medya hesaplarımızda paylaşıp, bölgenin tanıtımına az da olsa katkı sunmak istiyoruz. Herkesi bu muhteşem göçü izlemeye davet ediyorum" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/balik-gocunu-bayram-tatilinde-40-bin-kisi-izledi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/b-a-l-i-k-g-o-c-u-n-u-b-a-y-r-a-m-t-a-t-i-l-i-n-d-e-40-b-i-n-k-i-s-1336814-397142.jpg" type="image/jpeg" length="62851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel gereksinimli öğrencilerden 'Farklılıklarımız Zenginliğimiz' tiyatro oyunu]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/ozel-gereksinimli-ogrencilerden-farkliliklarimiz-zenginligimiz-tiyatro-oyunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/ozel-gereksinimli-ogrencilerden-farkliliklarimiz-zenginligimiz-tiyatro-oyunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZMİR'de Uluğ Bey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi özel eğitim sınıfı öğrencileri, 6 aylık hazırlık sürecinin ardından 'Farklılıklarımız Zenginliğimiz' adlı tiyatro oyununu sahneledi. Oyun, öğrencilerin performansıyla ailelerine ve arkadaşlarına duygusal anlar yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="O Z E L G E R E K S I N I M L I O G R E N C I L E R D E N F A R K L I 1336852 397148" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/o-z-e-l-g-e-r-e-k-s-i-n-i-m-l-i-o-g-r-e-n-c-i-l-e-r-d-e-n-f-a-r-k-l-i-1336852-397148.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p></p>

<p><img alt="O Z E L G E R E K S I N I M L I O G R E N C I L E R D E N F A R K L I 1336853 397148" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/o-z-e-l-g-e-r-e-k-s-i-n-i-m-l-i-o-g-r-e-n-c-i-l-e-r-d-e-n-f-a-r-k-l-i-1336853-397148.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluğ Bey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi özel eğitim sınıfında eğitim gören özel gereksinimli öğrenciler, 6 aylık hazırlık sürecinin ardından 'Farklılıklarımız Zenginliğimiz' adlı tiyatro oyununu sahneledi. Aylar süren hazırlıkların ardından sergilenen oyun, öğrencilerin performansıyla ailelerine ve arkadaşlarına duygu dolu anlar yaşattı. Doğa temasıyla hazırlanan tiyatro oyununda rengarenk çiçekler, ağaç figürleri ve masalsı dekorlar sahneye taşındı. Sevgi, dostluk, dayanışma ve farklılıklara saygı mesajlarının işlendiği oyunda öğrenciler yalnızca oyunculuklarıyla değil, öz güvenleri ve sahne hakimiyetleriyle de dikkat çekti. Uluğ Bey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Özel Eğitim 9'uncu sınıf öğrencisi, hafif zihinsel ve hafif otizm tanısı olan Elif Nazlı Coşkun, "Öğretmenlerimin yardımı ile bunu başardık, çok teşekkür ederim. Sayelerinde insanlar tiyatromuzu izledi, bizi tebrik etti. Çok mutlu ve heyecanlıydım" dedi.</p>

<p>'BU KADAR BAŞARILI OLACAĞINI TAHMİN EDEMEZDİM'</p>

<p>Elif Nazlı Coşkun'un annesi Semra Coşkun ise "Başarılı bir tiyatro sergilediğini görünce hem çok eğlendim hem gurur duydum. Sadece sahnede değil, hazırlık sürecinde evde de sürekli karakteri tekrar ediyordu. Biz de ona uyum sağlamaya çalışıyorduk. Beraber dans ettik, eğlendik. Sahnede bu kadar başarılı olacağını tahmin edemezdim. Öğretmenlerimizin aylarca çok büyük emekleri oldu, çok teşekkür ederim" diye konuştu.</p>

<p>'KENDİNE OLAN GÜVENİ ARTTI'</p>

<p>Aynı okulda 12'nci sınıf öğrencisi olan ve hafif zihinsel ve hafif otizm tanısı bulunan Kaan Doğan ise "Tiyatro gayet güzeldi. Öğretmenlerimiz çok yoruldu, emek harcadı. Tiyatroda bazen yorulduk ama en sonunda başardık" dedi. Kaan Doğan'ın annesi Arzu Doğan da "Tiyatroya hem hazırlık sürecinde hem de tiyatrodan sonra Kaan'ın daha çok sosyalleştiğini gördüm. Kendine olan güveni arttı. Bu yolda çok fazla emek veren öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Kaan'ın da azimli bir çocuk olduğunu gördüm. Onun başardığını görmek beni çok duygulandırdı" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/ozel-gereksinimli-ogrencilerden-farkliliklarimiz-zenginligimiz-tiyatro-oyunu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/o-z-e-l-g-e-r-e-k-s-i-n-i-m-l-i-o-g-r-e-n-c-i-l-e-r-d-e-n-f-a-r-k-l-i-1336847-397148.jpg" type="image/jpeg" length="69438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terzisinden pazarcısına, kuaföründen muhtarına 40 kadın bir araya gelip, belediyenin bando takımını kurdu]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/terzisinden-pazarcisina-kuaforunden-muhtarina-40-kadin-bir-araya-gelip-belediyenin-bando-takimini-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/terzisinden-pazarcisina-kuaforunden-muhtarina-40-kadin-bir-araya-gelip-belediyenin-bando-takimini-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURSA’nın Yenişehir ilçesinde yaşayan kadınlar, belediyenin kurduğu bando takımında bir araya geldi. Muhtar, ev hanımı, terzi, kuaför ve pazarcı esnafının da aralarında bulunduğu 40 kadından oluşan Yenişehir Belediyesi Kadın Bandosu, ilk gösterisini 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="T E R Z I S I N D E N P A Z A R C I S I N A K U A F O R U N D E N M U H 1332429 395878" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-e-r-z-i-s-i-n-d-e-n-p-a-z-a-r-c-i-s-i-n-a-k-u-a-f-o-r-u-n-d-e-n-m-u-h-1332429-395878.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="T E R Z I S I N D E N P A Z A R C I S I N A K U A F O R U N D E N M U H 1332435 395878" height="623" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-e-r-z-i-s-i-n-d-e-n-p-a-z-a-r-c-i-s-i-n-a-k-u-a-f-o-r-u-n-d-e-n-m-u-h-1332435-395878.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="T E R Z I S I N D E N P A Z A R C I S I N A K U A F O R U N D E N M U H 1332437 395878" height="828" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-e-r-z-i-s-i-n-d-e-n-p-a-z-a-r-c-i-s-i-n-a-k-u-a-f-o-r-u-n-d-e-n-m-u-h-1332437-395878.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Halkın ilgiyle izlediği programda güzel tepkiler aldıklarını söyleyen Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Çok olumlu dönüşler aldık. Gözyaşı döküp, bize sarılan insanlar oldu” dedi.</p>

<p>Yenişehir ilçesi Hıdırbali Mahalle Muhtarı Züleyha Beysel’in girişimi, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’in destekleriyle ilçede ilk kez kadın bando takımı kuruldu. Aralarında muhtar, terzi, ev hanımı, kuaför, çiftçi, pazar esnafı ve belediye çalışanlarının da olduğu 40 kadını buluşturan Yenişehir Belediyesi Kadın Bandosu, 2 ay önce kurulmasına rağmen kısıtlı sürede hazırlanıp ilk gösterilerini de sundu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında yer alan kadın bando takımı, ilçe halkının beğenisini topladı. Programın ardından bando takımına katılmak isteyen kadınların sayısının arttığı da belirtildi.</p>

<p>‘CUMHURİYET KADINININ DURUŞUNU GÖSTERMEK İSTEDİK’</p>

<p>Resmi bayramlarda okul bando takımlarının kortej yürüyüşü yaptığını ancak artık artık okullarda bando takımının bulunmadığını ve eskiye özlem duyduklarını söyleyen Hıdırbali Mahalle Muhtarı Züleyha Beysel, “Bu eksikliği hissettiğimizde Başkanımıza önerimizi sunduk. Heyecanla karşıladılar ve her zaman destekleyeceklerini söylediler. Bizler de Başkanımızın destekleriyle bu yolda ilerledik. Şehrimize kadının gücünü, ahengini, coşkusunu duyurmak istedik. Cumhuriyet kadınının duruşunu göstermek istedik” dedi.</p>

<p>26 yıldır düğün sektöründe faaliyette olduğunu belirten Beysel, “Müziğe çok yabancı değilim. Yaklaşık 26 yıldır düğün sektöründeyiz. Eşimle birçok gencimizi evlendirdik, düğünlerini yaptık. Halen de devam ediyoruz. Düğün salonlarında DJ’lik yapıyorum. Müziğin içindeyken bu coşkuyu bütün kadınlarımızla şehrimize yansıtmak, kadınların duruşunu, Cumhuriyet kadınlarının nasıl olması gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istedik. Bazı arkadaşlarımız çocukluk dönemlerinden içlerindeki ukdeyi yaşamak istediler. Biraz eski günlere özlem diyebiliriz buna, biraz da yeni coşkular aramak, şehrimize yeni bir nefes, değer katmak istedik. Yenişehir’in tanıtımına destek olmak istedik. Bunun için yola çıktık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>‘GÖNÜLLÜ OLARAK GİRDİM, ÇOK MEMNUNUM’</p>

<p>Bando takımının davulcusu Muhteber Gündüzer ise “Ben pazarcılıkla uğraşıyorum. Kendi ürettiğim sebzeleri satıyorum. Kadın bando takımında görev yapıyorum. Gönüllü olarak girdim. Çok da memnunum şu anda. Züleyha Hanım böyle bir öneriyle gelince büyük bir zevkle kabul ettim. Bandoda davulcuyum” diye konuştu.</p>

<p>‘İLÇEMİZE VE BURSA’MIZA DEĞER KATACAĞINI DÜŞÜNDÜK’</p>

<p>İlçedeki kadınların aktif olarak üretimde yer aldığına dikkat çeken ve kendisine bando takımı teklifiyle gelince şaşırmadığını söyleyen Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel de kadınların heyecanına ortak olduklarını belirtti. Özel, “Bizlerden yaklaşık 2 ay önce bir talepte bulundular. ‘Başkanım, ilçemizde hatta Bursa’da büyük bir eksiklik. Bir ilk yapalım ve bir kadın belediye bandosu kuralım’ dediler. Bizler de değerlendirdik ve onların gözlerindeki o heyecanı görünce, ilçemize ve Bursa’mıza bir değer katacağını düşündük” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘BURSA’DA İLK DEFA BİR BELEDİYENİN KADIN BANDOSU OLDU’</p>

<p>Bando takımına farklı sektör ve mesleklerden kadınların katıldığını söyleyen Özel, bu durumun gurur verdiğini ifade ederek, “Ev hanımlarımız var, iş insanı kadınlarımız var, esnafımız var, muhtarlarımız var, öğretmenlerimiz var. Dediğim gibi birçok farklı meslekte ve sektörde görev yapan kadınlarımız bizden böyle bir talepte bulundu. Biz de böyle bir girişime ‘Hayır’ diyemezdik. Hızlı bir şekilde Büyükşehir Belediyesi Konservatuarımızda daha önce bando şefliği yapmış, bando eğitmenliği yapmış hocamızla irtibata geçtik. Kadınlarımızı bir araya getirdik. Malzemelerinden kıyafetlerine, her şeyi çok kısa bir süre içerisinde organize ettik. Onlar da çok hızlı bir şekilde çalıştılar ve 6 haftalık çalışma sonrasında da çok güzel bir birliktelik ortaya koydular. Bursa’da 17 ilçe arasında ilk defa bir belediyenin kadın bandosu oldu. En son 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerinde Yenişehirli vatandaşlarımızın ilgi odağı oldu. 40 kişiyle muazzam bir gösteri sergilediler. Bizler de protokolle büyük bir yürüyüş gerçekleştirdik. Hem 19 Mayıs Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın vermiş olduğu heyecan hem de o kadınlarımızın bando ritimleriyle, marşlarıyla heyecanla yürüdük. Çok da güzel oldu” diye konuştu.</p>

<p>19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’ndaki gösterinin ardından ilçe halkı tarafından olumlu tepkiler aldıklarını belirten Başkan Özel, “Mübalağasız yüzlerce vatandaşımızdan telefonlar, mesajlar aldık. Çok güzel olduğunu, yerinde olduğunu, böyle şeyleri özlediklerini bizlere ilettiler. Böyle bir şeye öncü olmaktan gerçekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. Çok olumlu dönüşler aldık. Gözyaşı döküp, bize sarılan insanlar oldu” ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/terzisinden-pazarcisina-kuaforunden-muhtarina-40-kadin-bir-araya-gelip-belediyenin-bando-takimini-kurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-e-r-z-i-s-i-n-d-e-n-p-a-z-a-r-c-i-s-i-n-a-k-u-a-f-o-r-u-n-d-e-n-m-u-h-1332430-395878.jpg" type="image/jpeg" length="88180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Peyzaj mimarlığını bitirdi, mezar tasarımı ve bakımını yapıyor]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/peyzaj-mimarligini-bitirdi-mezar-tasarimi-ve-bakimini-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/peyzaj-mimarligini-bitirdi-mezar-tasarimi-ve-bakimini-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ERZURUM'da Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü'nden 2023 yılında mezun olan Fahrettin Küçükkenan (26), mezuniyetinin ardından kendi alanında iş bulamayınca kaynak ustası arkadaşı Abdulkadir Ökmen (28) ile mezar bakıcılığı yapmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="P E Y Z A J M I M A R L I G I N I B I T I R D I M E Z A R T A S A R I 1336660 397095" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/p-e-y-z-a-j-m-i-m-a-r-l-i-g-i-n-i-b-i-t-i-r-d-i-m-e-z-a-r-t-a-s-a-r-i-1336660-397095.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p></p>

<p>Erzurum'da kahvehanede oturdukları sırada televizyonda yayınlanan kabir ziyareti haberinden etkilenen iki arkadaş, mezarlıkların daha bakımlı hale getirilmesine yönelik çalışma yapma fikrini hayata geçirdi. Sosyal medya üzerinden hizmet vermeye başlayan ikili; mezar temizliği, peyzaj düzenlemesi, çimlendirme, çiçek ekimi, ağaç dikimi, yazı yenileme ve demir mezarlarda bakım-onarım çalışmaları yapıyor. Özellikle uzun yıllardır Erzurum dışında yaşayan gurbetçilerden yoğun talep aldıklarını belirten Küçükkenan ve Ökmen, hizmet ücretlerinin yapılan işlemlere göre 2 bin ila 20 bin lira arasında değiştiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'SAYFA AÇTIK, İNSANLAR DA TALEP ETTİ'</p>

