
Dorukhan Büyükışık davasında 26 sanık hakim karşısına çıkıyor
İzmir'de 8,5 yıl önce inşaat alanında cansız bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin yeni iddianame kabul edildi; ilk duruşma 6 Kasım'da görülecek.
Bu haberi dinle — Dorukhan Büyükışık davasında 26 sanık hakim karşısına çıkıyor
İzmir'in Narlıdere ilçesinde 8,5 yıl önce bir inşaat alanında cansız bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir iddianame kabul edildi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonuyla yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, aralarında dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ile inşaat şirketi ortaklarının da bulunduğu 25'i tutuklu 26 sanık hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile yalan tanıklık suçlarından 6 aydan 7,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Birleşik davanın ilk duruşması 6 Kasım 2026'da İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
İddianamede sırt bölgesine darbe iddiası
Yeni iddianamenin en dikkat çekici bölümünü Büyükışık'ın ölüm nedenine ilişkin tespitler oluşturdu. Dosyada, maktulün sırt bölgesine demir çubukla vurularak öldürülmüş olabileceği değerlendirmesine yer verildi. Yüksekten düşme ihtimalinin bilimsel olarak dışlanmadığı, ancak sırt bölgesine alınan darbe iddiasının cinayet şüphesini güçlü biçimde desteklediği vurgulandı. Baba Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, uzman heyetlerinin raporlarına dayanarak oğlunun öldürüldüğü yerden sabah bulunduğu noktaya taşındığını, ardından polisler tarafından pozisyonunun değiştirilerek başka bir yere götürüldüğünü aktardı.
Organize müdahale ve delil karartma iddiaları
İddianamede, ilk soruşturma aşamasında zincirleme aksaklıklar ve organize müdahaleler tespit edildiği belirtildi. Olay yerinin başlangıçta muhafaza edilmediği, maktule ait eşya ve araç üzerindeki izlerin zamanında incelenmediği, zamana duyarlı biyolojik örneklerin ancak 13 ay sonra kriminal incelemeye gönderildiği ve bu nedenle genetik testlerden sonuç alınamadığı kayıt altına alındı. Şantiye kameralarının tamamının temin edilmediği, dosyaya sonradan giren görüntünün kaynak bilgilerinin silindiği ve teknik müdahaleler yapıldığı da iddianamede yer aldı. Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.'nin adli görevlendirmesi bulunmamasına karşın olaya dahil olarak inşaat şirketi yöneticileriyle yoğun iletişim kurduğu ve delil süreçlerini etkilediği ileri sürüldü.
62 adli tıp uzmanı hakkında soruşturma
Ethem Büyükışık, soruşturmanın en sarsıcı ayağının sahte rapor düzenleyen adli tıp heyeti olduğunu vurguladı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturması süren 62 adli tıp uzmanının, 8 yıl boyunca farklı yıllarda toplam 5 kez sahte rapor düzenlediğini öne süren Büyükışık, bu raporların tamamında oğlunun 27 metre yüksekten düşerek hayatını kaybettiğinin yazıldığını belirtti. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Erdem Özkara tarafından hazırlanan karşı raporda ise Dorukhan Büyükışık'ın 25-30 metre bandında yüksekten düşmediği, bulunduğu yerde değil başka bir yerde hayatını kaybedip oraya taşındığı sonucuna varıldığı aktarıldı.
Baba: '8,5 yıllık karanlığı adalet teşkilatı çözdü'
Yeni iddianamenin kabulünün ardından açıklama yapan Ethem Büyükışık, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'na teşekkür etti. Bu davanın üçüncü iddianameyi kapsadığını hatırlatan Büyükışık, ilk iddianamenin olay günü görevli 8 polis hakkında görevi kötüye kullanma, ikincisinin ise 5 sivil hakkında kasten öldürme suçundan açıldığını ve her iki davanın İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde birleştirildiğini belirtti. 6 Kasım duruşmasında 26 sanığın ilk kez birlikte hakim karşısına çıkacağını ifade eden Büyükışık, sahte rapor düzenleyen 62 uzmana da mahkemede hesap soracağını açıkladı.