MHP lideri Bahçeli'nin açıklamaları şöyle;

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Dünyanın yeni bir çıkışa ihtiyacı var
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Dünyanın yeni bir çıkışa ihtiyacı var
İçeriği Görüntüle

Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum. Türk milleti, istiklal mücadelesini sadece silah kuvvetiyle değil, hukuk şuuru ve meclis iradesiyle sürdürmüştür.

TBMM, ateş çemberine alınmış bir vatanın, namusundan başka sermayesi kalmamış bir ulusun bağrından doğmuştur.

23 Nisan'ı yalnızca bir bayram günü olarak anmak taşıdığı siyasi manayı daraltır. 23 Nisan, mağlubiyetin ağır gölgesi altında dahi hukuk üretebilme gayesidir.

Gazi Meclisimiz aziz milletimizin istikbal ruhsatı iftihar membahıdır. Ve ilelebet payidar kalacaktır. 23 Nisan'ın gelecek nesillerimize armağan edilmiş olması ne tesadüfü bir iradedir.

Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır. Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır. İnsan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar.

Eğitim doğrudan milli beka meselesidir. Okullarımız ilim ve fennin zihne kazandığı kadar, vatan sevgisinin kazandırıldığı yerdir.

14 Nisan'da Şanlıurfa'daki okul saldırısında 16 kişi yaralandı. 15 Nisan'da ise Kahramanmaraş'ta düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerimiz ve bir öğretmenimiz hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştır. Bu gelişmeler vicdanlarda derin yaralar açmıştır. Mesele sadece asayiş dosyası olarak ele alınamaz. Serin kanlı, sağduyulu bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir. Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığı günümüz dünyasında çocukların ekran süresinin artması, akran zorbalığının arkadaş grupları ve sohbet grupları çocuklarımızın ruh sağlığını örselemektedir. Onları sanal dünyaya mahkum etmektedir.

Artan takipçi sayılarıyla itibar kazandıklarını zannetmektedir. Evlatlarımız geleceğiz dijital bir kuşatma altındadır.

Dijital mecraların, sohbet odalarının masum bir haberleşme alanı olmaktan çıktığı, haya yoksunlarının ellerinde suç ve suçluyu övmenin bir ifsat hattına dönüştüğü artık inkar edilemez bir hakikattir. Karşımızdaki tehlike, suçu meşrulaştıran dijital bir bozgunculuk iklimidir. Bozguncu yapılara, haysiyet yoksunlarının çağrılarına terk edemeyiz. Çocuklar sosyal medya yitip gitmekte.

Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisi değildir. Mesele daha vahimdir. Biz bu meselenin üstünü örtenlerden değil, kökünü kazıyanlardan olacağız. Aile çocuğun ilk mektebidir, okul çocuğun ikinci evidir. Bağ zayıflarsa çocuk yalnızlaşır. Yalnızlaşan çocuk sosyal medya kalabalığında arar. Hayat sevgisi yerine şiddet merakı bulabilir. Onları dinlemek, anlamak, güvenli bir anlam dünyası içinde büyütmek gerekir. Çocuk güven isteyen bir emanettir.

Öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim anlayışı ölü doğmuştur. Minik elleri tutan bilgilerle zihnini açan gözlerindeki ışığı güçlendiren öğretmenlerimizdir. Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz. Ailelerin desteklenmesi de aynı derecede hayatidir. Aile yalnız kaldığında çocuk da yalnız kalır. Aileyi güçlendirmek, okul-aile-devlet işbirliğini güçlendirme gerekir. Çekişme dili üretmemelidir. Bürokrasi kurumlar arasındaki eşgüdüm güçlendirilmelidir. Ailelerin dijital farkındalık kapasiteleri çoğaltılmalıdır.

23 Nisan'ın bugünkü anlamı işte bu dengede saklıdır. Millet adına karar alan herkes çocuğu güvenliği ve geleceği konusunda tarih önünde sorumludur. Bugünkü çağrımız sağduyu çağrısıdır. Sağduyu toplumun kendisini kaybetmeden kendisini onarma iradesidir.

Ayrıntılar geliyor...

Ara seçimle suları bulandırmak aklı felce uğratmaktır. Ara seçim teranesi basiretsiz muhalefetin ayak oyunudur. Vakitsiz seçim çağrısı yapanlar kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Seçim siyasi cambazlıklarla, öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir. Dolambaçlı yollara mahal verilmeyecektir. Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız. Milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz. Hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Çünkü bu yürüyüş bir partinin değil bir milletin yürüyüşüdür.