<p>Okulu bitirdikten sonra işsiz olduğunu söyleyen peyzaj mimarı Fahrettin Küçükkenan, "Şehrimizde bölümümle alakalı bir iş imkanı bulamadım. Böyle bir alan bulduk. Arkadaşım da öncü olunca bir sayfa açtık. İnsanlar da talep etti. Biz de gelip mezarlıkların bakımını, temizliğini, peyzajını, çiçek dikimini yapıyoruz. Mezarların kaybolmaması için silinen isimleri boyuyoruz. İnsanlar da gelemiyor, biz onlara uzaktan görüntüyle gösteriyoruz. Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin bir mezar sistemi var, mevtanın bilgilerini alıyoruz. Adını, soyadını, ölüm tarihini sisteme yazınca bizi mezarın olduğu yere götürüyor. Bizde talebe göre düzenleme yapıyoruz" dedi.</p>

<p>GURBETÇİLERDEN TALEP YOĞUNLUKTA</p>

<p>Yaklaşık bir yıl öncesine kadar işsizlikle mücadele ederken Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne kaynak ustası olarak işe başladığını söyleyen Abdulkadir Ökmen ise "Çorap satmaya varana kadar birçok işte bulundum. Sonunda şükürler olsun yaklaşık bir yıldır mesleğim olan kaynakçılığı, Büyükşehir Belediyesi'nde icra ediyorum. Peyzaj mimarı olan arkadaşım Fahrettin de uzun zaman iş bulamadı. Bir bayram arifesi kahvede otururken insanların mezarları ziyaret etmesi, mezarlıkların akın akın dolması haberleri izledik. ‘Fahrettin peyzaj mimarı, ben kaynak ustasıyım. Bu işi yapabilir miyiz’ diye aklıma bir fikir geldi. Ziyaret eden insanların gelip, kabirlerin daha bakımlı olmasını isteyebilirler diye düşündüm. Sonrasında sosyal medya hesabı açarak yeni bir iş alanı oluşturduk. 20-25 senedir Erzurum’dan gitmiş gurbetçilerimiz rağbet gösterip, yakınlarının kabrini yaptırdılar. Kabirlerde yabani otların temizliği, isimleri gitmişse isimlendirme çalışmasının yapılması, eğer demirdense ve paslanmışsa kırığı döküğü varsa onların tamiratı, isteğe göre çimlendirme çalışması, çiçeklendirme çalışması, çevre peyzajı, ağaç dikimi gibi talepleri yerine getiriyoruz. Vatandaşlarımızın taleplerine göre fiyatlandırma yapıyoruz. 2 bin ile 20 bin TL arasında değişiyor" diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/peyzaj-mimarligini-bitirdi-mezar-tasarimi-ve-bakimini-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/p-e-y-z-a-j-m-i-m-a-r-l-i-g-i-n-i-b-i-t-i-r-d-i-m-e-z-a-r-t-a-s-a-r-i-1336656-397095-1.jpg" type="image/jpeg" length="99058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya’da 3 gün sürecek yoga festivalinde geri sayım]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KAPADOKYA’nın büyüleyici atmosferi bu kez yoga tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. Nevşehir’in tarihi Mustafapaşa bölgesinde düzenlenecek ‘Kapadokya’da Bi’Yoga Fest’, 19-21 Haziran tarihlerinde katılımcıları doğa, nefes ve farkındalık odaklı üç günlük bir deneyimde buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Hindistan Ankara Büyükelçiliği ile Kapadokya Alan Başkanlığı’nın destekleri, Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde ve Kapadokya’da Bi’Yoga’nın organizatörlüğünde gerçekleştirilecek festivalde; yoga seansları, mindfulness çalışmaları, somatik deneyimler, nefes terapileri, sanat atölyeleri ve müzik etkinlikleri yer alacak. Organizasyon aynı zamanda 21 Haziran Uluslararası Yoga Günü kutlamalarına da ev sahipliği yapacak. Festival programında gün doğumunda balon manzarası eşliğinde yoga akışları, vadi yürüyüşleri ve farklı disiplinlerden eğitmenlerle gerçekleştirilecek atölyeler öne çıkıyor. Katılımcılar hem konaklamalı hem de günübirlik seçeneklerle festivale dahil olabilecek. Kapadokya’nın taş sokakları, tarihi dokusu ve sakin atmosferiyle dikkat çeken Mustafapaşa’daki etkinliğin, bölge turizmine de yeni bir soluk getirmesi amaçlanıyor.</p>

<p>‘BÜTÜNSEL BİR YAŞAM ALANI HEDEFLİYORUZ’</p>

<p>Kapadokya’da Bi’Yoga Fest’te bütünsel bir yaşam alanı hedeflediklerini ifade eden Kapadokya’da Bi’Yoga Kurucusu Sinem Sak, “Kapadokya’nın eşsiz doğasında yoga, nefes, somatik hareket, meditasyon, müzik ve topluluk deneyimini bir araya getirerek katılımcıların kendileriyle yeniden bağ kurabilecekleri özel bir alan oluşturduk. Bi’Yoga Fest, Kapadokya’da sürdürdüğümüz çalışmaların doğal bir devamı niteliğinde doğdu. Özellikle Mustafapaşa’nın tarihi dokusu, sakinliği ve dönüştürücü enerjisi bu buluşmanın ruhunu besleyen en önemli unsurlardan biri oldu. Festival boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen eğitmenler, sanatçılar ve uygulayıcılarla birlikte çok katmanlı bir deneyim paylaşacağız” dedi.</p>

<p>‘HERKESİN BİRLİKTE NEFES ALABİLECEĞİ BİR ALAN OLUŞTURDUK’</p>

<p>Festival kapsamında birçok farklı içeriğin de yer aldığını kaydeden Sak, “Vadilerde gün doğumu yoga pratiklerinden somatik deneyimlere, nefes çalışmalarından sanat terapisine, canlı müzik performanslarından köy keşiflerine kadar birçok farklı içerik yer alıyor. 21 Haziran Uluslararası Yoga Günü’nü de festival kapsamında hep birlikte kutlayacak olmak bizim için ayrıca çok kıymetli. Amacımız, Kapadokya’nın kültür, sanat, hareket ve bütünsel yaşam alanında uluslararası ölçekte yeni bir buluşma noktası haline gelmesine katkı sunmak. Herkesin kendi ritmini keşfedebileceği, yavaşlayabileceği ve birlikte nefes alabileceği bir alan oluşturmak için heyecanla hazırlanıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Festivalin program akışı ise şöyle;</p>

<p>19 Haziran Cuma; Açılış, Keşif ve İçsel Yolculuk</p>

<p>Salon 1 - Bir’lik: Bi’Yoga &amp; Bi’Ses Somatik Yoga – Sinem Yıldız Sak &amp; Ses Meditasyonu – Aslı Aslankalp</p>

<p>Salon 3 - Har’eket: Basit Mobilite ve Doğru Esneklik, Umutcan Öcal</p>

<p>Salon 2 - Dem’lenme: Embodiment: Duygularla Beden Aracılığıyla Çalışmak, Gülşah Aygün</p>

<p>Salon 3 - Har’eket: An’ın Gücü, Hatha Yoga ile duruşun gücünü keşfetmek, Naife Sevdalı</p>

<p>Salon 1 - Bir’lik: Somatik Dans ve Oryantal Atölyesi, Şaziye Özlem Turan</p>

<p>20 Haziran Cumartesi; Doğa ve Denge</p>

<p>Vadide Balon eşliğinde Gün Doğumu Bi’Yoga, Sinem Yıldız Sak</p>

<p>Salon 3 – Har’eket: An’a Hareket, Vinyasa Yoga ile an’ın içinde güç ve denge, Naife Sevdalı</p>

<p>Salon 1 – Bir’lik: Kalbin Yankısı, Yoga &amp; Meditatif Sanat Terapi, Devrim Akkaya Kaçmaz</p>

<p>Salon 2 – Dem’lenme: Yoga Terapi, Omurganın fizyolojik ve psikolojik işlevleri, Gülşah Aygün</p>

<p>Salon 3 – Har’eket: Güç ve Stabilite, Umutcan Öcal</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salon 2 – Dem’lenme: Yin Yoga – “Olduğu Gibi, Olduğu Yerde”, Burcu Atasoy Mustafapaşa Köyü &amp; Manastır Vadisi Turu Ünlü Kapıları ve Hikâyesi: Turist Rehberi ve Sanat Tarihçisi Öğr. Gör. Mert Kırık, Kapadokya Üniversitesi Live in Cappadocia, Konser</p>

<p>21 Haziran Pazar</p>

<p>Festivalin son günü olan 21 Haziran’da ise Uluslararası Yoga Günü’ne özel program gerçekleştirilecek. Saklıvadi’de düzenlenecek Bi’Yoga pratiği, DJ performansı ve kahve partisi ile festival sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/k-a-p-a-d-o-k-y-a-d-a-3-g-u-n-s-u-r-e-c-e-k-y-o-g-a-f-e-s-t-i-v-a-l-1335798-396868.jpg" type="image/jpeg" length="48443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konya Ovası’nda Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekoltesi bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/konya-ovasinda-cumhuriyet-tarihinin-en-yuksek-rekoltesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/konya-ovasinda-cumhuriyet-tarihinin-en-yuksek-rekoltesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKİYE'nin 'tahıl ambarı' olarak bilinen ve son yıllarda kuraklık tehlikesinin yaşandığı Konya Ovası’ndaki yağışlar, çiftçiyi umutlandırdı. Yağışlarla kıraç arazilerin bile sulanmasına gerek kalmadığını ifade eden Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, “Yağış anlamında uzun yılların değerlendirmesine baktığımız zaman Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekoltelerinden birini elde edebileceğimiz bir potansiyeldeyiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>'Türkiye'nin tahıl ambarı' olarak bilinen, 2 milyon 200 bin hektarlık ekim alanına sahip ve geçen yıllarda kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalınan Konya Ovası'nda kış ve ilkbaharda gerçekleşen yağmur ve kar yağışı, çiftçiye umut oldu. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, konuya ilişkin açıklamasında, “Geçen yıl tüm ülke, genelinde, son 50-60 yılın en kurak sezonunu yaşadı diyebiliriz. Geçmiş yıllarda da kuraklık oluyordu ama bölgesel oluyordu. Ama geçen yıl tüm ülke hattında çok büyük bir kuraklık yaşadı. Bir, iki bölgemiz kısmi yağış aldı ama çoğu yerde bu hissedildi. Bu yıl da tam tersi olarak, tüm ülke hattında aşağı yukarı uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış aldı. Mayıs ayının başına kadar Türkiye geçen yıla göre yüzde 73 daha fazla yağış aldı” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Soylu, “Geçtiğimiz hafta içindeki yağışları da ilave edersek bu rakamın bir miktar daha yukarı çıktığını söyleyebiliriz. Hem olumlu yönleri var, hem olumsuz yönleri var. Özellikle su kaynaklarımızın desteklenmesi açısından oldukça önemli. Barajların doluluk oranı, yağışa bağlı üretim yapan çiftçilerimiz, özellikle buğday, arpa üreticilerimiz için son derece önemli katkılar var. Tarımsal açıdan değerlendirecek olduğumuzda, tarımda biz yağışı, dönemsel olarak, bitkilerin ihtiyacı olan dönemde yeterli miktarda düşmesini isteriz. Fazla yağış hem bitkilerin kök bölgesinin havasız kalmasına, çeşitli hastalıkların artmasına ve dolayısıyla verimde de azalmalara neden oluyor. Ama yeterli miktarda yağdığı zaman da bu yüksek verim ve rekolte açısından ciddi potansiyel oluşturuyor. Konya Ovası'nda, bu yönüyle yılbaşına kadar aslında yine olumsuz bir periyot seyretti. Ama özellikle ocak ayından itibaren Konya Ovası'na çok ciddi miktarda yağış düştüğünü söyleyebiliriz. Geçen yıla göre yüzde 90 daha fazla yağış aldık. Ekim ayından, mayıs başına kadar bu son derece önemli” diye konuştu.</p>

<p>'ŞU ANDA GİDİŞAT İYİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarımın üstü açık bir fabrika olduğunu belirten Prof. Dr. Soylu, “Ürün ambara girinceye kadar risk faktörü her zaman var. Geçtiğimiz gün Adana Ceyhan'da dolu yağışı, ciddi zararlar oluşturdu. Onun dışında bölgemizde de zaman zaman mesela Yunak ilçemizde ciddi sel şeklinde sıkıntılar oluştu. Ama tabii ki bunlar lokal. Genel değerlendirdiğimiz zaman aslında şu anda gidişatın iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ülke genelinde de çok büyük olumsuzluklar karşımıza çıkmıyor. Nemli ve yağışlı giden bu periyot, özellikle tarım alanlarında mantar hasarlarını tetiklediğini söyleyebiliriz. Bunlar bir miktar verim ve kaliteye olumsuz yansıyacaktır ama genele baktığımız zaman uzun yılların değerlendirmesine yani Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekoltelerinden birini elde edebileceğimiz bir potansiyeli barındırıyor” diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/konya-ovasinda-cumhuriyet-tarihinin-en-yuksek-rekoltesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/k-o-n-y-a-o-v-a-s-i-n-d-a-c-u-m-h-u-r-i-y-e-t-t-a-r-i-h-i-n-i-n-e-n-1334949-396625.jpg" type="image/jpeg" length="22906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[500 bin yıllık mamut fosilinin de sergilendiği müzeyi yaklaşık 100 bin kişi gezdi]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/500-bin-yillik-mamut-fosilinin-de-sergilendigi-muzeyi-yaklasik-100-bin-kisi-gezdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/500-bin-yillik-mamut-fosilinin-de-sergilendigi-muzeyi-yaklasik-100-bin-kisi-gezdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ERZURUM'da, 2023 yılında hizmete açılan 'Erzurum Müzesi'ni, 1 yılda yaklaşık 100 bin kişi ziyaret etti. Müzede Kalkolitik, Tunç, Demir çağları ile Helenistik, Roma, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserlerinin yanı sıra 500 bin yıllık mamut fosili de sergileniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="500 B I N Y I L L I K M A M U T F O S I L I N I N D E S E R G I L 1326929 394166" height="702" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/500-b-i-n-y-i-l-l-i-k-m-a-m-u-t-f-o-s-i-l-i-n-i-n-d-e-s-e-r-g-i-l-1326929-394166.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="500 B I N Y I L L I K M A M U T F O S I L I N I N D E S E R G I L 1326920 394164" height="594" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/500-b-i-n-y-i-l-l-i-k-m-a-m-u-t-f-o-s-i-l-i-n-i-n-d-e-s-e-r-g-i-l-1326920-394164.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="500 B I N Y I L L I K M A M U T F O S I L I N I N D E S E R G I L 1326918 394164" height="624" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/500-b-i-n-y-i-l-l-i-k-m-a-m-u-t-f-o-s-i-l-i-n-i-n-d-e-s-e-r-g-i-l-1326918-394164.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="500 B I N Y I L L I K M A M U T F O S I L I N I N D E S E R G I L 1326917 394164" height="725" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/500-b-i-n-y-i-l-l-i-k-m-a-m-u-t-f-o-s-i-l-i-n-i-n-d-e-s-e-r-g-i-l-1326917-394164.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p></p>

