
Sağlık Bakanlığı: Demans vakalarının yüzde 45'i önlenebilir
Dünya Alzheimer Günü'nde Sağlık Bakanlığı, dünyada 55-57 milyon demans hastası bulunduğunu ve her 3 saniyede bir kişide demans geliştiğini açıkladı.
Bu haberi dinle — Sağlık Bakanlığı: Demans vakalarının yüzde 45'i önlenebilir
Sağlık Bakanlığı, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle yaptığı açıklamada demansın küresel boyutuna dikkat çekti. Bakanlık verilerine göre dünya genelinde 55 ila 57 milyon kişi demansla yaşıyor; yaklaşık her 3 saniyede bir kişide bu hastalık gelişiyor. Alzheimer hastalığı ve demans, Türkiye'de de halk sağlığını tehdit eden önemli sorunlar arasında yer alıyor.
Alzheimer, demans vakalarının yüzde 60-70'ini oluşturuyor
Bakanlık açıklamasında Alzheimer hastalığının, beyin hücrelerinde zamanla oluşan hasara bağlı kronik ve ilerleyici bir rahatsızlık olduğu vurgulandı. Hastalığın seyri boyunca bireylerin konuşma, karar verme ve günlük yaşamı bağımsız sürdürme becerilerinin yavaş yavaş yitirildiği belirtildi. Alzheimer'ın tüm demans vakalarının yaklaşık yüzde 60 ila 70'ini oluşturduğu da aktarıldı.
Değiştirilebilir risk faktörleri belirleyici rol oynuyor
Açıklamada hastalıkla ilişkili risk faktörleri iki grupta ele alındı. Aile geçmişi ve cinsiyet gibi değiştirilemeyen etkenler bir yana, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet ile tütün, alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel pasiflik değiştirilebilir risk faktörleri arasında sıralandı. Bakanlık, araştırmaların bu faktörlere yönelik uygun müdahalelerle demans vakalarının yüzde 45'inin geciktirilebileceğini ya da önlenebileceğini ortaya koyduğunu bildirdi.
Korunmak için önerilen yaşam alışkanlıkları
Sağlık Bakanlığı, demans ve Alzheimer'dan korunmak için şu adımları önerdi:
- Zihni aktif tutacak faaliyetler yapmak
- Günlük yaşamda düzenli fiziksel aktiviteye yer vermek
- Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek
- Sosyal ilişkileri ve sosyal yaşamı sürdürmek
- Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerini düzenli olarak takip ettirmek
Bakanlık, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve risk faktörlerinin azaltılmasıyla hastalığın önlenmesinin, geciktirilmesinin ya da etkilerinin hafifletilmesinin mümkün olabileceğini vurguladı.