Bakan Gürlek: Kübra Yapıcı’nın katil zanlıları yakalandı
Bakan Gürlek: Kübra Yapıcı’nın katil zanlıları yakalandı
İçeriği Görüntüle

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 54’üncü yıl dönümünde Karşıyaka Mezarlığı'nda mezarları başında düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, Gezmiş, İnan ve Aslan'ın mezarlarına karanfil bıraktı. Özel anma programı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile ilgili dava sürecine ilişkin değerlendirmesi soruluna Özel, "Sayın Bahçeli’nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti, diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak, sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur. Biz neredeyse bir yıldır tek başına Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, siyasi partilerin güç aldığı sistemi savunuyoruz, demokrasiyi savunuyoruz. Erken kalkanın 10 kere reddedilen bir Asliye Hukuk Mahkemesi’ni 11’incisinde bulup da oradan bir siyasi partinin il yönetimine kayyım atadığının, öbür erken kalkanın BAM’a bastırıp da bir siyasi partinin 3 yıl önce yaptığı ve üstüne bütün bu haksızlıklarla mücadele için 3 kere daha yaptığı, bütün delegelerin oybirliği ile seçtiği, delegelerin mahalleden başlayıp yeniden seçildiği kurultayı iptal ettiği bir düzen, bugüne değil, yarınlara da tehdittir. Bu düzenden medet umanlar yarın aynı silahın kendilerine döndüğü gün ne hata yaptıklarını anlarlar. Yani Sayın Bahçeli’nin tutumu, elbette doğru, kıymetli, saygıdeğer bir tutumdur. Aksine bir tutum takınanların içinde bulundukları durum akıl tutulmasıdır. Bir siyasi partiyle baş edemeyip de onu yenemeyip de ona sandıkta yenilip de yeni bir sandıkta yenileceğini bilip de yargıdaki militanından medet umanların durumunu millet görüyor ve değerlendiriyor” diye konuştu.

‘TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURUYORUZ’

Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesi ile ilgili, "Biz bulunduğumuz komisyona girerken de söyledik. ‘Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korksun herkes’ dedik. Bütün süreç bitti. Komisyon başlarken de şehit aileleriyle, gazilerle beraberdik. Onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj yapılamaz. Şantaj, öyle tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır. Taşı alır, atarsınız. Ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye’nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık. Bu durumda olmazdık. Hep birlikte ayakta olmazdık. Bu kadar net meydan okuyor olmazdık. O yüzden ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne efendim birileri şantaj mı yapıyor, bilmem ne mi?’ Cumhuriyet Halk Partisi tarihin doğru tarafında durmak, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türkler ile Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye’yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil; bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten” açıklamasında bulundu.

Özel, Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a dair bir statü çağrısına ilişkin ise “Ben hemen o açıklamadan sonra yaptığım grup toplantısında terörsüz ve demokratik Türkiye meselesine nasıl baktığımızı ve nerede durduğumuzu, bundan sonra da ne şekilde tutum takınacağımızı bir kez daha hatırlatmıştım. Sayın Devlet Bey’in açıklamasına değerlendirmelerin dinleme sırası ya da bu sorunun yöneltilmesi sırası artık Sayın Erdoğan’dadır. Bu soruyu yanıtlayacak olanlar diğer liderlerdir. Biz pozisyonumuzu dün son derece sarih bir şekilde tarif ettik” değerlendirmesinde bulundu.

‘KİM DİNLENMESİ GEREKİYORSA DİNLENSİN’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayına ilişkin ceza davasının ertelenmesi ve İBB davası itirafçılarından Adem Soytekin’in dinlenmesi talebinin sorulması üzerine Özel, “Şimdi o dava bir ceza davası ve bir yandan görülüyor. O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlensin. Mesela Adem Soytekin demiş ki ‘Bir şey duydum birinden.’ Gelsin anlatsın kimden duyduysa ona da sorulsun. En ufak bir şüphe kalmayana kadar bu işleri sorsunlar, soruştursunlar. Çünkü bu iş leke kaldırmaz bir iş. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine Cumhuriyet Halk Partisi’nde o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet’te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişmemiş olacaktı hala daha. Bu kurultay, delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. İsmet Paşa nasıl 1950’de kaybettiğinde bunu, kendisi için bir yenilgi; ama demokrasi için bir kazanç saydıysa, siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla kaybedeniyle onur kurultayıdır. Bunu böyle yorumlamak gerekiyor. Ayrıca o kurultayda çok konuşuluyordu, bugün konuşanlar da konuşuyordu 'asla bu kurultayda delege değişim yapmaz’ diye. Halen daha o salonun duvarlarında yankılanan ses; 'delege sokağın sesini dinledi.' Orada bir değişiklik olduysa, bir irade değişikliği olduysa delegeye sokağın sesini hatırlatan milyonlar sayesinde olmuştur. Oradan sonra da birkaç ay sonra Cumhuriyet Halk Partisi, 47 yıl sonra birinci parti olmuştur. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen, bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben. Her ‘Duydum’ diyenin çağrılıp ‘Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle’ denmesini istiyorum. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum” ifadelerini kullandı.