<p>Yakutiye ilçesindeki tarihi Üç Kümbetler'in yanına inşa edilen ve 2023 yılında hizmete giren Erzurum Müzesi, sinevizyon, laboratuvar, çocuk oyun alanı, kütüphane ve konferans salonları ile kent kültür ve turizmine hizmet veriyor. Kalkolitik, Tunç, Demir çağları ile Helenistik, Roma, Doğu Roma, Selçuklu, Saltuklu, İlhanlılar, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait eser ve görsellerin yer aldığı müzede Erzurum'un Pasinler ilçesi Yayladağı köyünde 1986-87 yılları arsında yapılan kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan yaklaşık 500 bin yıllık mamut fosili de sergileniyor.</p>

<p>ÖDÜLLÜ MÜZE</p>

<p>Osmanlı ve Selçuklu dönemleri, Milli Mücadele dönemi, halk oyunları ve Oltu Taşı işlemeciliği gelişimi ve tarihçesi ile ilgili eserler ve görsellerin yer aldığı Erzurum Müzesi, Dünya Mimarlar Örgütü tarafından 'İç Mimari Tasarım ve Uygulama' alanında 2023 yılı ödülüne layık görüldü. 2 bine yakın eserin sergilendiği müzeyi 1 yılda 100 bine yakın ziyaretçi gezdi.</p>

<p>Müzeler Günü etkinlikleri kapsamında kentin tarih, kültür ve turizmine hizmet veren müzeyle ilgili bilgi veren Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç, bugünden 10 bin yıl öncesinden başlayıp Cumhuriyet dönemine kadar kentin tarihi gelişiminin hem görsel tarihi eserler hem de dijital materyallerle sergilendiğini söyledi. Müzede Kalkolitik dönemlerde kullanılan el ve iş aletleri, Tunç Dönemi'nden çanak, çömlek, metal parçalar, giyim ve kuşam malzemelerinin yer aldığını belirten Genç, Karaz dönemini de balçıktan yaptıkları ev ve balmumu heykellerle canlandırdıklarını bildirdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/500-bin-yillik-mamut-fosilinin-de-sergilendigi-muzeyi-yaklasik-100-bin-kisi-gezdi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/500-b-i-n-y-i-l-l-i-k-m-a-m-u-t-f-o-s-i-l-i-n-i-n-d-e-s-e-r-g-i-l-1326930-394166.jpg" type="image/jpeg" length="92426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nene Hatun'un 1952 yılında çekilen görüntüleri ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OSMANLI-Rus Savaşı’nın kadın kahramanı Nene Hatun'un Aziziye Tabyası'nın açılışındaki görüntüleri ortaya çıktı. 'Arşiv Belgeleri Işığında Nene Hatun' konulu konferans veren tarihçi Akın Aktaş'ın paylaştığı arşiv görüntülerde 30 Ağustos 1952’de Aziziye Tabyaları’nın açılışı ve törene katılan Nene Hatun yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="A Z I Z I Y E D E S T A N I N I N K A H R A M A N I N E N E H A T U N 1324811 393543" height="608" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-z-i-z-i-y-e-d-e-s-t-a-n-i-n-i-n-k-a-h-r-a-m-a-n-i-n-e-n-e-h-a-t-u-n-1324811-393543.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="A Z I Z I Y E D E S T A N I N I N K A H R A M A N I N E N E H A T U N 1324813 393543" height="620" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-z-i-z-i-y-e-d-e-s-t-a-n-i-n-i-n-k-a-h-r-a-m-a-n-i-n-e-n-e-h-a-t-u-n-1324813-393543.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="A Z I Z I Y E D E S T A N I N I N K A H R A M A N I N E N E H A T U N 1324814 393543" height="609" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-z-i-z-i-y-e-d-e-s-t-a-n-i-n-i-n-k-a-h-r-a-m-a-n-i-n-e-n-e-h-a-t-u-n-1324814-393543.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Tarihte 93 harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Erzurum halkı Aziziye Tabyası'nda tarihe geçen bir zafere imza attı. 9 Kasım 1878 sabahı Aziziye Tabyası'nın Ruslar tarafından işgal edildiğini ve Türk askerinin zorda olduğunu duyan Erzurumlular balta, kürek, kazma, sopa, dirgen gibi aletlerle yardıma koştu. Aziziye tabyasındaki kahramanlardan biri olan Nene Hatun, kundaktaki bebeğini eve bırakarak, baltayla Aziziye Tabyası'ndaki Türk askerine yardıma gitti, Ruslara karşı direnişinin simgesi haline geldi.</p>

<p>OĞLU DOĞU CEPHESİNDE ŞEHİT OLDU</p>

<p>Nene Hatun'un vefatının 71'inci yıl dönümü sebebiyle Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK), Erzurum Lisesi ve Nene Hatun Kız Anadolu Lisesi iş birliğiyle anma töreni düzenlendi. Erzurum Lisesi Kültür Merkezi'ndeki törene 27'nci dönem Erzurum Milletvekili Naci Cinisli, ERVAK Başkanı Erdal Güzel, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Törende 'Arşiv Belgeleri Işığında Nene Hatun' konulu bir konferans veren tarihçi Akın Aktaş, 1 Temmuz 1854 tarihinde Pasinler ilçesine bağlı Çeperli köyünde doğan Nene Hatun'un soyadının Kırkgöz olduğunu, 4 erkek, 2 kız çocuğu olduğunu söyledi. 101 yaşında 22 Mayıs 1955 yılında hayatını kaybeden Nene Hatun'un Abdurrahman ismindeki oğlunun Doğu Cephesi'nde 1914 yılında şehit olduğunu anlatan Aktaş, "Nene Hatun'un 2 çocuğu Çanakkale'de şehit oldu' diye bilgi var. Nene Hatun'un çocuklarından Abdurrahman, Çanakkale Savaşı'nda değil Doğu cephesinde şehit olduğu tespit edildi. 9'uncu Kolordu 84'üncü Alay 1'inci Tabur 2'nci Bölükte görev yapan Abdurrahman, Nene Hatun'un şehit olan çocuğu. Osmanlı kayıtlarında çocuklar baba üzerinden sorgulanır. Ben bütün cepheleri araştırdım. Erzurum'un Pasinler ilçesinde şehit olan ismi Abdurrahman olan tek çocuk var. Şehadet tarihi de 1914" dedi.</p>

<p>KONFERANSTA GÖRÜNTÜLERİ PAYLAŞTI</p>

<p>Tarihçi Akın Aktaş, konferansında Nene Hatun'un 1952 yılında çekilen görüntülerini de paylaştı. Görüntülerde, 30 Ağustos 1952 tarihinde Aziziye Tabyası'nın açılışı sebebiyle düzenlenen törene Nene Hatun'un da katıldığı görülüyor. Aziziye destanının temsili olarak canlandırıldığı arşiv görüntülerde askeri ve mülki erkanın Nene Hatun'un elini öptüğü de görülüyor.</p>

<p>Türk tarihinin en çok bilinen 3 kadınından biri olan Nene Hatun'la ilgili 2019 yılında araştırmaya başladığını belirten Aktaş, görüntülerin TRT'nin arşivlerinde yer aldığını kaydetti. 8-9 Kasım 1878 tarihinde Erzurum Aziziye Tabyaları’nda gösterdiği kahramanlık neticesinde Nene Hatun'un halk tarafından tanındığını kaydeden Aktaş, "Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra, gazeteciler ve araştırmacılar tarafından araştırılan Nene Hatun'un hayatı birçok gazetede neşredilmeye başlandı. Nene Hatun'a ilk destek veren devlet görevlisi Orgeneral Nurettin Baransel oldu. Üçüncü Ordu'nun Ninesi seçilip, başta ekonomik sorunları olmak üzere birçok sorunu çözüldü. Bir ev hediye edildi. Sonrasında, Vatana Hizmet Tertibinden maaş bağlandı" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜRKİYE'DE SEÇİLEN İLK YILIN ANNESİ</p>

<p>Nene Hatun'un 5 Mayıs 1955 tarihinde Türkiye'de seçilen ilk yılın annesi olduğunu belirten tarihçi Aktaş, “5 Mayıs 1955 tarihinde Türkiye'de seçilen ilk yılın annesi oldu. Adı birçok kitaba ve filme konu olan bu kahraman Türk kadını, 22 Mayıs 1955 tarihinde, 101 yaşında zatürre hastalığından vefat etti. Resmi cenaze töreni düzenlendi. Lala Paşa Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Aziziye Tabyaları’na defnedildi” dedi.</p>

<p>Konferans sonunda Halk Ozanı Fuat Çerkezoğlu, Nene Hatun için kaleme aldığı şiiri okudu. Tören Erzurum Lisesi Müdürü Ömer Coşkun ile Nene Hatun Kız Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Taşer'in tarihçi Akın Aktaş'a plaket vermesiyle sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-z-i-z-i-y-e-d-e-s-t-a-n-i-n-i-n-k-a-h-r-a-m-a-n-i-n-e-n-e-h-a-t-u-n-1324810-393543.jpg" type="image/jpeg" length="42264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rehber Köpekler Derneği Başkanı Tunçer: Türkiye'de aktif 8 rehber köpek bulunuyor; 300 görme engelli sırada bekliyor]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/rehber-kopekler-dernegi-baskani-tuncer-turkiyede-aktif-8-rehber-kopek-bulunuyor-300-gorme-engelli-sirada-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/rehber-kopekler-dernegi-baskani-tuncer-turkiyede-aktif-8-rehber-kopek-bulunuyor-300-gorme-engelli-sirada-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKİYE’de görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve onlara yardımcı olmak için eğitilen rehber köpeklerin sayısı 8. 7 köpek ise terapi köpeği olarak hizmet veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="R E H B E R K O P E K L E R D E R N E G I B A S K A N I T U N C E R 1309876 389416" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/r-e-h-b-e-r-k-o-p-e-k-l-e-r-d-e-r-n-e-g-i-b-a-s-k-a-n-i-t-u-n-c-e-r-1309876-389416.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="R E H B E R K O P E K L E R D E R N E G I B A S K A N I T U N C E R 1309904 389416" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/r-e-h-b-e-r-k-o-p-e-k-l-e-r-d-e-r-n-e-g-i-b-a-s-k-a-n-i-t-u-n-c-e-r-1309904-389416.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="R E H B E R K O P E K L E R D E R N E G I B A S K A N I T U N C E R 1309905 389416" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/r-e-h-b-e-r-k-o-p-e-k-l-e-r-d-e-r-n-e-g-i-b-a-s-k-a-n-i-t-u-n-c-e-r-1309905-389416.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Bir köpeğin eğitimleri ise sürüyor. Gönüllü ailelerin yanında 2 yıl boyunca kalan ardından dernekte 1 aylık eğitimden geçirilen rehber köpekler, sahiplerine günlük yaşamda güvenli ve bağımsız hareket etme imkanı sağlıyor. Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer, "Gönüllülere ihtiyacımız var, köpek bağışına ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil ama rehber köpek gerçekten göremeyen kişiye güvenli bir şekilde yürüme, güvenli bir şekilde toplumda yer almayı sağlıyor. Göremeyen kişiler sayının artmadığını sürekli söylüyor ama sizlerin de bizimle birlikte olması lazım. Sizin de taleplerinizi artırmanız gerekiyor. Sırada 300 kişi var ama bunu isteyen daha fazla kişi olduğunu biliyoruz; başvurularını bekliyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p>Türkiye'de 2014 yılında çalışmaya başlayan Rehber Köpekler Derneği, görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran rehber köpeklerin sayısını artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Görme engelli bireylerle eşleştirilen ve 1 aylık alışma süreci geçiren rehber köpeklerin mama, veteriner ve bakım giderleri ömür boyu dernek tarafından karşılanıyor.</p>

<p></p>

<p>'KÖPEK BAĞIŞINA İHTİYACIMIZ VAR'</p>

<p>Türkiye'de farkındalık yarattıklarını belirten Rehber Köpekler Derneği Başkanı Nurdeniz Tunçer, "Biz herşeyin ilkini yaşadık. Rehber köpek nedir, nasıldır anlattık, nabız yokladık. Bunun olabileceğini anladıktan sonra diğer rehber köpek adaylarımızı yetiştirmeye başladık. Türkiye'deki farkındalığı yarattık; bu anlamda ilk sivil toplum kuruluşuyuz ve misyonumuz aslında rehber köpek yetiştirmenin yanı sıra, bu bağlamda rehber köpekler nasıl yetişir, toplumda nasıl yer alır, yasal süreçler nasıldır ve kamuoyundaki bilinirliğini artırmak. Hedefimize yaklaştık diyebilirim ama daha çok çalışmamız gerekiyor. Rehber köpeklerin sayısının artması için farkındalığın daha da iyi olması gerekli. Gönüllülere ihtiyacımız var gönüllü ailelere ihtiyacımız var; köpek bağışına ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil ama rehber köpek gerçekten göremeyen kişiye güvenli bir şekilde yürüme, güvenli bir şekilde toplumda yer almayı sağlıyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>'TÜRKİYE'DE AKTİF ÇALIŞAN 8 REHBER KÖPEK 7 TERAPİ KÖPEĞİMİZ VAR'</p>

