
KTLEV soruşturmasında 15 gözaltı, 9 şirketin varlıkları donduruldu
Adalet Bakanı Gürlek, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ payına ilişkin borsa manipülasyonu soruşturmasında 15 şüpheliyi gözaltına alındığını, 10 şüphelinin ise firari olduğunu açıkladı.
Bu haberi dinle — KTLEV soruşturmasında 15 gözaltı, 9 şirketin varlıkları donduruldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin piyasa dolandırıcılığı soruşturması kapsamında 21 Eylül'de yeni bir operasyon düzenlendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatarak 15 kişiyi gözaltına aldı. Firari durumdaki 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın arka planı
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli Denetleme Raporu'nun ardından başlatılan operasyonda şüpheliler, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülerek işlemlere alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın vatandaşların haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması amacıyla çok yönlü sürdürüldüğünü vurguladı.
Dokuz şirketin varlıkları donduruldu
Soruşturmanın mali boyutunda kapsamlı tedbirler alındı. Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ve Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ile malvarlığı hareketleri donduruldu.
Geniş kapsamlı yazışmalar başlatıldı
Malvarlıklarının kaçırılmasını, üçüncü kişilere devredilmesini veya azaltılmasını önlemek amacıyla Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) müzekkereler yazıldı. Söz konusu şirketlerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile imza yetkililerinin, eşlerinin ve birinci derece kan hısımlarının malvarlığını azaltıcı işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bilgisi dışında gerçekleştirilmemesi tüm ilgili kurumlara bildirildi.
Bakan Gürlek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun hesabı yargı önünde sorulacak; mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkânlar kullanılacaktır."