<p>Başkan Tunçer, "10 yaşında görme kaybım başladı, yüzde 80 bir hafta içinde kaybettim. 30 yaşına kadar görme oranım stabildi. 30 yaşından sonra görme kaybımın oranı çok yükseldi ve tam o sırada rehber köpek kavramıyla tanıştım. Aktif çalışan Türkiye koşulları içerisinde, Türkiye'de 8 tane rehber köpek var; 7 tane terapi köpeğimiz var, her 5 köpekten biri gibi diyebiliriz. Şu an gönüllü ailemiz aday olarak 4 tane var, yeni köpeklerimiz gelecek, yeni rehber köpeğimiz olacak son safhada, 4 de gönüllü ailemiz var" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'DÜNYADA REHBER KÖPEK SAYISI 35-40 BİN CİVARI'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tunçer, "Göremeyen kişilere karşı algının biraz daha yükselmesi gerekiyor. Bu toplumda hepimiz varız. Birlikte yaşayabilmek için erişilebilirlik kurallarının daha iyi uygulanması ve toplumda insanların göremeyen kişilere karşı algının daha da iyi hale gelmesi lazım. Standartların dışına çıkmadan çok daha fazla kurum ve kuruluşun bu projeye iştirak ederek sayının artması gerekiyor. İnsanların dışarı çıkması gerekiyor. Biz farklı olabiliriz, görme engelli olabiliriz ama biz de bu toplumun parçasıyız. En önemlisi eğitim; eğitimle aşılamayacak engel yoktur diyorum. Dünyada rehber köpek sayısını 35-40 bin civarı diye biliyorum ve gerçekten rehber köpekler hayatı kolaylaştıran gerçek dostlarö diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'SIRADA 300 KİŞİ VAR'</p>

<p>Tunçer, "Önümüzdeki dönemde uzun vadeli hedefimiz sürdürülebilirliği sağlamak, kurumsallaştırmak; bunun sonraki aşamada kendi başına yürür hale gelmesini sağlamak. Bunun için eğitmen sayısının artması gerekiyor, kaynakların artması gerekiyor. Sürdürülebilir kaynakları hedefliyoruz ve daha fazla da gönüllü aileye, gönüllüye ihtiyacımız var. Biz sizin için buradayız, birlikte varız. Göremeyen kişiler sayının artmadığını sürekli söylüyor ama sizlerin de bizimle birlikte olması lazım. Sizin de taleplerinizi artırmanız gerekiyor. Sırada 300 kişi var ama bunu isteyen daha fazla kişi olduğunu biliyoruz; başvurularını bekliyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p>'BİR CANLIYLA İLERLEMEK KEYİFLİ VE İNSANI RAHAT ETTİREN BİR DUYGU'</p>

<p>Bir aylık eğitim sonrası rehber köpekle yaşamına devam eden Nazan Onat ise, "2018 yılında Rehber Köpekler Derneği ile tanıştık, daha sonrasında da görüşmek için randevu aldık. Beraber yaptığımız görüşmenin neticesinde bizimle ilgili bilgiler alındı; yürüyüş tempomuz, boyumuz, kilomuz, yaşam standartlarımız gibi. Daha sonrasında da uygun bir köpekle eşleşebilmek için bekleme sürecine girdik. Eğitimimiz yaklaşık 1 ay kadar sürüyor; 15 gün yatılı, 15 gün de bizim yaşam alanımız içerisinde; iş yerimiz, evimiz, en çok gittiğimiz mekanlar üzerinden çalışmalarımız oluyor. Eğer köpekle ben, o 1 hafta yalnız başımıza sorunsuz ilerleyebiliyorsak, daha sonrasında da artık tamamen köpek bana geçmiş oluyor. Herşeyden önce yaşama daha güvenli bakabilmemizi sağladı çünkü çok pozitif canlılar ve bizim yaşamımızı da çok olumlu anlamda geliştiriyorlar. Kendinizi daha güvende hissediyorsunuz. Daha öncesinde bir beyaz baston eğitimi de almıştım ama bir canlıyla ilerlemek çok daha keyifli ve insanı rahat ettiren bir duygu. O sizin adınıza herşeye karar veriyor; hangi yolun daha güvenli olduğunu, hangi yerden daha rahat gidebileceğinize dair ve siz sadece köpeğe güvenmekle mükellefsiniz. Geri kalan herşeyi o hallediyor. Bir görme engellinin sorunsuz ilerleyebilmesi için tüm konforu almış oluyorlar. O nedenle ben çok mutluyum ve Shadow ile beraber ilerlediğimiz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Köpeğimin adı Shadow. Yaklaşık 2 senedir beraber yaşıyoruz; Haziran ayında tam 2 sene olacak. Şu anda 4 yaşında. Shadow hayatımıza girdiğinden beri eşim de kendini çok rahat hissediyor; güvenle bizi rahat bırakabiliyor. Biz de keyifliyiz, psikolojik olarak da çok faydasını gördük, yaşam konforu açısından da çok büyük faydalarını gördük" dedi.</p>

<p></p>

<p>'24 SAAT BENİMLE BERABER'</p>

<p>Onat, "Shadow 24 saat benimle beraber, iş yerinde de beraberiz. Ben kamu kuruluşunda çalışıyorum, devlet memuruyum. Doktor hatasıyla yaşadığım bir süreçten ötürü yaklaşık bir 20 yıldır görme kaybı yaşıyorum. Bu 20 yıllık süreçte işte bazen nakillerle gördüğüm süreçlerim var ama yaklaşık 8 yıldır artık tamamen görme yetimi kaybetmiş durumdayım. Shadow hem dostum hem gözüm. Shadow birçok şey oldu aslında. Bize başka bir pencere açtılar. Eşleşebildiğimiz için kendimi çok şanslı hissediyorum. Derneğimizle iyi ki tanışmışız. Umarım insanlar durumun çok daha farkında olur. Çok sık dışarı çıkmaya çalışıyoruz; farklı şehirler, farklı alanlara gidiyoruz. O bilinci uyandırmaya çalışıyoruz. Daha fazla köpek, daha fazla görme engelli sokaklarda olsun" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'KÖPEKLERİMİZ BAĞIŞ YOLUYLA GELİYOR'</p>

<p>Rehber Köpek ve Hareketlilik Eğitmeni Burcu Bora, "Türkiye'de aktif olarak çalışan 8 rehber köpeğimiz, 7 de terapi köpeğimiz var ve bir tane de köpeğimiz şu an rehber köpek eğitimi alıyor. Rehber Köpekler Derneği olarak Golden Retriever ve Labrador Retriever ırklarını tercih ediyoruz. Bunlar Türkiye coğrafi şartlarına uygun ırklar, hızlı eğitilebiliyorlar, sosyal köpekler ve aynı zamanda çift kürklü olmalarından kaynaklı olarak coğrafi şartlarımıza ve iklim şartlarımıza uygun ırklar. Eğitim aşamalarımızı ilkokul, ortaokul ve lise eğitimi olarak ele alıyorum. İlkokul eğitimi, köpeklerimiz bize bağış yoluyla geliyorlar. Onlara bir yavru eğitim testi yapıyoruz. Bu testi geçen köpeklerimiz ilkokul eğitimi olan gönüllü ailelerimize gidiyorlar. Gönüllü ailelerimiz de gönüllüler isimlerinde de geçtiği gibi. Biz onların mama ve veteriner masraflarını derneğimiz ve sponsorlarımızla birlikte karşılıyoruz. Onlardan istediğimiz şey köpeğimizin refahını sağlamak, benim vermiş olduğum eğitim sistemini uygulamak ve daha gönüllü bakıcı aile olmaya karar vermeden önce verdiğimiz kitapçığı incelemeleri" dedi.</p>

<p></p>

<p>'15 GÜNLÜK EĞİTİMİ BAŞARIYLA GEÇERSE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİYORUZ'</p>

<p>Derneğe başvuran görme engellilerle görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bora, "Köpeğimizin boyu, kilosu, yürüyüş hızı, hangi kadın sesten mi hoşlanıyor, erkek sesinden mi hoşlanıyor, o tınıları önemli oluyor. Ona göre bir görme engelli buluyoruz. Bu süreçte aynı zamanda görme engellinin boyu da çok önemli oluyor. O yüzden derneğimize başvuran görme engellilerimize 4 ila 7 defa bir görüşme sağlıyoruz. Burada aynı zamanda ev ziyaretini de gerçekleştiriyoruz. Mükemmel bir eşleştirme yapmamız gerekiyor. O yüzden de köpeğimizle görme engellimiz benimle birlikte 15 gün geçiriyorlar. Totalde 1 aylık bir eğitim sürecimiz oluyor. 15 günlük eğitimi başarıyla geçerse görme engellimiz ve köpeğimiz, ikinci aşamaya geçiyoruz. Orada da 2 haftalık bir eğitim süreci oluyor. Bu tamamen görme engellinin hayatına yönelik oluyor. Bu 1 aylık eğitim bittikten sonra 1 hafta ben görme engellimi ve köpeğimi izin veriyorum; bensiz yapabiliyorlar mı diye bakıyoruz. Bu süreçte de eğer bana ihtiyaçları yoksa onlarla birlikte de artık 6 aylık ve senelik kontrollerimizi gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'AMACIMIZ REHBER KÖPEK OKULUMUZUN OLMASI'</p>

<p>Bora, "Rehber köpeklerimiz havlamaz, ısırmaz ve insanların üzerine atlamaz. Bunlar üzerine eğitim alıyorlar. Bu eğitimden genelde 2 yaşında mezun oluyor. Benden mezun olduktan sonra da görme engelliyle yaşamaya başlıyorlar. Genelde bağış yoluyla köpeklerimiz geliyor. Bu da bazen tanıdıklardan bazen de aslında derneğimizi duyup bizimle iletişime geçen insanlardan sağlanıyor. Bağış yoluyla sahipleniyoruz, gidiyoruz biz yavrulara test yapıyoruz. Testin sonucunda hangisi geçerse derneğimizin bünyesine noter huzurunda sahipleniyoruz. Türkiye'de aktif olarak görev yapan 8 tane rehber köpek ve kullanıcısı var. Biz burada eğitimlerimizi gerçekleştirmiyoruz, tamamen sokaklardayız. Kar, yağmur, çamur demeden, sıcaklık demeden köpeklerimizle yaklaşık günde minimum 9-10 saat çalışıyoruz, tabii onlar da çalışmak isterse. Amacımız bir rehber köpek okulumuzun olması, daha fazla eğitmenin olması ve daha fazla rehber köpek adayının olması. Rehber köpekler iyi ki var, onların farkındalığının daha da fazla artacağına ve insanların bunu daha hızlı öğreneceğine inancım hala var" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/rehber-kopekler-dernegi-baskani-tuncer-turkiyede-aktif-8-rehber-kopek-bulunuyor-300-gorme-engelli-sirada-bekliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/r-e-h-b-e-r-k-o-p-e-k-l-e-r-d-e-r-n-e-g-i-b-a-s-k-a-n-i-t-u-n-c-e-r-1309906-389416.jpg" type="image/jpeg" length="73735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[32 yıllık caretta mücadelesi; 1,5 milyon yavru denize ulaştı]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/32-yillik-caretta-mucadelesi-15-milyon-yavru-denize-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/32-yillik-caretta-mucadelesi-15-milyon-yavru-denize-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANTALYA Belek kumsalında Belek Turizm Yatırımcıları Birliği tarafından (BETUYAB) yürütülen nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağalarını koruma projesi, 28 yılı Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) iş birliğiyle olmak üzere 32 yıldır devam ediyor. 32 yıllık süreçte 44 bin 839 yuvadan 1 milyon 513 bin 316 yavru denize ulaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="32 Y I L L I K C A R E T T A M U C A D E L E S I 15 M I L Y O N 1312007 389994" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/32-y-i-l-l-i-k-c-a-r-e-t-t-a-m-u-c-a-d-e-l-e-s-i-15-m-i-l-y-o-n-1312007-389994.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /><img alt="32 Y I L L I K C A R E T T A M U C A D E L E S I 15 M I L Y O N 1312010 389994" height="825" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/32-y-i-l-l-i-k-c-a-r-e-t-t-a-m-u-c-a-d-e-l-e-s-i-15-m-i-l-y-o-n-1312010-389994.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p></p>

<p>Antalya'nın Serik ilçesine bağlı dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Belek'te, 1994 yılından bu yana yürütülen nesli tehlike altındaki ‘caretta caretta’ türü deniz kaplumbağalarını koruma projesinde 32 yıl geride kaldı. Mayıs ayının ikinci haftasında 2026 caretta sezonunun da açıldığı Belek kumsalı, 29,3 kilometre uzunluğu ve oluşan yuva yoğunluğu bakımından Akdeniz havzasındaki en büyük yuvalama alanı olarak biliniyor.</p>

<p>MÜCADELE 1994'TE BAŞLADI</p>

<p>BETUYAB öncülüğünde Belek kumsalında ilk çalışmalar farklı ekipler tarafından 1994 yılında başladı. İlk yıl sadece 68 yuva tespit edilebildi. 1995'te 150 civarı, 1996'da 153, 1997'de 168 yuva belirlendi. Bu dört yıllık süreçte toplam 539 yuvadan yaklaşık 18 bin yavru deniz kaplumbağası denize ulaştı. Sonraki yıllarda Belek Özel Çevre Koruma Bölgesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün EKAD'a yaptırdığı projeler, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ile işbirliği ve BETUYAB’ın da EKAD’a verdiği destek ile çalışmalar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM ÖRNEĞİ</p>

<p>BETUYAB Başkanı Ali Özdoğan, caretta carettaların Belek'in doğal mirasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun en önemli değerlerinden biri olduğunu söyledi. Özdoğan, 32 yıldır kesintisiz devam eden çalışmaların yalnızca bir doğa koruma projesi değil, aynı zamanda Belek'in sürdürülebilir turizm anlayışının en güçlü örneklerinden biri olduğunu kaydetti. Belek'in yalnızca dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri değil, aynı zamanda çok kıymetli doğal yaşam alanlarına sahip özel bir bölge olduğunu kaydeden Özdoğan, “Caretta carettalar da bu doğal mirasın en önemli parçalarından biri. 1994 yılında başlayan bu çalışmaların 32'nci yılına ulaşması, bölgemizde doğa koruma bilincinin ne kadar güçlü şekilde yerleştiğinin en somut göstergesi" dedi.</p>

<p>BÖLGE HALKI DAHA BİLİNÇLİ VE DUYARLI</p>

<p>İlk yıllarda deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik farkındalığın bugünkü seviyede olmadığına işaret eden Ali Özdoğan, “Ancak geçen yıllar içerisinde kamu kurumlarımız, bilim insanlarımız, yerel yönetimlerimiz, turizm tesislerimiz ve bölge halkımızın ortak katkısıyla örnek bir model oluşturuldu. Bugün Belek'te faaliyet gösteren turizm tesislerimiz yuvaların korunması, kumsal düzenlemeleri ve bilinçlendirme çalışmaları konusunda büyük hassasiyet göstermektedir. Bu iş birliği sayesinde Belek, Akdeniz'in en önemli caretta caretta yuvalama alanlarından biri olmayı sürdürmektedir" diye konuştu.</p>

<p>'TURİSTLER CARETTALARI BİLEREK GELİYOR'</p>

<p>Turizmin artık sadece tesis kalitesiyle değil, çevreye, doğal yaşama ve sürdürülebilirliğe verilen önemle de değerlendirildiğini belirten Özdoğan, “Dünyanın birçok ülkesinden gelen misafirlerimiz, carettaların yaşadığı ve korunduğu bir bölgede tatil yaptıklarını bilerek Belek'i tercih etmektedir. Bu durum bölgemizin uluslararası marka değerine de önemli katkı sağlamaktadır. BETUYAB olarak doğa ile uyumlu turizm anlayışını her zaman öncelikli görüyoruz. 32 yıldır kesintisiz devam eden bu örnek projenin oluşmasında emeği geçen EKAD ekibine, gönüllülerimize, kamu kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve tüm turizm tesislerimize teşekkür ediyorum. Bölgemizin doğal değerlerini koruyan her çalışmanın destekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>EKAD 28'İNCİ YILINA GİRDİ</p>

<p>EKAD Başkanı Hacettepe Üniversitesi'nden Dr. Ali Fuat Canbolat da ilk çalışmasını 1998 yılında gerçekleştirdi. Farklı bir ekiple ortak yürütülen çalışmada, 385 yuva belirlendi. 1998'deki ortak çalışmalarla tespit edilebilen 385 yuvada 28 bin 875 yumurtadan, 12 bin 994 yavru denize ulaştırıldı. Belek kumsalında deniz kaplumbağalarına yönelik yuva ve yavruların korunması ve kayıt altına alınmasına yönelik ilk çalışmaların başladığı 1994'ten bu yana 32 yıl geride kalırken, EKAD'ın 1999'dan itibaren de tek sorumlu olarak devam ettirdiği çalışmalar kapsamında 27 yıl oldu. Bu sene 28'inci yıl sezonunu açan Dr. Canbolat ve ekibi, 27 yılda toplam 44 bin 300 yuva ve 1 milyon 495 bin 125 yavru sayısına ulaştı. 27 yılda toplam 3 milyon 322 bin 500 yumurtadan çıkan yavru sayısı ortalaması ise 2,2 oldu. 32 yıllık süreçte ise 44 bin 839 yuvadan 1 milyon 513 bin 316 yavru denize ulaştırıldı.</p>

<p>IUCN'NİN KIRMIZI LİSTESİNDE</p>

<p>Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının, Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) nesli tehlike altında türler olarak kırmızı listesinde yer aldığını belirten EKAD Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat, her yıl 1 Mayıs'ta göreve başlayıp, eylül ayı sonuna kadar kaplumbağa yuvaları, yavruların yuvadan çıkıp denize ulaşmasını kayıt altına aldıklarını açıkladı. Projenin ilk yıllarında deniz kaplumbağalarının öneminin çok farkında olunmadığını dile getiren Dr. Canbolat, o yıllarda BETUYAB Genel Müdürü merhum Bekir Akkaş'ın, 'Caretta carettaları korumalıyız. Eğer bu deniz kaplumbağalarını koruyabilirsek burada turizmimizin gelişmesine büyük katkısı olacaktır' dediğini hatırlattı. Dr. Canbolat, 32 yıldır bölge turizmcilerinin desteğiyle bu sahilde deniz kaplumbağalarının korunduğunu söyledi.</p>

<p>'BU KADAR UZUN SOLUKLU BAŞKA ÇALIŞMA YOK'</p>

<p>Yerel halkın ilk yıllarda deniz kaplumbağalarını bildiğini, ama neslinin tehlike altında olduğu ve korunması gerektiğini bilmediğini anlatan Dr. Canbolat, “Alanda yapılan uzun süreli çalışmalar, medya haberleri, bilgilendirme çalışmaları, bu konuda ilk yıllara göre büyük oranda olumlu değişim sağladı. Dünyayı bilmiyorum ama Türkiye'de uzun soluklu, kesintisiz devam eden başka bir doğa koruma çalışması yok. Bu durum, 27 yıldır sürekli projemize destek olan BETUYAB ve üye turizm tesislerinin de bir başarısıdır" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/32-yillik-caretta-mucadelesi-15-milyon-yavru-denize-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/32-y-i-l-l-i-k-c-a-r-e-t-t-a-m-u-c-a-d-e-l-e-s-i-15-m-i-l-y-o-n-1312009-389994.jpg" type="image/jpeg" length="95987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitimin mutfağından sahneye; 24 öğretmen, 24 farklı hikaye]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/egitimin-mutfagindan-sahneye-24-ogretmen-24-farkli-hikaye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/egitimin-mutfagindan-sahneye-24-ogretmen-24-farkli-hikaye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZMİR'in Konak ilçesinde, devlet okullarında görev yapan farklı branşlardan 24 öğretmenin hazırladığı tiyatro projesiyle öğrencilerin yaşadığı çatışmalar, yanlış iletişim yöntemleri ve duygusal ihtiyaçlar sahneye taşınacak. 'Bizim Ev Bizim Sahne' adlı projeyle velilere rehberlik edilmesi amaçlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="E G I T I M I N M U T F A G I N D A N S A H N E Y E 24 O G R E T M E 1307973 388827" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/e-g-i-t-i-m-i-n-m-u-t-f-a-g-i-n-d-a-n-s-a-h-n-e-y-e-24-o-g-r-e-t-m-e-1307973-388827.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Konak Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okul-aile iş birliğini güçlendirmek ve aile içi iletişimde farkındalık oluşturmak amacıyla 'Bizim Ev Bizim Sahne' adlı sanat projesi hayata geçirildi. Farklı branşlardan 24 öğretmen, kendi gözlem ve deneyimlerinden yola çıkarak özgün senaryolar yazdı. Senaryoların, Milli Aile Haftası kapsamında düzenlenecek gala programında öğretmenlerden oluşan ekip tarafından sahneleneceği ifade edildi. Gösterinin, tiyatro oyunu olmanın ötesinde 'Ebeveyn Akademisi' niteliği taşıdığı belirtildi. Gösteri sırasında rehber öğretmenlerin de sahneye dahil olarak yaşanan çatışmaları, yanlış iletişim yöntemlerini ve çocukların duygusal ihtiyaçlarını izleyicilerle değerlendireceği, böylece velilere düşünmeye ve çözüm üretmeye yönelik rehberlik sunulacağı kaydedildi.</p>

<p>'BU BİR EBEVEYN AKADEMİSİ'</p>

<p>Konak Milli Eğitim Müdürü Metin Ender Karabulut, "Çocuk evden okula gelirken sadece kalem, kitap, defter ve sırt çantasıyla gelmez. Ailenin konuştuğu kelime sayısı, ailede konuşulan şeyler, aileyle seyredilen diziler, yapılan etkinliklerle gelir. Dolayısıyla doğru bilinen yanlışları düzeltme ile ilgili bir çalışmamız oldu. Bu bir ebeveyn akademisi. 24 öğretmenimizle hazırlamış olduğumuz senaryoları, 6 öğretmenimiz okul öncesi için ayrı, ilkokul için ayrı, ortaokul için ve lise için ayrı temalarla sunuyor. Örneğin aşırı koruyucu aile olmak bizim için çok beklenen bir şey değil. Tavsiye ettiğimiz bir şey değil. Ya da teknoloji olmazsa olmaz ama sadece teknolojiyle de olmaz. Çocuklar tamamen teknolojinin eline bırakmak doğru bir şey değil. Teknoloji olacak ama teknolojiyi nasıl kullanacağını bilecek. Bu projenin Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen 'Milli Aile Haftası'nda yapılıyor olması da bizim için çok anlamlı oldu" dedi.</p>

<p>OKULLARDA SERGİLENECEK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyunun koordinatörü, Konak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü projeler bölümünde görevli ve Vasıf Çınar İlkokulu Rehber Öğretmeni Mehmet Nazım Külah ise "Bu projeyle alışılagelmiş bir veli eğitimini biraz daha bir kenara bırakıp biraz tebessüm biraz da sergilenen şeyin evlerinde de yaşandığını göstermek. Biraz güldürmek biraz da düşündürmek, öğretmek. Bu projeyi, Konak ilçesinde bulunan sahnesi olan okullarımızda tek tek sergileyeceğiz ve velilerimizi davet edeceğiz. Sahnesi olmayan okullara ise bu oyunlarımızı çekim yapıp CD'lerle seyrini yapacağız. Velilerimizi bir şekilde bilgilendirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'ÇÖZÜMLERİNİ KENDİLERİNE ÖZEL ZANNEDİYORLAR'</p>

<p>Projede oyuncu olarak yer alan Öğretmen Aslı Yeksan da "Çağımızda bilgiye çok çabuk bir erişim var. Fakat ailelerimiz bu bilgiyi nasıl ve ne şekilde kullanacaklarını bilmiyorlar. Çözümlerini kendilerine özel zannediyorlar. Sorunlarını bir tek kendileri yaşıyor zannediyorlar. Biz ise bu projede şunu yapmak istedik. Onlara bir ayna tutarak bizim ev, bizim sahne diyoruz. Bütün evleri sahneye taşıyoruz. Velilerimiz bu projeyi izlediklerinde sorunun bir tek kendi evlerinde olmadıklarını, aslında bütün evlerde aynı sorunun olduğunu ve asıl önemli olan da sorunların çok minik değişimlerle çözülebileceğini görmeleri" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/egitimin-mutfagindan-sahneye-24-ogretmen-24-farkli-hikaye</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/e-g-i-t-i-m-i-n-m-u-t-f-a-g-i-n-d-a-n-s-a-h-n-e-y-e-24-o-g-r-e-t-m-e-1307972-388827.jpg" type="image/jpeg" length="21248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şırnak’ta aşiretlerin ‘yasak’ kararına rağmen kadınlar halay başına geçti]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/sirnakta-asiretlerin-yasak-kararina-ragmen-kadinlar-halay-basina-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/sirnakta-asiretlerin-yasak-kararina-ragmen-kadinlar-halay-basina-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ŞIRNAK’ın Uludere ilçesinde bazı aşiretler tarafından imzalanan kararda, düğünlerde masrafların azaltılması ve gençlerin evlenmesinin kolaylaştırılması amacıyla bir dizi kural belirlenirken, ayrıca, ‘Halayın başında kadınlar oynamayacaktır’ maddesi de yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="S I R N A K’ T A A S I R E T L E R I N ‘ Y A S A K’ K A R A R I N A R 1307893 388407" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/s-i-r-n-a-k-t-a-a-s-i-r-e-t-l-e-r-i-n-y-a-s-a-k-k-a-r-a-r-i-n-a-r-1307893-388407.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="S I R N A K’ T A A S I R E T L E R I N ‘ Y A S A K’ K A R A R I N A R 1307923 388407" height="1494" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/s-i-r-n-a-k-t-a-a-s-i-r-e-t-l-e-r-i-n-y-a-s-a-k-k-a-r-a-r-i-n-a-r-1307923-388407.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>İlçeye bağlı Gülyazı köyünde, kararı imzalamayan Goyan aşiretinin ileri gelenlerinden Yahya Encu’nun oğlunun düğününde, bazı kadınlara özel davetiye gönderilerek halay başına geçmeleri istendi. 10 bin kişinin katıldığı düğünde, kadınlar halay başına geçerken, Yahya Encu, “Kadınlar bizim başımızın tacıdır. Kadınlar olmazsa biz de olmayız. Kadınlar her yerde yer alır, her zaman öndedir” dedi.</p>

<p>Uludere ilçesinde bazı aşiretler tarafından imzalanan kararda, düğünlerde masrafların azaltılması ve gençlerin evlenmesinin kolaylaştırılması amacıyla bir dizi kural belirlendi. İmza altına alınan metinde; saz ekibine 60 bin TL’den, kameraman ekibine 30 bin TL’den fazla ücret verilmeyeceği, düğünde geline gelinlik giydirilmeyeceği, gelin ile damadın arkasında platform kurulmayacağı belirtildi. Gelinle birlikte kuaföre 3 kişiden fazla gidilmeyeceği, çekimlere 3 kişiden fazla gidilmeyeceği, düğün ortasında gelin ile damadın önünde kimsenin oynamayacağı kaydedildi. Kararda ayrıca, kız istemede gelinin evine tatlı ve saz ekibi götürülmeyeceği, dışarıdan gelenlerin köyde sazlı kına yapmayacağı, köylerde damat başına zarf verileceği, düğün için sadece 100 gram altın alınacağı, düğünden önce ‘nişan’ adı altında bavul-valiz alışverişi yapılmayacağı yer aldı. Kararda ayrıca, ‘Halayın başında kadınlar oynamayacaktır’ maddesi de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KADINLAR HALAY BAŞINA GEÇTİ</p>

<p>Gülyazı köyünde, alınan kararı imzalamayan Goyan aşiretinin ileri gelenlerinden Yahya Encu’nun oğlu Şahin Encu ile Merişan Aşan için düğün yapıldı. Yaklaşık 10 dönümlük alanda yapılan düğüne, Vali Yardımcısı Murat Çiçek, iş insanı Osman Baylaz, Jirki Aşireti liderleri Tahir Adıyaman ile Cemil Öter, eski milletvekili Rizgin Birlik, Uludere İlçe Jandarma Komutanı İbrahim Biçici, Babat Aşiret Reisi Şehmus Babat, Hilal Belde Belediye Başkanı Cevher Benek, Uzungeçit Belediye Başkanı Sadık Yıldırım, kamu kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Gece geç saatlere kadar süren ve yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı düğün, dronla görüntülendi. Karara rağmen düğünde bazı kadınlara özel davetiye gönderilerek, halay başına geçmeleri istendi. Çok sayıda kadın, halayın en önünde yer aldı.</p>

<p>‘KADINLAR BAŞ TACIMIZDIR’</p>

<p>Damadın babası Yahya Encu, düğünde yaptığı konuşmada, “Allah herkesten razı olsun. Biz bu insanların sevgisine layık olmaya çalışıyoruz. Çok gururluyum, çok mutluyum. Kadınlar bizim başımızın tacıdır. Kadınlar olmazsa biz de olmayız. Kadınlar her yerde yer alır, her zaman öndedir” dedi.</p>

<p>Halay başını çeken Hamiyet Ağma Çetin ise “Yahya Encu ağabeyimiz, kadınlara değer veren bir ağabeyimizdir. Kadınların halay başında olmasını çok anlamlı buluyorum. Düğünler, kültürümüzün en güzel parçalarından biridir. Kadınlar da buna çok güzel renk veriyor. Bence yasaklar olmamalı” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/sirnakta-asiretlerin-yasak-kararina-ragmen-kadinlar-halay-basina-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/s-i-r-n-a-k-t-a-a-s-i-r-e-t-l-e-r-i-n-y-a-s-a-k-k-a-r-a-r-i-n-a-r-1307891-388407.jpg" type="image/jpeg" length="17594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1539'dan bu yana kullanılan tıbbi aletler, şifahanede sergileniyor]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/1539dan-bu-yana-kullanilan-tibbi-aletler-sifahanede-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/1539dan-bu-yana-kullanilan-tibbi-aletler-sifahanede-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MANİSA'nın Şehzadeler ilçesinde Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Hafsa Sultan tarafından yaptırılan Hafsa Sultan Darüşşifası, günümüzde tıp tarihi müzesi olarak hizmet veriyor. Osmanlı Dönemi'nde kullanılan tıbbi aletlerin ve el yazması eserlerin sergilendiği şifahane yılda yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="1539 D A N B U Y A N A K U L L A N I L A N T I B B I A L E T L E 1304390 387805" height="731" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/1539-d-a-n-b-u-y-a-n-a-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-i-b-b-i-a-l-e-t-l-e-1304390-387805.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="1539 D A N B U Y A N A K U L L A N I L A N T I B B I A L E T L E 1304391 387805" height="731" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/1539-d-a-n-b-u-y-a-n-a-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-i-b-b-i-a-l-e-t-l-e-1304391-387805.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1539 D A N B U Y A N A K U L L A N I L A N T I B B I A L E T L E 1304392 387805" height="731" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/1539-d-a-n-b-u-y-a-n-a-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-i-b-b-i-a-l-e-t-l-e-1304392-387805.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Şehzadeler ilçesinde Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Hafsa Sultan tarafından 1522 yılında yapımına başlanan Sultan Camii ve Külliyesi'ne 1539 yılında eklenen darüşşifa, yüzlerce yıl boyunca hastalara şifa dağıttı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi bünyesinde ücretsiz olarak hizmet veren Hafsa Sultan Şifahanesi Tıp Tarihi Müzesi'nde Osmanlı'dan günümüze tıp alanındaki gelişmeler anlatılıyor. Tıbbi aletlerin sergilendiği müzede, Osmanlı hekimlerinin kullandığı araç gereçler ve el yazması tıp kitapları dikkati çekiyor. Amerika kıtasından Afrika'ya, Uzak Doğu'dan İskandinav ülkelerine kadar dünyanın birçok noktasından gelen ziyaretçiler ile müze yılda yaklaşık 50 bin kişiyi ağırlıyor.</p>

<p>'HERKES BURADA TEDAVİ OLABİLİYORDU'</p>

<p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Şifahanesi Tıp Tarihi Müzesi Müdürü Doç. Dr. Kadir Adamaz, yapının Hafsa Sultan Külliyesi'nin önemli bir parçası olduğunu belirtip, "Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan tarafından yaptırılan külliyede cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam ve darüşşifa yer alıyor. Hafsa Sultan, darüşşifanın tamamlandığını göremeden 1534 yılında vefat ediyor. Oğlu Kanuni Sultan Süleyman ise yapıyı annesi adına tamamlatıyor" dedi. Darüşşifanın yalnızca bir hastane değil, aynı zamanda sağlık eğitimi verilen bir merkez olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Adamaz, "Burası ücretsiz sağlık hizmeti verilen bir vakıf kuruluşuydu. Din, dil, ırk ayrımı yapılmadan herkes burada tedavi olabiliyordu. Aynı zamanda medreseden gelen öğrenciler burada hekimlerin yanında yetiştiriliyordu. Haftanın belirli günlerinde teorik dersler alıyor, diğer günlerde uygulamalı eğitim görüyorlardı. Bu yönüyle dönemin tıp fakültesi niteliğini taşıyor. İçerisindeki eczane bölümüyle eczacılar yetiştiriliyor, hasta bakıcıların eğitimiyle de sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu gibi işlev görüyordu. Adeta küçük bir sağlık bilimleri üniversitesi kampüsüydü" dedi.</p>

<p>'BİNA BÜYÜK ZARAR GÖRDÜ'</p>

<p>Darüşşifada normal hastaların yanı sıra akıl hastalarının da tedavi edildiğini belirten Doç. Dr. Adamaz, "19'uncu yüzyılın ikinci yarısına kadar burada hem fiziksel hem ruhsal hastalıkların tedavisi yapıldı. Hastanelerin kurulmasının ardından normal hastalar başka hastanelere yönlendirilirken, akıl hastalarının tedavisi burada sürdürüldü. Yunan işgali sırasında bina büyük zarar gördü. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ise yeniden akıl hastanesi olarak hizmet vermeye başladı. Bugünkü Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin temeli de aslında bu darüşşifaya dayanıyor" diye konuştu.</p>

<p>'ÖNEMLİ MERKEZLERDEN BİRİ'</p>

<p>Müzede dönemin sağlık uygulamalarına dair çok sayıda materyalin yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Adamaz, "O dönemde hekimlerin kullandığı cerrahi aletler, tedavi araç gereçleri, el yazması tıp kitapları ve hekimlerin kendi notları sergileniyor. Dağlama yöntemleri, göz hastalıkları tedavileri ve akıl hastalıklarına yönelik uygulamalar hakkında ziyaretçilere bilgiler veriyoruz. Osmanlı Dönemi'nde sağlık hizmetlerinin hangi şartlarda sunulduğunu burada birebir görmek mümkün" dedi. Osmanlı Dönemi'nde ileri tıp uygulamalarının yapıldığına dikkat çeken Doç. Dr. Adamaz, "Bugün bile göz hekimi sayısı yeterli görülmezken, o dönemde Manisa'daki darüşşifada görev yapan göz hekimleri vardı. 'Kehhal' adı verilen göz hekimleri burada ameliyatlar gerçekleştiriyordu. Heykeller ve canlandırmalarla bunu ziyaretçilere gösteriyoruz. Bu yönüyle burası ileri tıp uygulamalarının yapıldığı önemli merkezlerden biri" diye konuştu.</p>

<p>MÜZEYE YOĞUN İLGİ</p>

<p>Müzenin her yıl yoğun ilgi gördüğünü belirten Doç. Dr. Adamaz, "Yaklaşık 40 ila 50 bin arasında ziyaretçimiz oluyor. Manisa'dan gelenlerin yanı sıra Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve dünyanın birçok ülkesinden ziyaretçiler geliyor. Amerika kıtasından, Afrika'dan, Uzak Doğu'dan, İskandinav ülkelerinden ve Avrupa'dan gelen ziyaretçiler burada Türk-İslam devletleri ve Osmanlı Dönemi'ndeki sağlık hizmetleri hakkında yerinde bilgi sahibi oluyor" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/1539dan-bu-yana-kullanilan-tibbi-aletler-sifahanede-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/1539-d-a-n-b-u-y-a-n-a-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-i-b-b-i-a-l-e-t-l-e-1304384-387805.jpg" type="image/jpeg" length="74340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaya ölümlerine dikkat çekmek için halıdan 'yaya yolu' yaptı]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/yaya-olumlerine-dikkat-cekmek-icin-halidan-yaya-yolu-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/yaya-olumlerine-dikkat-cekmek-icin-halidan-yaya-yolu-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BELÇİKA'da yaşayan Osman Boyacıoğlu, Avrupa ile Kayseri trafiğini arasındaki farkları görünce memleketinde yayalara öncelik verilmesi konusunda farkındalık oluşturmak için 'önce yaya' konulu bir halı tasarladı. Boyacıoğlu, "Türkiye’de maalesef yayaya çok fazla yol verilmiyor. Avrupa’da bu konu biraz daha hassas, biz de buna dikkat ederek bir farkındalık oluşturmak istedik" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Y A Y A O L U M L E R I N E D I K K A T C E K M E K I C I N H A L I D 1300947 386931" height="614" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/y-a-y-a-o-l-u-m-l-e-r-i-n-e-d-i-k-k-a-t-c-e-k-m-e-k-i-c-i-n-h-a-l-i-d-1300947-386931.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Y A Y A O L U M L E R I N E D I K K A T C E K M E K I C I N H A L I D 1300937 386931" height="733" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/y-a-y-a-o-l-u-m-l-e-r-i-n-e-d-i-k-k-a-t-c-e-k-m-e-k-i-c-i-n-h-a-l-i-d-1300937-386931.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="Y A Y A O L U M L E R I N E D I K K A T C E K M E K I C I N H A L I D 1300938 386931" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/y-a-y-a-o-l-u-m-l-e-r-i-n-e-d-i-k-k-a-t-c-e-k-m-e-k-i-c-i-n-h-a-l-i-d-1300938-386931.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" / height="1066"></p>

<p>Belçika'da yaşayan iş insanı Osman Boyacıoğlu, 8 ay önce memleketi Kayseri'ye gelerek halı fabrikası kurdu. Avrupa ile Kayseri trafiğini arasındaki farklar sonucu Kayseri'de yayalara yol verilmediğini fark eden Boyacıoğlu, Vali Gökmen Çiçek ile görüşerek farkındalık oluşturmak amacıyla 'önce yaya' konulu bir halı tasarladı. Yaya yoluna özel olarak tasarlanan halı, Kayseri'de Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında, yaya geçidinde temsili yaya geçidi olarak kullanıldı.</p>

<p>'ÇOK CİDDİ FARKLILIKLAR VAR'</p>

<p>DHA'ya konuşan Osman Boyacıoğlu, "Şubat ayı gibi Vali Bey'i ziyaret ederek projeyle ilgili bir bilgilendirme yaptım. Kendisi de projeyi çok beğendi. ‘Bu projeyi mutlaka Trafik ve Karayolları Haftası’nda gerçekleştirelim' dedi. Bu doğrultuda buradan bütün Türkiye’ye yaya farkındalığını oluşturmak istedik. Uzun yılar Avrupa’da yaşamış biri olarak Avrupa ve Türkiye’deki trafik kurallarına baktığımızda çok ciddi farklılıklar var. Türkiye’de maalesef yayaya çok fazla yol verilmiyor. Avrupa’da bu konu biraz daha hassas, biz de buna dikkat ederek bir farkındalık oluşturmak istedik. İnsanların biraz daha yayalara dikkat etmesi gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p>'İLK SOSYAL SORUMLULUK PROJEMİZ OLDU'</p>

<p>Etkinliğin çok ilgi gördüğünü vurgulayan Boyacıoğlu, "Araştırmalarım sonucunda yılda yaklaşık 1500-2 bin kişi arasında sadece yayalarda ölümler oluyor. Bu da ciddi bir oran. Biz de işin bu tarafından bakarak bir farkındalık oluşturup bu mesajı insanlara ne kadar verebiliriz diye düşündük ve bunu amaçladık. Trafik ve Karayolları Haftası münasebetiyle de bu projeyi hayata geçirmiş olduk. Burada Sayın Valimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve Emniyet Müdürlüğü’nün destekleriyle bu proje hayata geçti. Şehirde olsun sanal medyada olsun çok da ciddi bir ilgi gördü. Bu da bizim için büyük bir gurur. Türkiye’de 8 aydır faaliyet gösteren bir firmayız. Bu bizim ilk sosyal sorumluluk projemiz oldu. Halı yaklaşık, 18 metre uzunluğunda, 4 metre eninde toplam 72 metre kare büyüklüğünde bir halı. Üzerinde ‘önce yaya’ ibresi olan bir yazı var" dedi.</p>

<p>'DÜNYAYA FARKLI BİR MESAJ OLDU'</p>

<p>Boyacıoğlu, "Renginin daha fazla dikkat çekmesi için farklı tasarımlar yaptık ve renkler çalıştık. Öncesinde siyah üzerine beyaz renk yaptık ama en son toplantıda alınan karar ile zemin kırmızı diğer yazılarında beyaz olsun denildi. Bu şekilde daha dikkat çekti diye düşünüyoruz. Sadece dikkat çekmesi için o rengi seçtik. Vatandaşın ilgisi ise hoşumuza gitti. Bu bizim için ayrı bir gururdu. Amacımız, tamamen farkındalık oluşturmak. Vatandaşların ilgisi, halı üzerinde yürümeleri araçların bir süre trafik memurları kontrolünde geçmeye devam etmesi buradan bütün dünyaya farklı bir mesaj oldu. Önce yaya diyoruz" diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/yaya-olumlerine-dikkat-cekmek-icin-halidan-yaya-yolu-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/y-a-y-a-o-l-u-m-l-e-r-i-n-e-d-i-k-k-a-t-c-e-k-m-e-k-i-c-i-n-h-a-l-i-d-1300939-386931.jpg" type="image/jpeg" length="46958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahraman 57’nci Alay Komutanının yazdığı mektup torununa miras kaldı]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/kahraman-57nci-alay-komutaninin-yazdigi-mektup-torununa-miras-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/kahraman-57nci-alay-komutaninin-yazdigi-mektup-torununa-miras-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇANAKKALE Savaşları'nda elde ettiği başarılarla savaşın kaderini değiştiren 57'nci Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey'in savaş sırasında eşine yazdığı mektup, torunu Hüseyin Avni Tanman’a miras kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="K A H R A M A N 57’ N C I A L A Y K O M U T A N I N I N Y A Z D I G I 1295551 385427" height="782" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/k-a-h-r-a-m-a-n-57-n-c-i-a-l-a-y-k-o-m-u-t-a-n-i-n-i-n-y-a-z-d-i-g-i-1295551-385427.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="K A H R A M A N 57’ N C I A L A Y K O M U T A N I N I N Y A Z D I G I 1295554 385427" height="1686" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/k-a-h-r-a-m-a-n-57-n-c-i-a-l-a-y-k-o-m-u-t-a-n-i-n-i-n-y-a-z-d-i-g-i-1295554-385427.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="K A H R A M A N 57’ N C I A L A Y K O M U T A N I N I N Y A Z D I G I 1295555 385427" height="825" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/k-a-h-r-a-m-a-n-57-n-c-i-a-l-a-y-k-o-m-u-t-a-n-i-n-i-n-y-a-z-d-i-g-i-1295555-385427.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Mektuba ilişkin bilgi veren Tanman, "Mektupta 18 Mart Deniz Harbi'nden bahsediyor. Yaşananları, 'Düşman denizden bir şey yapamadı. Karadan da asker çıkartmaya cesaret edemedi. Fakat bize bunlar eğlence gibi geliyor. Çıkan askeri de top ve tüfekle defediyoruz' diye tarif ediyor" dedi.</p>

<p>Çanakkale Kara Savaşları'nda 57'nci Alay, karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek savaşın kaderini değiştirdi. Tarih yazan o 57'nci Alay'ın Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey'in Çanakkale Savaşları sırasında eşine yazdığı mektuplar, ailesinden ona gönderilen kartpostallar ve bazı şahsi eşyaları torunu Hüseyin Avni Tanman'a miras olarak kaldı.</p>

<p>‘DEDEMİN İZİNDE YÜRÜYÜŞ GERÇEKLEŞTİRDİM’</p>

<p>Tanman, dedesi Hüseyin Avni Bey'den ailelerine kalan çeşitli hatıralar olduğunu belirtip, "Bana göre, hatıralar içinden bugün için en anlamlısı, önemli olanı eşine 111 yıl önce 23 Nisan'da yazmış olduğu mektup var. 57'nci Alay'ın Bigalı'dan cepheye intikal ettiği yolu takip ederek dedemin izinde bir yürüyüş gerçekleştirdim. 57’nci Alay'ın ayak bastığı topraklarda tekrar yürümek gurur vericiydi. Bigalı ve çevresi dedemin mektupta yazdığı gibi bir cennet bahçesi. Bugün burada onların sayesinde varız, hepsinin ruhları şad olsun" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'MEKTUPTA DİKKAT ÇEKİCİ BİRKAÇ TANE NOKTA VAR'</p>

<p>"Dedemin 23 Nisan tarihli mektubunda dikkat çekici birkaç nokta var" diyen Hüseyin Avni Tanman, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bunlardan ilkini, diğer mektuplarında da vurguladığını görüyoruz. Çünkü mektuba o şekilde giriş yapıyor. Ailesinin ekonomik durumu, en çok sıkıldığı konu. Maaşını almıyor, hep ailesine gönderiyor ve onun takibini yapıyor. Mektubun girişi bu şekilde. Daha sonra ilginç bir başka nokta da Bigalı'daki ordugahını bir cennet bahçesi olarak tasvir ediyor. Yeşillikler içerisinde, çadırının eteğinin rüzgardan sallandığını, kapısından İstinye'deki gibi bol kavaklı yemyeşil tarlaları göründüğünü, bir akarsuyun başında olduğunu ve etrafın güzelliğini tarif ediyor. Askerlerinin suyun başında çamaşır yıkadıklarını, çalılara güneşte kurusun diye serdikleri elbiselerin bir çiçek tarlasını andırdığını yazıyor. Bunun yanında önemli olan bir başka noktada öğlen saatlerinde talim yaparlarken üzerlerinden 4 düşman tayyaresinin geçtiğini ve o tayyareyi tüfekle uzaklaştırdıklarını anlatıyor. Aynı tayyareler o gün Eceabat'ı bombalamışlar. Bunu mektubun içerisinde okuyabiliyoruz."</p>

<p>Dedesinin mektupta 18 Mart Deniz Harbi'nden de bahsettiğini belirten Tanman, "Yaşananları, 'Düşman denizden bir şey yapamadı. Karadan da asker çıkartmaya cesaret edemedi. Fakat bize bunlar eğlence gibi geliyor. Çıkan askeri de top ve tüfekle defediyoruz' diyerek tarif ediyor. Mektubu yine ailesinin ekonomik sıkıntısını tekrarlayarak ve 'İnşallah bu sene rahat edeceksiniz, maaşlarınızı tam alacaksınız' gibi kelimeler kullanarak ve ailesine hasretlerini yazarak noktalıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'O TARİHTEN SONRA AİLEMİZİN ELİNDE HÜSEYİN AVNİ BEY'DEN BİR MEKTUP MAALESEF YOK'</p>

<p>25 Nisan sabahı da 57'nci Alay'ın Anzak çıkartmasını engellemek üzere harekete geçtiğini söyleyen Hüseyin Avni Tanman, "Hepimizi bildiği gibi önce Kocaçimen Tepesi'ne sonra Conkbayırı istikametine, hücuma geçerek Cesaret Tepesi'ne doğru iniliyor. O tarihten sonra ailemizin elinde Hüseyin Avni Bey'den bir mektup maalesef yok, yazamamış. Ya da cepheden yazdığı mektuplar İstanbul'da yaşadıkları ev daha sonra 1918'de yandığı için bize ulaşmadı. Ancak telgrafı ulaştı. Cepheden savaş haberini alan ailesi merak etmesin diye 3 gün sonra bir telgraf çekiyor. Telgraf, 'Sıhhatteyim, merak etmeyiniz' cümlesini kullanıyor. Telgraf bir gün sonra Fatih'te oturan ailesine teslim edilmiş, telgrafın arkasında teslim edildiğine dair not bulunmakta" dedi.</p>

<p>Harp tarihi açısından büyük önem taşıyan söz konusu mektubun ilk olarak 'Şanlı 57’nci Alay'ın Cesur Komutanı Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey' adlı kitapla literatüre kazandırıldığını da belirten torun Tanman, bu konuda kendisiyle gerçekleştirilen özel söyleşinin tamamının ise Çanakkale Savaşları Enstitüsü'nün süreli yayını Anafarta Dergisi'nin 27'nci sayısında tarih meraklılarıyla buluşturulduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/kahraman-57nci-alay-komutaninin-yazdigi-mektup-torununa-miras-kaldi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/k-a-h-r-a-m-a-n-57-n-c-i-a-l-a-y-k-o-m-u-t-a-n-i-n-i-n-y-a-z-d-i-g-i-1295552-385427.jpg" type="image/jpeg" length="36440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avcılar'da Hıdırellez coşkuyla kutlandı]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/avcilarda-hidirellez-coskuyla-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/avcilarda-hidirellez-coskuyla-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BAHARIN gelişini simgeleyen Hıdırellez, Avcılar'da 6'ncısı düzenlenen Hıdırellez Şenliği ile kutlandı. Rengarenk kıyafetlerle sokakta dans edenler bando eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Kutlamalarda gelenekselleşen ateş üzerinden atlama ve dilek ağacı ritüelleri büyük ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="A V C I L A R D A H I D I R E L L E Z C O S K U Y L A K U T L A N D I 1291780 384302" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-v-c-i-l-a-r-d-a-h-i-d-i-r-e-l-l-e-z-c-o-s-k-u-y-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i-1291780-384302.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="A V C I L A R D A H I D I R E L L E Z C O S K U Y L A K U T L A N D I 1291784 384302" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-v-c-i-l-a-r-d-a-h-i-d-i-r-e-l-l-e-z-c-o-s-k-u-y-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i-1291784-384302.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="A V C I L A R D A H I D I R E L L E Z C O S K U Y L A K U T L A N D I 1291786 384302" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-v-c-i-l-a-r-d-a-h-i-d-i-r-e-l-l-e-z-c-o-s-k-u-y-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i-1291786-384302.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Firuzköy Mahallesi'nde, Firuzköy Trakya Rumeli Kültürünü Yaşatma Vakfı ve Avcılar Belediyesi tarafından Hıdırellez Şenliği'nin 6'ncısı düzenlendi. Şenlik, Hasan Önel Caddesi'ndeki kortej yürüyüşüyle başladı. Kent evinde müzik eşliğinde dans ederek ısınan katılımcılar, dev Türk bayrağı açarak marşlar ve şarkılar eşliğinde yürüdü. Yürüyüşe; Avcılar Belediye Başkan Vekili Yüksel Can, Firuzköy Vakfı Başkanı Halil Baykal ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Mahalle sakinleri ise pencerelerinden ve kaldırımlardan alkışlarla korteje destek verdi. Bando ekibinin çaldığı hareketli şarkılar eşliğinde yürüyen grup, caddenin farklı noktalarında yakılan üç ayrı ateşin üzerinden atladı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DİLEKLER AĞACA BAĞLANDI</p>

<p>Kutlamaların ikinci durağı Firuzköy Kapalı Semt Pazarı oldu. Burada hazırlanan dilek ağacına kurdeleler bağlayan katılımcılar, dilek tuttu. Programın devamında Firuzköy Trakya Rumeli Kültürünü Yaşatma Vakfı halk oyunları ekibi ile Edirne ve Kırklareli'nden gelen misafir ekipler sahne aldı. Yöresel oyunların yanı sıra sirtaki ve Harmandalı gösterileri de gerçekleştirildi.</p>

<p>Etkinlik sonrası açıklamalarda bulunan Firuzköy Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Halil Baykal, soğuk havaya rağmen katılımdan memnun olduklarını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/avcilarda-hidirellez-coskuyla-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/a-v-c-i-l-a-r-d-a-h-i-d-i-r-e-l-l-e-z-c-o-s-k-u-y-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i-1291781-384302.jpg" type="image/jpeg" length="72312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Midyat, 'Uzak Şehir' ile turizmde en yoğun dönemini yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/midyat-uzak-sehir-ile-turizmde-en-yogun-donemini-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/midyat-uzak-sehir-ile-turizmde-en-yogun-donemini-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MARDİN'in Midyat ilçesinde çekimleri süren ve Kanal D ekranlarında yayınlanan 'Uzak Şehir' dizisi, tarihi konaklara ve ilçe merkezine ilgiyi artırdı. Diziyle birlikte ilçede turist yoğunluğu yaşanırken, telkari atölyeleri, yöresel ürün satıcıları ve Süryani çöreği fırınlarında hareketlilik gözlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="M I D Y A T U Z A K S E H I R I L E T U R I Z M D E E N Y O G 1288857 380660" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/m-i-d-y-a-t-u-z-a-k-s-e-h-i-r-i-l-e-t-u-r-i-z-m-d-e-e-n-y-o-g-1288857-380660.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="M I D Y A T U Z A K S E H I R I L E T U R I Z M D E E N Y O G 1288858 380660" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/m-i-d-y-a-t-u-z-a-k-s-e-h-i-r-i-l-e-t-u-r-i-z-m-d-e-e-n-y-o-g-1288858-380660.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="M I D Y A T U Z A K S E H I R I L E T U R I Z M D E E N Y O G 1288860 380660" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/m-i-d-y-a-t-u-z-a-k-s-e-h-i-r-i-l-e-t-u-r-i-z-m-d-e-e-n-y-o-g-1288860-380660.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="M I D Y A T U Z A K S E H I R I L E T U R I Z M D E E N Y O G 1288863 380660" height="619" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/m-i-d-y-a-t-u-z-a-k-s-e-h-i-r-i-l-e-t-u-r-i-z-m-d-e-e-n-y-o-g-1288863-380660.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Kentin 12 bin yıllık geçmişe sahip, birçok medeniyete beşiklik eden ve 2021’de UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne dahil edilen Midyat ilçesi, taş evleri, kilise ve camileriyle dikkat çekiyor. Müslüman, Hristiyan ve Ezidi toplulukların yüzyıllardır birlikte yaşadığı ilçede çekimlerine başlanan ve reyting rekorları kıran ‘Uzak Şehir’ dizisi, Midyat’ı adeta açık hava film platosuna dönüştürdü. Dizinin çekimlerinin yapıldığı tarihi konakları ve ilçe merkezini görmek isteyen yerli ve yabancı turistler ilçede yoğunluk oluştururken, telkari atölyeleri, yöresel ürün satıcıları ile Süryani çöreği üreten fırınlarda da hareketlilik yaşandığı gözlendi.</p>

<p>'TARİHİ DOKUYU KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ'</p>

<p>Telkari gümüş işletmecisi Veysi Tasman, turist yoğunluğunun sürdüğünü belirterek, "Gelen turistlerimiz çoğunlukla konaklarımızı ziyaret ediyor. Buranın kültürünü merak ediyorlar. Baharın gelişiyle özellikle yoğunluk daha da çoğaldı. Bu durum hem memleketimiz için kıymetli hem de gelen turistlerimizin ziyaretlerini çok kıymetli buluyoruz. Bu tarihi dokuyu korumaya çalışacağız. İnşallah turist yoğunluğumuz bu şekilde devam eder" dedi.</p>

<p>'MİDYAT ŞU AN CIVIL CIVIL'</p>

<p>Yöresel gıda ürünleri satan işletmecisi Mehmet Beşir Akpınar da yoğunluğun gece geç saatlere kadar sürdüğünü belirterek, "Uzak Şehir dizisinin sayesinde Midyat'a bayağı turist geliyor ve şu an o bereketi yaşıyoruz. İnşallah daha güzel günleri birlikte yaşayacağız. Midyat şu an cıvıl cıvıl. Midyat’ta sabah saat 7'de başlayıp hayat, gece saat 1-2’ye kadar devam ediyor. Midyat çok güzel bir atmosfer içinde şu an" diye konuştu.</p>

<p>'SÜRYANİ ÇÖREĞİ, ALYA VE CİHAN'IN KAHVALTISI'</p>

<p>Süryani çöreği ustası Ferhat Demir ise dizideki Alya karakterinin yöreye özgü Süryani çöreğini çok sevdiğini belirterek, "Yaklaşık 1,5 senedir Midyat’ta Uzak Şehir dizisi çekiliyor. Tabii ki turistlere de bir etkisi oldu. Bir de Alya’nın en sevdiği şey Süryani çöreğidir. Bunun içinde hurma var, dışı da 13 baharattan oluşuyor. Bu, Cihan Albora'nın ve Alya Albora'nın sabah kahvaltısıdır" dedi.</p>

<p>'SADAKAT HANIM'IN ŞALINI İSTEYENLER OLUYOR'</p>

<p>Yöresel şalları satan esnaf Leyla Yıldız, dizideki Sadakat karakterinin kullandığı bölgeye özgü şallara turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini ifade ederek, "Midyat’ta turist yoğunluğu bayağı var, ilgileri var. Midyat’ı, Midyat’ın kültürünü çok beğendikleri için yoğunluk var. Midyat’ta turist yoğunluğu var. Uzak Şehir dizisinin etkisi de bayağı var. Buraya gelip en çok Sadakat Hanım'ın şalını isteyenler oluyor. Onu da bağlayıp memnun edip yolluyoruz zaten" diye konuştu.</p>

<p>'DİZİ SAYESİNDE BURALARI DAHA ÇOK İYİ TANIMA FIRSATI BULUYORUZ'</p>

<p>Konya'dan gelen Feyzanur Küçüker, ilçeyi çok beğendiğini ifade ederek, "Burada çok güzel bir atmosfer var; renkler, doğa, her şey bizi çok büyüledi. Uzak Şehir’i izliyoruz tabii ve dizi sayesinde buraları daha çok iyi tanıma fırsatı buluyoruz. Şallarımızı bağladık, birazdan da kınalarımızı yakacağız. Bunların her birinin farklı anlamları, özellikleri olduğunu biliyoruz. Buranın kültürünü çok seviyoruz, insanlarının misafirperverliğini çok beğeniyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'GELDİK, GÖRDÜK, ÇOK BEĞENDİK'</p>

<p>Sümeyra Aypek ise ilçenin tarihi mimari dokusunu çok beğendiğini belirterek, "Uzak Şehir dizisini izliyorduk ve çok merak ediyorduk açıkçası. Geldik, gördük. Gelmek isteyenlere de tavsiye ederiz çok beğendik. Tarihi ambiyansı, tarihi mimari dokusu çok güzel; çok etkilendik. Gelmek isteyenlere tavsiye ediyorum” diye konuştu.</p>

<p>'ÇOK SİHİRLİ BİR ŞEHİR'</p>

<p>Antalya'dan gelen Birsen Yıldırım da ilçeyi çok beğendiğini ifade ederek, şöyle dedi: "Dünya burada diyebilirim. Çok büyüleyici bir şehir. Dört dinin bir arada olması huzur veriyor. Çok barışçıl bir şehir. Araba plakalarına bakıyorum, en az 10 çeşit Türkiye’den gelen insanlar var burada. Biz Antalya'dan geliyoruz. Çok sihirli bir şehir. İnsanları çok cana yakın, çok güzel." </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/midyat-uzak-sehir-ile-turizmde-en-yogun-donemini-yasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/m-i-d-y-a-t-u-z-a-k-s-e-h-i-r-i-l-e-t-u-r-i-z-m-d-e-e-n-y-o-g-1288852-380660.jpg" type="image/jpeg" length="56684"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En fazla acı biberi yemek için yarıştılar]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/en-fazla-aci-biberi-yemek-icin-yaristilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/en-fazla-aci-biberi-yemek-icin-yaristilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında acı biber yarışması yapıldı. 3'ü kadın 36 kişinin katıldığı yarışmada; 3 dakikada, 474 gram acı biber yiyen Celal Derin birinci oldu. Aynı sürede 146 gram acı biber yiyen Nazime Sartık da kadınların birincisi seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="E N F A Z L A A C I B I B E R I Y E M E K I C I N Y A R I S T I L A 1288760 383460" height="734" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/e-n-f-a-z-l-a-a-c-i-b-i-b-e-r-i-y-e-m-e-k-i-c-i-n-y-a-r-i-s-t-i-l-a-1288760-383460.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="E N F A Z L A A C I B I B E R I Y E M E K I C I N Y A R I S T I L A 1288763 383460" height="814" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/e-n-f-a-z-l-a-a-c-i-b-i-b-e-r-i-y-e-m-e-k-i-c-i-n-y-a-r-i-s-t-i-l-a-1288763-383460.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p><img alt="E N F A Z L A A C I B I B E R I Y E M E K I C I N Y A R I S T I L A 1288757 383460" height="660" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/e-n-f-a-z-l-a-a-c-i-b-i-b-e-r-i-y-e-m-e-k-i-c-i-n-y-a-r-i-s-t-i-l-a-1288757-383460.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen acı biber yeme yarışmasına 36 kişi katıldı. Yarışmanın jüri üyeliklerini Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksekokulu Sekreteri Süleyman Örgel, Kırkpınar Başpehlivanı Orhan Okulu, Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce yaptı. Yarışmacılar, yiyecekleri biberleri jüri üyeleri huzurunda tartarak teslim aldı. Jalapeno çeşidi acı biberleri alıp standa geçen yarışmacılar, 3 dakikada en fazla biberi yiyerek altın ödülünü alabilmek için mücadele etti. Biberlerin acısına dayamayan yarışmacılar, acıyı bastırmak için ayran içip, domates yedi.</p>

<p>'SENEYE YİNE KATILACAĞIM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışma sonucunda 474 gram acı biberi yiyen Celal Derin birinci oldu. 370 gramla Yetkin Tuncer ikinciliği, 322 gramla Mehmet Yılmaz üçüncülüğü elde etti. Yarışmaya katılan 3 kadın arasında 146 gram ile en çok acı biber yiyen Nazime Sartık ise kadınların birincisi oldu. Celal Derin, önceki yıllarda da birincilikleri olduğunu belirterek, "Seneye yine katılacağım. Bu yarışmayı üçüncü kez kazanacağım" dedi.</p>

<p>YARIŞMACILARA ALTIN ÖDÜLÜ</p>

<p>Yarışmada dereceye girenlere çeşitli hediyeler verildi. Kadınlar birincisi Nazime Sartık'a yarım gram altın verildi. Erkeklerde ise birinci Celal Derin'e yarım altın, ikinci Yetkin Tuncer'e çeyrek altın, üçüncü Mehmet Yılmaz'a da gram altın hediye edildi. Yarışmacıların katılım madalya ve hediyelerini protokol üyeleri verdi. Öte yandan yarışmaya baba-oğul rolüyle katılan Mehmet Karakaya ve Cahit Karataş'ın şovu ilgi çekti. Acı biberin acısına dayamadığını belirterek yardım isteyen Mehmet Karakaya'ya alana gelen itfaiye eri köpük sıktı.</p>

<p>'KUMLUCA'DA HER ÇEŞİT SEBZEYİ YETİŞTİRİYORUZ'</p>

<p>Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce, "Bugün Türkiye'nin en acı biberinin yarışması yapıldı. Bu biberleri biz üretiyoruz" diye konuştu. Kumluca Belediye Başkan Vekili Erkan Karamıklı ise "Kumluca'nın verimli topraklarında her çeşit sebzeleri yetiştiriyoruz. Yetiştirdiğimiz sebzelerden olan acı biberlerle yarışma düzenledik. Yarışmalarımıza katılanlara ve katkı sağlayan herkese bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/en-fazla-aci-biberi-yemek-icin-yaristilar</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/e-n-f-a-z-l-a-a-c-i-b-i-b-e-r-i-y-e-m-e-k-i-c-i-n-y-a-r-i-s-t-i-l-a-1288758-383460.jpg" type="image/jpeg" length="39636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk dünyasının kültürel mirasını yeniden tasarlayıp, defileyle tanıttılar]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/turk-dunyasinin-kulturel-mirasini-yeniden-tasarlayip-defileyle-tanittilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/turk-dunyasinin-kulturel-mirasini-yeniden-tasarlayip-defileyle-tanittilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ERZURUM Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, Türk dünyasının zengin kültürel mirasını modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumlayıp hazırladıkları koleksiyonları defileyle tanıttı. İlgi gören organizasyonda öğrenciler, tasarımlarını da podyumda sergiledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="T U R K D U N Y A S I N I N K U L T U R E L M I R A S I N I Y E N I D E 1287699 383183" height="543" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-u-r-k-d-u-n-y-a-s-i-n-i-n-k-u-l-t-u-r-e-l-m-i-r-a-s-i-n-i-y-e-n-i-d-e-1287699-383183.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="T U R K D U N Y A S I N I N K U L T U R E L M I R A S I N I Y E N I D E 1287691 383183" height="1120" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-u-r-k-d-u-n-y-a-s-i-n-i-n-k-u-l-t-u-r-e-l-m-i-r-a-s-i-n-i-y-e-n-i-d-e-1287691-383183.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, Türkiye'nin farklı yörelerine ait geleneksel kıyafetleri ile Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Azerbaycan'a ait yöresel giysileri modern dokunuşlarla yorumladı. Öğrencilerin yaklaşık 3 ay süren çalışmayla tasarladıkları 42 kıyafet, 15 Temmuz Milli İrade Salonu'nda düzenlenen defilede görücüye çıktı. Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Türkiye'nin farklı yörelerine ait geleneksel giyim unsurları, çağdaş dokunuşlarla yeniden tasarlandı.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen defilede; Kırgızistan temalı koleksiyonda 'beldemchi', 'eleçek', 'kep takiya' ve 'şökülo' gibi geleneksel parçalar öne çıkarken, Türkmenistan koleksiyonunda şalvar, uzun elbise ve 'çargad' başörtüsü dikkat çekti. Özbekistan tasarımlarında kaftan formu, suzeni nakışları ve ikat kumaşlar kullanılırken, Kazakistan koleksiyonunda ise geleneksel nakışlar, kürk detayları ve 'saukele' başlığı yer aldı. Anadolu'dan ise Erzurum ve İzmir yöreleri defilede sahneye taşındı. Erzurum'a özgü şalvar, yelek, kuşak ve kaytan süslemeleri ile İzmir'in efe kültürünü yansıtan cepken, üç etek ve iğne oyalı başlıklar izleyicilere sunuldu.</p>

<p>ORTAK KİMLİK BİLİNCİ</p>

<p>Türk devletlerine ve topluluklarına ait geleneksel giyim unsurlarını modern tasarımlarla tanıtıldığı defile ilgi gördü. Yaklaşık bin kişilik davetlinin izlediği defilenin kürotörlüğünü yapan Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu, defile ile Türk soyuna mensup toplumların kültürel mirasının çağdaş tasarım diliyle yeniden yorumlanarak görünürlük kazanmasını hedeflediklerini söyledi. Tasarımların Türk dünyası ülkelerinin geleneksel giyim unsurları, sosyal yaşam pratikleri ve kültürel sembollerinden ilham alınarak yapıldığını ifade eden Kırkıncıoğlu, elbiselerin üniversite öğrencilerinin araştırma, yorumlama ve yaratıcı tasarım süreçleri sonucunda ortaya çıktığını bildirdi. Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu, "Bu tasarımlar, Türk dünyasının ortak köklerini ve kültürel çeşitliliğini aynı sahnede buluşturarak izleyiciye güçlü bir kültürel anlatı sundu. Öğrencilerin ortaya koyduğu tasarımlar, bireysel yaratıcılığın yanı sıra ortak kimlik bilincini yansıtan güçlü bir anlatı dili oluşturdu. Bu yönüyle defile, gençlerin kültürel mirası taşıyan ve dönüştüren aktif özneler olarak konumlandığı bir sanatsal buluşma niteliği taşıdı. Ayrıca defile, Türk soyuna ait kültürel mirasın yalnızca korunmasını değil, aynı zamanda yeni kuşaklar aracılığıyla yeniden dolaşıma girmesini ve farkındalık oluşturmasını amaçlayan bir kültürel temsil alanı göstergesini oluşturdu" diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/turk-dunyasinin-kulturel-mirasini-yeniden-tasarlayip-defileyle-tanittilar</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/t-u-r-k-d-u-n-y-a-s-i-n-i-n-k-u-l-t-u-r-e-l-m-i-r-a-s-i-n-i-y-e-n-i-d-e-1287700-383183.jpg" type="image/jpeg" length="51082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göçten 15'nci kez gelen Yaren leylek baba oldu]]></title>
      <link>https://www.sonbirsoz.com/gocten-15nci-kez-gelen-yaren-leylek-baba-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonbirsoz.com/gocten-15nci-kez-gelen-yaren-leylek-baba-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURSA’da yaşayan balıkçı Adem Yılmaz (70) ile dostluğu filme konu olan ve 15’nci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü'ne gelen Yaren leylek baba oldu. Göçten 15’nci kez dönen Yaren'in ilk yavrusunun yumurtadan çıktığı açıklanırken, yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, çiftin yavrularıyla ilgilendiğini ve bu yıl yuvada 3-4 yavru olabileceğini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="G O C T E N 15 N C I K E Z G E L E N Y A R E N L E Y L E K B A B 1288496 383399" height="1801" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/g-o-c-t-e-n-15-n-c-i-k-e-z-g-e-l-e-n-y-a-r-e-n-l-e-y-l-e-k-b-a-b-1288496-383399.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="G O C T E N 15 N C I K E Z G E L E N Y A R E N L E Y L E K B A B 1288498 383399" height="825" src="https://sonbirsozcom.teimg.com/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/g-o-c-t-e-n-15-n-c-i-k-e-z-g-e-l-e-n-y-a-r-e-n-l-e-y-l-e-k-b-a-b-1288498-383399.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1100" /></p>

<p>Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü. Her göçte gelip, Adem Yılmaz'ın kayığına konan Yaren, bu yıl 15'inci kez köye geldi. Göçten 15’nci kez dönen Yaren’in ilk ilk yavrusunun yumurtadan çıktığı açıklanırken, yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, çiftin yavrularıyla ilgilendiğini ve bu yıl yuvada 3-4 yavru olabileceğini paylaştı. Alper Tüydeş, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘’Yaren'in Leylek'in dün itibariyle ilk yavrusu yumurtasından çıktı. Ebeveynler hemen yavruyla ilgilenmeye başladılar. Tam göremiyoruz açıdan dolayı ama sanırım 3 veya 4 yavrumuz olacak bu yıl" ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.sonbirsoz.com/gocten-15nci-kez-gelen-yaren-leylek-baba-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonbirsozcom.teimg.com/crop/1280x720/sonbirsoz-com/uploads/2026/05/g-o-c-t-e-n-15-n-c-i-k-e-z-g-e-l-e-n-y-a-r-e-n-l-e-y-l-e-k-b-a-b-1288497-383399.jpg" type="image/jpeg" length="18722"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
